T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/611 - 2026/571 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/611 KARAR NO : 2026/571 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2026 ARA KARAR NUMARASI : 2026/166 ESAS (DERDEST) TALEP KONUSU : İHTİYATİ HACİZ KARAR TARİHİ : 16/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2026 Mahalli mahkemesince…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/611 - 2026/571 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/611 KARAR NO : 2026/571 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2026 ARA KARAR NUMARASI : 2026/166 ESAS (DERDEST) TALEP KONUSU : İHTİYATİ HACİZ KARAR TARİHİ : 16/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati haciz talep edenler (davacılar) vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar(ihtiyati haciz talep edenler) vekili dava dilekçesinde; 11.06.2025 tarihinde, ...’ün sevk ve idaresindeki aracın davacı ...’ın sevk ve idaresindeki araca çarpması neticesinde meydana gelen kazada aracın hasarlandığını, davacıların yaralandıklarını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 500,00-TL geçici işgöremezlik, 130,00-TL sürekli işgöremezlik, 500,00-TL tedavi ve bakım giderleri, 500,00 TL araç mahrumiyet(ikame araç) bedeli, 8.370,00 TL çekici ve otopark ücreti olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi, davacı ... için 400.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, davalıya ait aracın yabancı plakalı olması sebebiyle karar verilmesi muhtemel olan tazminatların tahsil kabiliyeti oldukça düşük olduğundan davalı sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir(haciz) konulmasına karar verilmesini talep etmiş, 18.02.2026 tarihli dilekçesi ile de TBK m. 76 hükmü uyarınca geçici ödeme kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece verilen 20/02/2026 tarihli ara karar ile bahse konu dava yargılamayı gerektirdiğinden ve koşulları oluşmadığından ihtiyati haciz ve geçici ödeme talebinin reddine karar verilmiş, ara karara karşı ihtiyati haciz/tedbir ve geçici ödeme talep eden(davacılar) vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz/tedbir ve geçici ödeme talep eden (davacılar) vekili istinaf dilekçesinde; ihtiyati haciz/tedbir talebinin ve geçici ödeme talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan ihtiyati haciz/tedbir ve geçici ödeme talep edenler (davacılar) vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Talep, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı, cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında davalı gerçek kişi adına kayıtlı bulunan taşınır ve taşınmazların kaydı ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz/tedbir konulması ve geçici ödeme kararı verilmesi istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından ihtiyati haciz/tedbir ve geçici ödeme taleplerinin reddine dair verilen ara kararlar, ihtiyati haciz/tedbir ve geçici ödeme talep edenler (davacılar) vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1-Geçici ödeme talebine ilişkin uyuşmazlık; TBK'nın 76. maddesi uyarınca davacılar vekilinin tedbiren geçici ödeme talebi üzerine mahkemece verilen ara kararın tek başına istinaf yoluna tabi kararlardan olup olmadığına ilişkindir. Uyuşmazlığa ilişkin olan yasal düzenlemeler incelendiğinde; 6100 sayılı HMK’nın “İhtiyati Tedbirin Şartları” başlıklı 389 maddesi; “(1); ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.'' hükümlerini içermektedir. 6098 sayılı TBK’nın “Geçici Ödemeler” başlıklı 76. maddesi; ''Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir. Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminattan mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir.'' hükmünü içermektedir. 6100 sayılı HMK’nın “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlıklı 341. maddesi; ''(1) İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. (2) Miktar veya değeri (Değişik ibare: 6763 - 24.11.2016 / m.41) "üç bin" Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: 6763 - 24.11.2016 / m.41) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. (3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda (Değişik ibare: 6763 - 24.11.2016 / m.41) "üç bin" Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü (Değişik ibare: 6763 - 24.11.2016 / m.41) "üç bin" Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtay’a başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir." hükümlerini içermektedir. 6100 sayılı HMK’nın “Diğer Geçici Hukuki Korumalar” başlıklı 406. maddesi; ''Mahkemece, gerekli hâllerde, mal veya haklarla ilgili defter tutulmasına ya da mühürleme işleminin yapılmasına karar verilebilir. (2) İhtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.'' hükümlerini içermektedir. Dosya kapsamı ve yukarıdaki yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde, TBK'nın 76. maddesinde düzenlenen geçici ödeme ile HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir arasında talep şekli ve zamanı, teminat hususu ve itiraz hususlarının farklı şekilde düzenlendiği, HMK'nın 406/2. maddesinin düzenlemesi de dikkate alındığında, TBK'nın 76. maddesinde düzenlenen geçici ödemelerin geçici hukuki koruma niteliğindeki ön ödeme olduğu, zira geçici ödeme için ihtiyati tedbir gibi teminat hususunun düzenlenmediği, ihtiyati tedbirin dava dışı da talep edilebileceği, dava dışı talep edilmiş ise 2 hafta içinde asıl davanın açılması gerektiği, oysa ki geçici ödemenin ancak dava açıldıktan sonra bir yan talep olarak ileri sürülebileceği, ihtiyati tedbirin belirli bir süre içinde uygulanması aksi taktirde kendiliğinden kalkacağı, oysa ki geçici nitelikteki ödemenin asıl dava kesinleşinceye kadar ileri sürülebileceği, geçici ödemeye hükmedilmiş ise bu ödemenin 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde talep edilebileceği, ihtiyati tedbir kararına karşı kanun yollarına başvurulabilir iken sadece geçici ödemeye ilişkin karar, ara karar olduğundan ancak esas hüküm ile birlikte kanun yoluna başvurulabileceği, ayrıca ihtiyati tedbir kararına uymayan kişiye disiplin cezası öngörülmüş iken geçici ödeme kararına uymayan tarafa karşı sadece ilamlı icra takibinde bulunulabileceği, HMK'nın 396. maddesine göre şartların değişmesi halinde ihtiyati tedbir kararı kaldırılırken TBK'nın 76. maddesinde düzenlenen geçici ödemeler bakımından böyle bir düzenlemeye yer verilmemiş olması gibi farklı yasal düzenlemeler nedeniyle, mahkemece ödenmesine karar verilen geçici ödeme avans niteliğinde olup, tazminata mahsuben yapıldığı, haksız çıkılması halinde faizi ile birlikte iadesinin gerektiği, TBK'nın 76. maddesinde de geçici ödeme talebinin kabulü ve reddi halinde itiraz ya da istinaf kanun yoluna başvurulabileceğinin belirtilmediği, bu niteliği itibariyle HMK'nın 341. maddesinde istinaf kanun yoluna başvurulabilecek kararların sınırlı olarak sayıldığı, yorum ile genişletilemeyeceği, ara karar niteliğindeki geçici ödemeye yönelik ancak nihai karar ile birlikte kanun yoluna başvurulabileceği anlaşılmakla TBK'nın 76. maddesinde düzenlenen tedbiren geçici ödeme gerek koşulları, gerek teminat bakımından, 6100 sayılı HMK'nın 406. maddesi gereğince ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz dışında kendi özel kanununda düzenlenen geçici bir hukuki koruma tedbiri olup, gerek madde metninde gerekse 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesinde uyuşmazlığa konu geçici ödeme kararına karşı kanun yoluna başvurulabileceği açıkça gösterilmediğinden ve mahkemece verilen geçici ödeme talebinin reddine dair karar ara karar niteliğinde olduğundan, bu kararlara karşı ancak esas hüküm ile birlikte kanun yoluna başvurulabileceğinden davacıların “geçici ödeme talebinin reddine” yönelik karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1. maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. 2-2004 sayılı İİK'nın 257/1. maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." denilerek, muaccel, bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlenmiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2. maddesinde düzenlenerek; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir; 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." denilmiştir. İİK'nın 257/1. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borçlarının alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceği belirtilmiştir. Yasa'nın 258. maddesinde; "(1)İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. (2)Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir." denilerek, alacaklıya, alacağını ve icabında haciz sebeplerini haklı kılacak delillerini sunma yükümlülüğü getirilmiştir. Bu kapsamda alacaklı alacağını yaklaşık olarak ispatlamakla yükümlüdür. Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Buna göre; 2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmü gereğince ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır. Buradan hareket ile alacağın yargılamaya muhtaç olması, ihtiyati haczin reddi açısından tek başına yasal bir gerekçe değildir. Alacak yargılamayı gerektirmesi durumunda dahi, alacaklı alacağının varlığını sunduğu deliller ile yaklaşık olarak ispatlayabiliyor ise uyuşmazlık yargılamayı gerektirse dahi ihtiyati haciz talep edebilir. Somut olayda; dosyaya sunulan deliller çerçevesinde de yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada oluşmamasına, şartlar değişip, koşulları oluştuğu takdirde yargılamanın devam ettiği aşamalarda yeniden ihtiyati haciz talebinde bulunulabilmesinin de mümkün olmasına göre talep olunan alacak kalemleri açısından ihtiyati haciz/tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi ara kararına karşı ihtiyati haciz/tedbir ve geçici ödeme talep eden(davacı) vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacıların “geçici ödeme talebinin reddine” yönelik karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1. maddesi gereğince REDDİNE, 2-İhtiyati haciz/tedbir talep eden (davacılar) vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.206,00 TL maktu istinaf karar harcından, peşin olarak alınan 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 474,00 TL harcın ihtiyati haciz talep edenden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip *Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.