T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/05/2024 NUMARASI : ... Esas - ... Karar ANA DAVADA; DAVACI-KARŞI DAVALI : ........ VEKİLLERİ : Av..... Av..... DAVALI-KARŞI DAVAC…
T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/05/2024 NUMARASI : ... Esas - ... Karar ANA DAVADA; DAVACI-KARŞI DAVALI : ........ VEKİLLERİ : Av..... Av..... DAVALI-KARŞI DAVACI : ........ VEKİLLERİ : Av..... Av..... DAVALI : ........ VEKİLLERİ : Av..... Av..... BİRLEŞEN 3.ATM. ... ESAS - ... KARAR SAYILI DAVADA; DAVACI : ........ VEKİLLERİ : Av..... Av..... DAVALI : 1-........ VEKİLLERİ : Av..... Av..... DAVALI : 2-........ VEKİLLERİ : Av..... Av.....Av..... Av...... Av..... Av..... DAVALI : 3- ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : 4- ........ VEKİLİ : Av..... BİRLEŞEN 3. ATM: ... ESAS - ... KARAR SAYILI DAVADA; DAVACI : ........ VEKİLLERİ : Av.....Av..... DAVALI : ........ VEKİLLERİ : Av..... Av..... ANA DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Tapu İptali ve Tescil- Alacak BİRLEŞEN DAVALARIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ : 28/11/2025 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 09/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik ana davada davacı-karşı davalı ........ Şirketi vekili, ana davada davalı-karşı davacı ve birleşen dosyalarda davacı ........ Şirketi vekili ve ana davada davalı ........ Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: ANA DAVA: Davacı/karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketlerin Konya ilinde yapacağı inşaat projesine ilişkin olarak davacı şirket ile davalı şirketler arasında yapılan anlaşma çerçevesinde davacı şirket tarafından projenin yapılacağı iki adet parselin bulunduğunu, bu parsellerin tevhid edilmesi, mimari projenin hazırlanması, binaların iç tasarımlarının projelendirilmesi, çevre düzenlemesi, her türlü alt ve üst yapısının yapılması gibi bir inşaat projesi için gerekli olan tüm işlemlerin davacı şirket tarafından yerine getirildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin, şantiye şefi olduğunu, ayrıca söz konusu projenin müşterilere tanıtımı ve pazarlanması konusunda da müvekkilinin büyük bir gayreti olduğunu, taraflar arasında yapılan muhtelif sözleşmelere göre ........ Konakları isimli projedeki 3 adet villanın 1,2 adedinin müvekkili şirkete ait olacağını, 1,8'inin ise davalılardan ........ A.Ş.'ye ait olacağını, bakiye dairelerin ise diğer davalı ........ A.Ş.'ye ait olacağını, müvekkili şirket uzun yıllar boyunca büyük bir özveri ile yaptığı çalışmanın karşılığını alacağı projenin bitim aşamasına geldiğini, ancak müvekkili şirketin bir kusuru ve hatası olmamasına rağmen, davalı şirketler tarafından müvekkili şirketin projeden ayrılmasının talep edildiğini, davalıların baskısı ve müvekkili şirketin iradesinin fesada uğratılması neticesinde 01/08/2022 tarihinde yapılan mutabakatname başlıklı bir belge ile Konya ili, Meram ilçesi, ........ Mahallesi, ..... Sokak No......adresinde bulunan “........ Konakları” adlı projeden ayrılmak zorunda kaldığını, müvekkili şirketin projeden ayrıldığı tarih itibariyle projenin inşaat seviyesinin %90 civarında olduğunu, mutabakatname isimli belge ile davacı şirkete yaptığı iş karşılığında 1,2 adet villa yerine ..... nolu 1 adet villa verileceğinin kararlaştırıldığını, ancak mezkur villanın davacı şirkete devredilmediğini belirterek iş bedeli olarak davacı şirkete verilmesi kararlaştırılan dava konusu Konya ili, Meram ilçesi, ........ Mahallesinde kain tapunun ... Ada, ... Parsel, Zemin..... nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tescilini, bu talebin kabul edilmemesi halinde belirsiz alacak davası olarak ileride artırılmak üzere dava konusu taşınmazın parasal değerine karşılık şimdilik 100.000,00-TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı - karşı davacı ........ Şirketi vekili davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı arsa sahibi ........ A.Ş. ile akdetmiş olduğu eser sözleşmesi kapsamında dava konusu Konya ili, Meram ilçesinde kain tapunun ... Ada ...Parsel sırasında kayıtlı taşınmaz üzerine 28 adet villadan oluşan bir site inşa etmeyi üstlendiğini, sözleşmenin 2.maddesi gereğince iş bedeli olarak inşa edilecek 28 adet villanın 3 tanesinin davacı şirkete devrinin kararlaştırıldığını, daha sonra müvekkili şirket ile davacı ........ İnş. ... (alt taşeron) arasında akdedilen 27.07.2020 tarihli adi yazılı sözleşme ile inşaata ilişkin tüm giderlerin ve masrafların müvekkili şirkete ait olmak kaydıyla inşaatın davacı alt yüklenici tarafından anahtar teslimi olarak yapılmasının kararlaştırıldığını, iş bedeli olarak müvekkili şirkete diğer davalı şirket tarafından verilecek 3 adet villanın 1,2 adedinin davacı alt yüklenici şirkete verileceğini, müvekkili şirketin, sözleşme kapsamında tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, malzeme ve işçilik dahil tüm giderleri davacı yükleniciye avans olarak ödediğini, ödemelerin bir kısmının banka havalesi yolu ile bir kısmının ise çek ile yapıldığını, davacı yüklenicinin, müvekkili şirketin kendisine göndermiş olduğu para ve çekleri kullanarak malzeme, işçilik ve montaj anlaşmaları yaptığını, inşaatın henüz başlangıç aşamalarında yapılan bu anlaşmalarla, olası fiyat artışlarının önüne geçildiğini, bedelleri müvekkili şirket tarafından ödendiği için de davacı şirket tarafından alınan malzemelerin tamamının müvekkili şirkete ait olduğunu, taraflar arasındaki anlaşma gereği davacı alt yüklenicinin, inşaatın yapımı için hiçbir bedel harcamadığını, sözleşme gereğince davacı yüklenicinin işin tamamını 27.07.2022 tarihinde teslim etmesinin gerektiğini, ancak taahhüt edilen teslim tarihi geldiğinde inşaatın henüz tamamlanmadığını ve tamamlanma seviyesinin oldukça gerisinde olduğunun müvekkili şirket tarafından tespit edildiğini, davacı yüklenici tarafından taahhüt edilen tarihte teslim edilmeyen inşaatın, makul süre içerisinde teslim edilmesinin de olanaksız olduğunu, inşaatta imara aykırı ve/veya ayıplı imalatların mevcut olduğunu ve harcamalarda bir takım usulsüzlükler bulunduğunun müvekkili şirket yetkililerince öğrenildiğini, müvekkili şirketin arsa sahibi diğer davalı şirkete karşı sorumluluğu gereği davacı şirketin inşaattan el çekmesini ve şantiye sahasını terk etmesini sağlamak amacıyla, davacı şirket ile 27.07.2020 tarihli taşeron sözleşmesinin feshine ilişkin olarak 01.08.2022 tarihinde bir mutabakatname düzenlediklerini, mutabakatname gereğince davacı yüklenicinin inşaattan bir an önce el çekmesini sağlamak, olumsuz durumu ivedi biçimde ortadan kaldırmak için inşaat seviyesi gereği hak etmemesine rağmen davacıya ........'dan alacağı 1 adet villa devretmeyi kabul ettiğini, buna rağmen davacının, sözleşme konusu iş için, müvekkili şirketin gönderdiği para ve çeklerle alınan malzemeleri ve bunlara dair sözleşmeleri teslim etmediğini, düzenlemesi gereken faturaları düzenlemediğini, yükümlülüklerini yerine getirmesi yönündeki ısrar üzerine müvekkili şirkete ve arsa sahibine Konya .... Noterliği'nin 18.11.2022 tarih ve ........ yevmiye numaralı ihtarnameyi göndererek kendi edimlerini yerine getirmeden, mutabakatnamede belirtilen villanın kendilerine teslimini talep ettiklerini, bunun üzerine davacı şirkete Konya .... Noterliği'nin 25.11.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek, inşaatın bitirilmesi için davacının öncelikle kendi yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğinin davacıya bildirildiğini, akabinde davacı şirketin Konya .... Noterliği'nin 01.12.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi göndererip malları teslime hazır olduğunu bildirdiğini ve fakat bunun için villanın kendisine teslimini şart koştuğunu ve süreç içerisinde müvekkili şirkete herhangi bir teslim gerçekleştirmediğini, söz konusu ihtar üzerine Konya .... Noterliğinin 16.12.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtaranemesi gönderilerek edimlerini yerine getirmesi için davacının son kez uyarıldığını, ancak davacı şirketin Konya .... Noterliğinin 27.12.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile aynı tavrını devam ettirdiğini ve villanın kendisine teslim edilirse belirli adımlar atacağını ifade ettiğini, yaşanan süreçten herhangi bir netice alamayacağını anlayan müvekkili şirketin, davacıya gönderdiği Konya .... Noterliğinin 02.02.2023 tarih ve ........ yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmelerin geçersizliği ve feshine ilişkin iddialarının yanı sıra, malzemelerin tamamının müvekkili şirket tarafından gönderilen para ve çeklerle alındığını, dolayısıyla malzemelerin müvekkil şirkete ait olduğunu, kendisine ait olan malzemelerin tesliminin zorunlu olduğunu, alınan malzemelerin faturalarının firmalar tarafından davacı adına düzenlendiğini ve proje için yapılan tüm masraf ve harcamalar için müvekkili şirkete fatura kesilmesi gerektiğini, aksi durumda tüm zarar ve ziyanlardan sorumlu olduğunun davacıya ihtar edildiğini, davacının müvekkili şirketten tapu iptal ve tescil talebinde bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasındaki sözleşmeler resmi şekilde düzenlenmediği için geçersiz olduğunu, davacı yüklenicinin, malzeme teslimlerini ve montajlarını engelleyerek taşeronluk sözleşmesinden ve bu sözleşmenin feshine ilişkin mutabakatnameden kaynaklı yükümlülüklerinin tamamını açık biçimde ve kasten ihlal ettiğini, 01.08.2022 tarihli mutabakatnamenin geriye etkili olarak feshedilmesi halinde 27.07.2020 tarihli taşeron sözleşmesinin ayağa kalkması ihtimalinin gündeme gelebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini; karşı davaları bakımından davacı şirket ile adi yazılı şekilde düzenlenen 27.07.2020 tarihli taşeron sözleşmesinin ve bu sözleşmenin feshine dair 01.08.2022 tarihli mutabakatname başlıklı fesih sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine, söz konusu taleplerinin kabul görmemesi halinde, bahsi geçen sözleşmelerin taraflarınca gönderilen Konya .... Noterliğinden keşideli 02.02.2023 tarihli ve ........ yevmiye numaralı ihtarname ile geriye etkili olarak feshedildiğinin tespitine, sözleşmelerin ancak mahkeme kararı ile feshedilebileceği kanaati hasıl olur ise bu defa sözleşmelerin geriye etkili olarak feshine, geçersizliğin ve geriye etkili feshin doğal sonuçları olarak ortaya çıkacak olan iade talepleri ve sair haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ........ vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Mahkemesinde açılan ve tüm tarafları tacir olan işbu dava açılmadan önce davacı yanca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde mahkeme tarafından davanın usulden reddine karar verilmesini, davacı ile müvekkili şirket arasında ticari ya da hukuki bir bağın bulunmadığını, dava konusu taşınmazın yer aldığı inşaatta müvekkili şirketin sahibi, diğer davalı ........ A.Ş.'nin ana yüklenici ve davacının da, inşaatın imalatında görev alan birçok taşeron firmadan sadece birisi olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen ve davacının taraf olduğu sözleşmelerin ve bahsi geçen mutabakatnamenin tarafının müvekkili şirkete ait olmadığını, davacı ile sözleşmesel ilişki içinde olan şirketin davalı ........ olduğunu, "nisbilik ilkesi" gereğince, borç ilişkisinin sadece ilişkinin tarafları arasında hüküm ve sonuç doğuracağını, bu nedenle, hiç kimsenin tarafı olmadığı bir borç ilişkisinden alacak hakkı kazanamayacağını, diğer davalının, "anahtar teslim inşaat" işini üstlendiğini, davanın adi yazılı şekilde yapılan bir takım sözleşmelere dayalı olarak açıldığını, davacının adi yazılı sözleşmeye dayanarak tapu iptal ve tescil talebinde bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, geçersiz sözleşmenin varlığı hâlinde tarafların sözleşmenin ifasını ya da ifa karşılığını isteyemeyeceklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili karşa davaya cevap dilekçesinde özetle; karşı davada müvekkili şirket ........ ile karşı davacı ........ arasında bir taşeron sözleşmesi olduğunun iddia edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve mutabakatnamede taşınmaz devir vaadi içerdiğinden dolayı geçersiz olduğunun ileri sürüldüğünü, ayrıca sözleşmelerin geriye etkili olarak feshedilmesinin talep edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin bir taşeron sözleşmesi olmadığını, karşı davacının talebi ve ısrarı üzerine müvekili şirketin ........ Konakları isimli projeden ayrıldığını, bu ayrılma esnasında 01.08.2022 tarihli "mutabakatname" başlıklı bir metin yazılıp imza edildiğini, bu mutabakatnameye göre projede yer alan ferden belli olan bağımsız bölümün müvekkili şirkete inşaatın bitmesinden önce devir ve temlik edileceğinin kararlaştırıldığını, her iki tarafa borç yükleyen işbu mutabakatnamede ifa edilecek ilk edimin taraflarca ferden belli edilen bağımsız bölümün müvekkili davacı/karşı davalıya devir ve temiliki olduğunu, ancak karşı davacının bu edimini ifa etmekten ısrarlı bir şekilde kaçındığını, müvekkili şirket ........ ile ........ arasında imza edilen ortaklık sözleşmesi ve mutabakatnamenin adi yazılı şekilde yapıldığından bahisle geçersiz olduğunu ileri sürmenin tümüyle kötüniyet göstergesi olduğunu, zira ........ şirketi ile arsa sahibi olan ........ şirketi arasında imza edilen sözleşmelerin de adi yazılı şekilde olduğunu, asıl davada davalı olarak yer alan ........ A.Ş. tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde; ........ şirketinin 300 bin TL bedel karşılığında anahtar teslim inşaat sözleşmesi yaptığının iddia edildiğini, bu hususun ........ şirketinin müvekkili şirketin Konya ilinde bulunmasından kaynaklı olarak bilgi ve ticari birikimini kullanmak suretiyle kendisine menfaat temin etmek amacında olduğunu ve müvekkili şirketi en başından bu yana mağdur etmek gayesi ile hareket ettiğini gösterdiğini, asıl dava dosyasında davalı olan ........ A.Ş.'nin beyanı ile sabit olduğu üzere projenin bitirilmesi için öngörülen sürenin ........ şirketinin iddia ettiği gibi 2022 yılı olmayıp 2023 yılı Haziran ayı olduğunu, karşı davacı şirketin müvekkilinin üstlenmiş olduğu işi süresinde bitiremediği, ayıplı imalatlar yaptığı yönündeki iddialarının haksız olup gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasındaki mutabakatname ile sabit olduğu üzere müvekkili şirketin 01.08.2022 tarihinde söz konusu şantiyeden ayrıldığını, müvekkili tarafından yapılmış herhangi bir ayıplı imalatın da söz konusu olmadığını, Konya .... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yokluklarında yapılan tespitin objektif kriter ve değerlendirmelerden uzak olduğunu, bu sebeple itibar edilmesinin mümkün olmadığını belirterek karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVADA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yüklenici sıfatıyla arsa sahibi şirket ile yapmış olduğu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında "........ Konakları" isimli villa projesinin ana yüklenicisi olduğunu, sözleşme kapsamında arsa sahibinin arsası üzerine 28 adet villanın müvekkili tarafından yapımına karşılık 3 adet villanın müvekkiline verilmesi konusunda anlaştıklarını, davalılardan ........ İnş. ...'nin bu işin yapımı konusunda anlaştığı alt yüklenici olduğunu, diğer davalıların ise, inşaat için çeşitli malzeme ve hizmetlerin alındığı tedarikçi firmalar olduğunu, alt yüklenicinin ve tedarikçi firmaların halen teslim etmedikleri malzemelerin müvekkili şirkete teslim etmeleri talebi ile eldeki davanın ikame edildiğini, davaya konu malzemelerin bedellerinin müvekkili tarafından ödendiğini, bu sebeple malzemelerin malikinin müvekkili şirket olduğunu belirterek davalılar ........ ..., ........ Şti. ve müvekkili arasında düzenlenmiş bila tarihli sözleşmede belirtilen malzemelerin teslim edilmeyen kısımlarının, davalı ........ ile davalı ........ arasında düzenlenmiş 13.08.2021 tarihli sözleşmede belirtilen malzemelerin teslim edilmeyen kısımlarının, davalı ........ ile davalı ........ arasında düzenlenmiş 15.03.2021 tarihli sözleşmede belirtilen malzemelerin teslim edilmeyen kısımlarının müvekkili şirkete teslimine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ........ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile asıl dava davacısı ........arasında 13.08.2021 tarihinde projesine ait dairelerinde kullanılacak laminant parke malzemesi temini, işçilik ve montaj için sözleşme imzalandığını, sözleşme bedelinin bir kısmının asıl dava davacısı (........) tarafından müvekkili şirkete çek ile ödendiğini, müvekkili şirketin halen işbu sözleşmeden kaynaklı bakiye alacağının mevcut olduğunu, diğer davalılara olduğu gibi müvekkili şirkete de, asıl dava davacısı ........ tarafından Konya ....Noterliği'nin 18.11.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının rızası, yazılı onayı olmaksızın mal teslimi yapılmamasını, yazılı talimat olmaksızın yapılacak mal ifası sebebi ile sorumluluktan kurtulmanın mümkün olmayacağı ihtar edildiğini, ilerleyen süreçte birleşen dosya davacısı tarafından Konya ....Noterliği'nin 17.01.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek, bedellerin kendisi tarafından ödendiğinin belirtildiğini ve ........ Konakları için ........ ile akdedilen sözleşmeye dayanılarak sözleşmeye konu malların tesliminin istenildiğini, müvekkili şirket ile yapılan tüm ticari ilişkinin ........ ile gerçekleştirildiğini, bedellerin de ........ tarafından müvekkiline ödendiğinden sözleşme ilişkisinin tarafı olmayan birleşen dosya davacısının taleplerinin bu aşamada yerine getirilemeyeceğine dair Konya .....Noterliği'nin 23.01.2023 tarih ve ........ yevmiye numaralı cevap ihtarnamesinin keşide edildiğini, birleşen dosya davacısı ve asıl dava davacısı arasında ihtilafların çıktığını, müvekkilinin bu ilişkinin tarafı olmadığını, taraflar arasında bulunan ihtilaflar sonrası müvekkiline karşı işbu davanın ikame edilmesinin hukuki olarak bir karşılığının bulunmadığı gibi müvekkili şirketten edimle yükümlü olmadığı bir tarafa bu aşamada taraflar arasında ihtilaf çözümlenmeksizin edim yükümlülüğü yüklenmeye çalışılmasının kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ........ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, müvekkilinin davacıya sözleşmeden kaynaklı bir borcunun bulunmadığını, davacının sunduğu sözleşmelerde davacının imzasının dahi bulunmadığını, davacı şirketin müvekkilime herhangi bir ödemesinin bulunmadığı gibi böyle bir iddiasının dahi bulunmadığını, işbu davada müvekkiline husumet yöneltilmesinin de mümkün olmadığını, mahkemece verilen tedbir kararının davacının nihai taleplerini de karşıladığı için müvekkiline karşı açılan davanın da konusuz kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ........ vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen davalara konu uyuşmazlıkta 3.kişi konumunda olan müvekkili bakımından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ........ Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin bir taşeronluk sözleşmesi değil, bir iş ortaklığı sözleşmesi olduğunu, bunun bir iş ortaklığı sözleşmesi olduğunun taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesinde açık ve net bir şekilde hüküm altına alındığını, aynı sözleşmenin 3. maddesinde ise taraflar arasında belirlenen ortaklık oranının geçerli olacağı alanların sayıldığını, mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmek suretiyle malzemelerin davacı şirketi verilmesinin de hukuken doğru olmadığını, uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette olan iş bu kararın da hukuki olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVADA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yüklenici sıfatıyla arsa sahibi şirket ile yapmış olduğu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında "........ Konakları" isimli villa projesinin ana yüklenicisi olduğunu, sözleşme kapsamında arsa sahibinin arsası üzerine 28 adet villanın müvekkili tarafından yapımına karşılık 3 adet villanın müvekkiline verilmesi konusunda anlaştıklarını, davalılardan ........ İnş. ...'nin bu işin yapımı konusunda anlaştığı alt yüklenici olduğunu, müvekkili şirketin, dava dışı arsa sahibi ........ A.Ş. ile akdetmiş olduğu 06.07.2020 tarihli "anahtar teslimi inşaat sözleşmesi" ile; tapuda Konya ili, Meram ilçesinde kain tapunun ... Ada ...Parsel sırasında kayıtlı taşınmaz üzerine 28 adet villadan oluşan bir site inşa etmeyi üstlendiğini, müvekkili şirketin İstanbul ilinde bulunduğundan davalı şirket ile 27.07.2020 tarihinde inşaata ilişkin tüm giderler ve masraflar müvekkili şirkete ait olmak üzere, inşaatın davalı şirket tarafından anahtar teslimi olarak yapılması konusunda anlaşma yapıldığını, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında iş bedeli olarak davalı şirkete 3 adet daire verileceğini, taraflar arasındaki sözleşme ile davacı şirketin alacağı 3 adet villanın 1,2'sinin davalı şirkete verilmesinin kararlaştırıldığını, davalı şirket ile yapılan anlaşma gereği, inşaatta kullanılacak tüm malzemelerin ve işçiliklerin bedellerinin müvekkili tarafından ödeneceğini, davalı tarafça malzeme ve işçilik tedarik anlaşmaları yapılacağını ve inşaat işlerinin takip edileceğini, taraflar arasındaki anlaşma gereği, davaya konu faturaların düzenlenmesini gerektiren malzemelerin bedelleri müvekkil tarafından davalı şirkete gönderildiğini ve malzemelerin davalı tarafından alındığını, bu sebeple davacı şirketin malzemelerin maliki olduğunu, ancak malzeme ve işçilik tedarik edilen üçüncü kişilerin anlaşmalarını davalı şirket ile yaptıkları için, faturaların da bu şirket lehine keşide ettiği için davalı şirketin mülkiyetinin müvekkiline ait olan malzeme ve işçiliklere ilişkin olarak müvekkil şirket lehine fatura keşide etmesi gerektiğini, davalı şirket ile yapılan 27/07/2022 tarihli sözleşmede davalı şirketin işi 27/07/2022 tarihinde anahtar teslim şeklinde bitirmesi gerektiğini, ancak teslim tarihi geldiğinde davalı şirketin işi tamamlayamadığını, makul sürede teslim edilmesinin mümkün olmadığının tespit edildiğini, ayrıca inşaatta imara aykırı ve/veya ayıplı imalatların mevcut olduğu ve harcamalarda birtakım usulsüzlükler bulunduğunun müvekkili şirket yetkililerince öğrenildiğini, Konya .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile inşaatın keşif tarihi olan 30.09.2022 tarihinde tamamlanma seviyesinin %53,03 olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin arsa sahibi şirkete karşı üstlendiği edimi tamamlamak için davalı şirket ile yapılan taşeron sözleşmesinin feshi için davalı şirket ile 01.08.2022 tarihinde mutabakatname yapıldığını, mutabakatname gereğince davalı şirketin, bedelleri müvekkili şirket tarafından ödenmiş ve bu nedenle müvekkili şirkete ait olan malzemelerin teslimini ve montajını sağlayacağını, malzeme ye montaj işlerine ilişkin sözleşmelerin müvekkili şirkete teslim edeceğini ve bunlara ilişkin müvekkili şirket lehine fatura düzenleyeceğini, bunun karşılığında müvekkili şirketin iş bedeli olarak alacağı 3 villadan 1 tanesini davalıya vermeyi kabul ettiğini, davalı şirketin mutabakatnameye aykırı olarak müvekkilinin bedelini ödediği malzemeleri teslim etmediğini, faturaların düzenlenmediğini ve hatta tedarikçilere ihtarname gönderip malzemelerin davacı şirkete teslim edilmemesini sağladığını belirterek müvekkili şirket tarafından gönderilen para ve keşide edilmek veya ciro edilmek suretiyle teslim edilen çekler karşılığında davalı şirket tarafından müvekkili şirket lehine fatura düzenlemesine, bu mümkün değilse, faturaların düzenlenmemesi nedeniyle müvekkili şirket nezdinde doğan; KDV ve Kurumlar Vergisi, sair vergiler, faizleri ve vergi cezaları dahil tüm zararlarının karşılığı olmak üzere şimdilik 100.000,00 TL'nin, zararların doğduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ........ Şirketi ile davacı ........ ve ........ Şirketleri bir ortaklık sözleşmesi kapsamında, dava konusu inşaatın yapımına başladıklarını, müvekkili davalı ........ Şirketi sözleşmeler ve muatabakatlar çerçevesinde; yapımı planlanan arsaları bulduğunu, arsaların imar ve şehircilik mevzuatına göre birleştirilmesi, irtifakların kurulması, her türlü çap ve plankotenin hazırlanması işlemlerini tamamladığını, müvekkil şirket yetkilisi ........'ın inşaat mühendisi olması nedeniyle kişisel emek ve şirket sermayesini ortaya koyarak yapılacak inşaata ait ve mevcut ruhsatlara esas olmak üzere hertürlü proje, tasarım, çevre düzenlemesi projeleri ile imalatları bizzat müvekkili şirket tarafından yapıldığını, mevzuata göre atanması zorunlu olan şantiye şefliği görevini bizzat üstlendiğini, inşaatın ruhsat, proje ve eklerine göre uygulanması, katolog ve projelere göre oldukça lüks olarak planlanan imalatların yerinde doğru aplikasyonu müvekkil şirket tarafından sağlandığını, özetle müvekkili şirket ile yetkilisi; kurulan üçlü konsorsiyum gereği deruhte ettiği tüm iş ve işlemleri eksiksiz ifa ettiğini, müvekkili şirketin konsorsiyuma veya davacıya fatura keşide etmek gibi bir yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasındaki uyuşmazlığın Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile çözüme kavuşacağını, davacı tarafın aynı taleplerle yeni bir dava ikame ettiğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, davacının bu yönde dava ikame edebilmesi için dava şartı arabuluculuğa başvurmasının gerektiğini, davacı tarafın zorunlu arabuluculuğa başvurmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "...Ana dava; tapu iptali ve tescil, karşı dava; taraflar arasındaki sözleşmenin geçersizliği veya geriye etkili olarak feshi, mahkememiz dosyası ile birleşen yine mahkememizin ... Esas - ... Karar sayılı dava; alacak, mahkememiz dosyası ile birleşen yine mahkememizin ... Esas - ... Karar sayılı dava ise; tazminat davasıdır. Dava konusu Konya ili, Meram ilçesi, ........ Mahallesinde kain, tapunun ... Ada ...Parsel sırasında kayıtlı arsa üzerine inşa edilecek 28 adet Dubleks Mesken nitelikli;A1, A2, A3, A4, A5, A6, A7, A8, A9, B1, B2, B3, B4, C1, C2, C3, C4, C5, D1, D2, D3, D4, D5, D6, D7, D8, D9, D10 numaralı bağımsız bölümlerin inşaatının yapımı konusunda işveren ........ (........ Anonim Şirketi) ile yüklenici ........ arasında 06.07.2020 tarihli "Anahtar Teslim İnşaat Sözleşmesi" yapıldığı, müteahhit ........ ile taşeron ........ İnş. ... arasında 27.07.2020 tarihli taşeron sözleşmesi yapıldığı, 01.08.2022 tarihinde müteahhit ........ ile taşeron ........ İnş. ... arasında "Mutabakatname" düzenlendiği, mahkememiz dosyasına celbedilen dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarının incelenmesinde dava konusu taşınmazın davalı ........ Şirketi adına tam hisse ile kayıtlı olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Davalılardan ........ Aş.'nin (hissedarı) ........ ile davalı ........ AŞ arasında 06/07/2020 tarihli Konya ili Meram ilçesi ... Ada ...parsel sayılı taşınmaz üzerinde "Anahtar Teslim İnşaat Sözleşmesi" adlı sözleşme imzaladıkları, davacı şirket ile davalılardan ........ Aş. Arasında da 27/07/2020 tarihinde " Taşeron Sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalandığı, sözleşme konusunun müteahhit ile arsa sahibinin aralarında yapmış olduğu sözleşmeye istinaden arsa sahibine teslim edilmek üzere müteahhit ile taşeron arasında yapılan sözleşme ve eklerine uygun olarak inşaa edilecek 28 adet villa projesi yapım işi olduğu, sözleşmenin 2.maddesinde sözleşmenin konusunun, 3.maddesinde yer teslimi,işe başlama ve bitirme, 4.maddesinde işlerin bedeli ve birim fiyatlarınınna ilişkin düzenleme yapıldığı, sözleşmenin 4-2.maddesinde; "Burada müteahhit ........ Aş.ile ........ Şti.arasındaki işin bedeli ise ........ Tic.Aş.ye ........ tarafından ana sözleşmedeki esaslar çerçevesinde teslim edilecek 3(üç) adet villanın 1,8(%60) ........ Aş.ye 1,2'si (%40) .......Şti'ne yapacağı işin karşılığı verilecektir." 4-3.maddesinde;" ........ Aş. İle ........ Şti arasında yapılan bu sözleşme, müteahhit ile arsa sahibi arasında yapılan sözleşmeye istinaden alacağı ve ödeme yapacağı şartlar, alacaklar, borçlar, inşaatta çalışacak işçi maaş ve asgari işçilikler,vergi ve yasal yükümlülükler ve diğer tüm hak ve sorumluluklar yukarıda 2.maddede belirtilen oranlarda olacaktır." şeklinde düzenleme yapıldığı, yine taraflar arasında 01/08/2022 tarihinde "Mutabakatname" başlıklı bir sözleşme yapıldığı, sözleşme gereğince 27/07/2020 tarihli sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini, taşeronun sözleşme gereği alması gereken bedelin inşaatı devam eden B4 nolu bağımsız bölümün inşaat bitiminden önce taşerona devredileceği, taşeronunda müteahhitten almış olduğu para ve çekler için fatura keseceğini, sözleşme konusu iş için almış olduğu malzemeyi iş bu mutabakatın imzalanmasından sonra şantiyeye teslim edeceğini ve mal alımı ve işçiler için yapmış olduğu tüm anlaşmaları müteahhide teslim edeceğinin kararlaştırıldığı, esasen taraflar arasındaki 27/07/2020 tarihli sözleşmenin eser sözleşmesi mahiyetinde olduğu, taşınmaz mülkiyeti nakli borcunu doğuran sözleşmelerin, 6098 sayılı TBK 237.md), TMK'nın 706, Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60. Maddeleri gereğince resmi yazılı şekilde yapılması zorunlu olduğundan geçersiz olduğu ancak diğer hükümleri itibarıyla taraflar arasında eser sözleşmesi kurulduğundan tarafların hak ve yükümlülükleri bu sözleşmeye göre belirlenmesi gerektiği, taraflar 27/07/2020 tarihli sözleşmeyi 01/08/2022 tarihli sözleşme ile karşılıklı feshettikleri ve davacının sözleşme tarihi itibariyle yaptığı işe karşılık hakettiği ücretin B4 nolu villa olarak kararlaştırdıkları, bu ikinci sözleşmenin ikale sözleşmesi olduğu, İkale sözleşmesinin, tarafların karşılıklı irade beyanlarıyla yapılmış bir sözleşmeye son verme amacını güttükleri bir anlaşma olduğu, taşınmaz devri yönünden yine bu ikale sözleşmesinin de resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, taraflar arasında yapılan sözleşmelerde arsa maliki ve anahtar teslimi inşaat sözleşmesinin tarafı olan ........ Aş.'nin (hissedarı) ........'nun sözleşmenin tarafı olmadığı, bu nedenle davacının sözleşme gereğince devredilmesi kararlaştırılan taşınmazın tapusunun iptali ile tescilini talep edemeyeceğinden 1. Terditli talebinin reddine, 2. terditli talebi açısından davacıya yaptığı işin karşılığı devredileceği kararlaştırılan villanın bedelinin yaptığı iş-eser karşılığı götürü bedel mahiyetinde olduğu, bunun da sözleşme hükümleri doğrultusunda sözleşme tarihinde geçerli olan mahalli serbest piyasa rayicine göre belirlenmesi gerektiği, (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 30/11/2015 tarih ve 2015/2798 Es.2015/6055 Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır) bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 27/01/2024 tarihli ek rapora göre 01/08/2022 sözleşme tarihinde tamamlanan bedelinin 8.000.000,00 TL olarak belirlendiği, ikale sözleşmesinde tarafların bu sözleşmeyi ifa edeceği vadenin tam olarak belirlenmediği vadenin belirsiz olduğu, mahkememizce davacı tarafından Konya ....Noterliği'nin 18/11/2022 tarih ve ........ yevmiye numaralı ihtarnamenin davalı ........ Aş.ye tebliğini ve verilen 7 günlük sürenin sonunda alacağın muaccel olacağının kabul edildiği, ........ Aş.nin ayıp itirazı, inşaatın seviyesinin eksik olduğu yönündeki itirazlarına tarafların 01/08/2022 sözleşmeyi mevcut inşaatın seviyesine göre mevcut haliyle kabul ettikleri, her iki tarafın tacir olduğu, süresi içerisinde davalının ayıp ihbarında bulunmadığı hususları dikkate alındığında davalının bu itirazına itibar edilmediği, davacının belirlenen 8.000,000,00 TL bedeli sözleşmenin tarafı olan ........ San.ve Tic.Aş. den talep edebileceği, Diğer davalı ........ Aş.'nin taraflar arasında yapılan sözleşme ile ikale sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi TBK'nun 128.maddesi anlamında borcu üstlendiğine dair bir taahhüdünün de bulunmadığı, davalı iş sahibi ........ Aş.'nin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, (Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 01/03/2023 tarih ve 2022/249 Es.2023/790 Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır) Davalı ........ Aş. tarafından davacı ........ Şti hakkında açtığı karşı dava yönünden; karşı davacının 27/07/2020 tarihli sözleşmenin ve bu sözleşmenin feshine dair 01/08/2022 tarihli fesih sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti, bunun mümkün olmaması halinde Konya ....Noterliğinin 02/02/2023 tarih ve ........ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmelerin geriye etkili olarak feshedildiğini tespiti, bunun mümkün olmaması halinde sözleşmelerin geriye etkili olarak feshine karar verilmesini talep ettiği, yukarıda ana dava yönünden yapılan açıklamalar kapsamında taraflar arasında yapılan 27/07/2020 tarihli sözleşmenin eser sözleşmesi mahiyetinde olduğu, taşınmaz mülkiyeti nakli borcunu doğuran sözleşmelerin, 6098 sayılı TBK 237.md), TMK'nın 706, Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60. Maddeleri gereğince resmi yazılı şekilde yapılması zorunlu olduğundan geçersiz olduğu ancak diğer hükümleri itibarıyla taraflar arasında eser sözleşmesi kurulduğundan tarafların hak ve yükümlülükleri bu sözleşmeye göre belirlenmesi gerektiği, taraflar 27/07/2020 tarihli sözleşmeyi 01/08/2022 tarihli sözleşme ile karşılıklı feshettikleri ve davacının sözleşme tarihi itibariyle yaptığı işe karşılık hakettiği ücretin B4 nolu villa olarak kararlaştırdıkları, bu ikinci sözleşmenin ikale sözleşmesi olduğu, İkale sözleşmesinin, tarafların karşılıklı irade beyanlarıyla yapılmış bir sözleşmeye son verme amacını güttükleri bir anlaşma olduğu, taşınmaz devri yönünden yine bu ikale sözleşmesinin de resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, her iki sözleşmenin de diğer hükümlerinin geçerli olduğu, taraflar arasında yapılan 27/07/2020 tarihli sözleşmeyi 01/08/2022 tarihli sözleşme ile karşılıklı feshettikleri, iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan birinin fesih iradesi karşı tarafa ulaştıktan sonra, karşı taraf artık sözleşmeye dayalı olarak aynen ifayı talep edemeyeceği gibi doğrudan sözleşmeyle kendisine tanınmış bulunan bir hakkı, sözleşme halen yürürlükteymiş gibi kullanma olanağına da sahip olmadığı, (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 17/07/2018 tarih ve 2016/9219 Es. 2018/5071 Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır.) yine ikale sözleşmesi tarafların karşılıklı irade beyanlarıyla yapılmış bir sözleşmeye son verme amacını güttükleri bir anlaşma olduğu, İkale anlaşmasında sözleşme kural olarak ileriye etkili sona olarak sona ereceği, ikale sözleşmesinin feshinin istenemeyeceği ancak şartlarının bulunması halinde iptalinin talep edilebileceği, bu nedenlerle karşı davacının tüm terditli talepleri yönünden karşı davasının yerinde olmadığı, anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, davacı-karşı davalının tapu iptali ve tesciline yönelik talebinin reddine, davacı-karşı davalının 8.000.000,00 TL alacağının dava tarihi olan 27/12/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ........ Aş.'den alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,davalı ........ A.Ş.yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı-karşı davacı ........ Aş. tarafından davacı-karşı davalı ........ ... hakkında açılan karşı davanın reddine, MAHKEMEMİZİN BİRLEŞEN ... ESAS, ... KARAR SAYILI DOSYASINDAN AÇILAN DAVA YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Davacının mülkiyeti davacıya ait olan sözleşmelerde belirtilen malzemelerin teslim edilmeyen kısımlarının davalılar tarafından müvekkili şirkete teslimine karar verilmesini talep ettiği, davalılardan ........ , ........ ., ........ ... İle davacının doğrudan sözleşme ilişkisi bulunduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, bu davalılar ile yapılan sözleşmelerin diğer davalı ........ Şirketi ile yapıldığı, Sözleşmenin nispiliği prensibi gereğince sözleşme hükümlerinin ancak tarafları bağlayacağı, bu davalıların TBK'nun TBK'nun 128.maddesi anlamında borcu üstlendiğine dair bir taahhüdünün bulunmadığı bu nedenle bu davalıların pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı, (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 10/04/2018 tarih ve ... Es. .... Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır.) diğer davalı ........ Şirketi yönünden ise bu davalının diğer davalılar ile kendi adına sözleşme yaptığı, davacının vekili veya temsilcisi adı altında işlem yapmadığı, yapılan sözleşmeler gereğince satın aldığı ürünlerin mülkiyeti de sözleşmeyi yapan ve zilyetliği devralana ait olacağı, davacı ile bu davalı arasında yapılan sözleşme hükümlerinin ancak davacı ve davalı ........ Şirketini bağlayacağı, davacının dava konusu yapılan malzemelerin mülkiyetinin kendilerine ait olduğundan bahisle teslimini talep ettiği, aynen ifa talebinde bulunmadığı anlaşılmakla davalılardan ........ ., ........ ... ve ........ ... Hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle, davalı ........ Şirketi hakkında açılan davanın reddine, MAHKEMEMİZİN BİRLEŞEN ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASINDAN AÇILAN DAVA YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Davacının taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince davalının gönderilen para ve keşide edilmek veya ciro edilmek suretiyle teslim edilen çekler karşılığında davalı ........ tarafından müvekkil şirket lehine fatura düzenlemesine, bu mümkün değilse, faturaların düzenlenmemesi nedeniyle müvekkili şirket nezdinde doğan, KDV ve Kurumlar Vergisi, sair vergiler, faizleri ve vergi cezaları dahil tüm zararlarının karşılığı olmak üzere şimdilik 100.000,00 TL'nin tazminini talep ettiği, taraflar arasında yapılan 01/08/2022 tarihli sözleşmede davalının fatura düzenleyeceğine ilişkin düzenleme yapıldığı, sözleşme gereğince davalının fatura düzenleme yükümlülüğü altına girdiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Faturanın Tarifi" başlıklı 229 uncu maddesine göre fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak tanımlandığı, Anılan Kanunun "Faturanın Nizamı" başlıklı 231 inci maddesinin birinci fıkrasının beş numaralı bendine göre faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenmesi gerekmekte olup bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayıldığı, faturanın düzenlenip düzenlenmemesi hususunun vergi mevzuatı, ispat hukuku ve şirketin faaliyetleri kapsamında işleve sahip olduğu, mahkeme kararıyla fatura düzenlettirilmesine karar verilemeyeceği, davacı şirketin fatura düzenlenmemesinden kaynaklı zararından bahsetmesine rağmen doğmuş zararının olup olmadığını varsa miktarını mahkememizce kesin süre verilmesine rağmen açıklamayarak somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi bu davayı açmaktaki hukuki yararının varlığını ispat edemediği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK.nun 114.ve 115.maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 114/1-h maddesinde; Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması'nın dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin, HMK'nun 138/1.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği anlaşılmakla davacı tarafından davalı ........ ... hakkında açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;Davacı-karşı davalının tapu iptali ve tesciline yönelik talebinin REDDİNE,Davacı-karşı davalının 8.000.000,00 TL alacağının dava tarihi olan 27/12/2022 tarihinden itibaren işletilecek YASAL faizi ile birlikte davalılardan ........ Aş.'den alınarak davacı-karşı davalıya VERİLMESİNE, Davacı tarafından davalılardan ........ Aş. hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, Davalı-karşı davacı ........ Aş. tarafından davacı-karşı davalı ........ ... hakkında açılan karşı davanın REDDİNE,BİRLEŞEN Konya .... ATM'nin ... ESAS SAYILI DOSYASINDA;Davacı tarafından davalılardan ........ ., ........ ... ve ........ ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, Davacı tarafından davalı ........ ... hakkında açılan davanın REDDİNE,BİRLEŞEN Konya .... ATM'nin ... ESAS SAYILI DOSYASINDA; Davacı tarafından davalı ........ ... hakkında açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE , karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Ana davada davacı/karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirketler arasında ortaklık bulunduğunu ve davacı şirketin bu ortaklık ile dava konusu inşaatın yapımına başladığını, müvekkil şirketin sözleşmeler ve muatabakatlar çerçevesinde; deruhte ettiği tüm iş ve işlemleri eksiksiz ifa ettiğini, müvekkili şirketin taşeron olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin de eser sözleşmesi değil, adi ortaklık sözleşmesi olduğunu, müvekkili şirket ile ........ şirketi arasında akdedilen 27.07.2020 tarihli sözleşmenin 2. maddesinde işbu sözleşmenin "iş ortaklığı sözleşmesi" olduğunun üç defa vurgulandığını, anılan bu sözleşmenin imzalanmasına müteakip davalı ........ A.Ş'nin müvekkili şirketin yetkilisi ........'ı; tüm yapım işleri, alım satım, proje ve resmi işler vb. yönünden vekil tayin ettiğini, yargılamanın bu aşamasında ........ şirketinin bu olguları inkar etmesinin iyi niyet ve dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını, inşaatın tamamlanmak üzere olduğu, kısacası kârın realize edileceği aşamada davalı her iki şirketin de dürüstlük kuralını ihlal ederek, kötü niyetle müvekkili şirketi ortaklıktan çıkarmaya yönelik hareketler sergilediklerini, yapılan 01.08.2022 tarihli mutabakatnameye göre B 4 nolu bağımsız bölümün inşaat bitiminden önce taşınmazın davacı şirkete devri konusunda tarafların mutabık kaldıklarını, davalı şirketlerin hukuku yanıltmak amacıyla 01.06.2023 tarihli (tarafları ........ ve ........ olan) müteahhitlik sözleşmesi sunduklarını, sunulan bu sözleşmenin taraflar arasında cari olmayıp ruhsat alabilmek için muvazaalı olarak düzenlendiğini, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunmakta olup mahkemeci adi ortaklığın tasfiyesi prosedürüne aykırı davranıldığını belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın asli talep yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı/karşı davacı, birleşen dosyalar davacısı ........ A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ana davaya ilişkin olarak; *) Davacı tarafça dava şartı arabuluculuk müracaatı yerine getirilmediğini zira, davada tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak talebinde bulunulduğunu, mahkemece tapu iptali ve tescil talebi reddedilen davacının alacak talebinin kabulüne karar verildiğini, alacak talebi bakımından arabuluculuk dava şartı bulunduğunu, ancak davacı tarafça arabuluculuk müracaatında bulunulmaksızın dava açıldığını, bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gereken alacak talebinin kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, *) Davacı tarafça 100.000,00 TL talep edilmiş olmasına rağmen 8.000.000,00 TL bedelin tahsiline karar verildiğini, bilirkişi raporu düzenlenmesinin ardından; 09/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın değerinin 12.000.000,00 TL olduğunun belirlendiğini, bu değer üzerinden hesaplanan peşin harçtan eksik kalan 203.222,25 TL'nin tamamlandığını, bahsi geçen eksik harcın, davacının tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olduğunu, davacının bu talebinin reddedildiğini, ancak dava dilekçesinde taşınmazın parasal değeri olarak 100.000,00 TL'nin talep edildiğini, taşınmazın parasal değeri olarak ne kadar tutar talep ettiğine dair dava dilekçesi sonrasında herhangi bir beyan sunmadığını, davacı lehine 8.000.000,00 TL alacağa hükmedilmesinin taleple bağlılık ilkesine ve usul hukukuna aykırı olduğunu, kabule göre, mahkemece dava değerinin 12.000.000,00 TL olarak belirlendiğini ve bu tutar üzerinden harç tamamlatıldığını ancak 8.000.000,00 TL'nin tahsiline karar verildiğini, bu nedenle davanın reddedilen bölümü üzerinden müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka uygun olmadığını, *) Davacı şirket ile yapılan sözleşme resmi şekilde olmadığından geçerli olmadığını, müvekkili tarafından tapu devri de yapılmadığından sözleşmenin geçerli hale gelemeyeceğin, davacı da edimini tamamen veya reddolunmayacak oranda yerine getirmiş olmadığı için sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilemeyeceğini, bu nedenle tarafların hak ve yükümlülüklerinin 27.07.2020 tarihli sözleşmeye göre belirlenmesi gerektiği şeklinde hükümde yer alan gerekçeyi kabul etmediklerini, *) Asla kabul etmemekle birlikte, bir an için sözleşmenin geçeli olduğu düşünülür ise, kendi edimini ifa etmeyen davacının TBK'nın 97. maddesi gereği ifa talebinde bulunmasının da mümkün olmadığını, zira sözleşmede belirtildiği üzere, malzemelerin davacı tarafından sözleşmenin imzalanmasından sonra şantiyeye teslim edileceğini, bağımsız bölümün ise inşaatın bitiminden önce davacıya devredileceğini, dolayısıyla edimini ifa etmesi gereken kişinin öncelikle davacı olduğunu, *) Kararda "taraflar arasında yapılan sözleşmelerde arsa maliki ve anahtar teslimi inşaat sözleşmesinin tarafı olan ........ Aş.'nin (hissedarı) ........'nun sözleşmenin tarafı olmadığı, bu nedenle davacının sözleşme gereğince devredilmesi kararlaştırılan taşınmazın tapusunun iptali ile tescilini talep edemeyeceği" belirtilmiş ise de tapu iptali ve reddi gerekçesine ek olarak müvekkili şirket ile arsa sahibi arasında düzenlenen sözleşmede müvekkili şirket aleyhine yer alan devir yasağına ilişkin 13.6. Maddesi olduğunu, müvekkili şirketle arsa sahibi ........ arasındaki sözleşmede yer alan devir yasağı nedeniyle müvekkilin bağımsız bölümü davacıya devretmesinin, davacının da bu yönde talepte bulunmasının mümkün olmadığını, gerekçenin bu nedenle eksik olduğunu, *) Davayı kabul etmemekle birlikte, tapu iptali ve tescil talebi reddedilen davacıya taşınmazın sözleşme tarihindeki değerinin ödenmesi gerektiği düşünülür ise, taşınmazın 01/08/2022 tarihli değeri değil 27/07/2020 tarihli ilk sözleşme tarihindeki değerinin ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, zira; taşınmaz devrine ilişkin hükmün her iki sözleşmede de geçersiz olduğunu, kabule göre, davacı işi tamamlasa idi 1,2 dairenin 27/07/2020 tarihli değerini elde edecekken, işi tamamlamaması üzerine 1 dairenin 01/08/2022 tarihli değerini elde edecek duruma gelmesi düşünülemeyeceğini, inşaatın kalanının tamamlanma süresince geçecek zamandan kurtulma, 2020 yılından 2022 yılına gelene kadar taşınmaz değerlerindeki artış, işin tamamına göre çok daha az emek sarf etmiş olma gibi hususlar dikkate alındığında, davacının daha az iş yaparak ve daha az emek sarf ederek daha fazla kazanç sağlar duruma geldiği sonucunun ortaya çıkacağını, *) Mahkemece müvekkili şirketin süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığı kabul edilmiş ise de Konya .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda 712.458,87 TL tutarında ayıplı imalatın bulunduğunun tespit edildiğini, ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğunu, 01.08.2022 tarihli mutabakatnamenin düzenlendiği esnada bilinen ayıplar olmadığını ve tespit edildiği anda davacıya ihbar edildiğini, ayrıca, delil tespiti dosyasınca alınan raporun ilgili mahkemece davacıya tebliğ edilmiş olduğundan, tebliğ işleminin ihbar yerine geçtiğini ve bu nedenle mahkemece süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı yönündeki gerekçenin hukuka uygun olmadığını, *) Davacının, sözleşme konusu iş için, müvekkili şirketin gönderdiği para ve çeklerle alınan malzemeleri ve bunlara dair sözleşmeleri teslim etmediğini ve düzenlemesi gereken faturaları düzenlemediğini, gönderilen ihtarnamelere rağmen mutabakname gereklerini yerine getirmediğini, 27.07.2020 tarihli sözleşme ve 01.08.2022 tarihli mutabakatname başlıklı fesih sözleşmesinin, taşınmaz devir taahhüdü içermeleri sebebiyle resmi şekilde düzenlenmediğinden geçersiz olduğunu, ancak bir an için sözleşmelerin geçersizliğinin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanımı olarak kabul edilmesi veya bir şekilde sözleşmelerin geçerli olduklarının kabul edilmesi ihtimaline nazaran, Konya .... Noterliğinden keşideli 02.02.2023 tarihli ve ... numaralı ihtarname ile müvekkili şirket tarafından her iki sözleşmenin de geriye etkili olarak feshedildiğini, inşaata ilişkin olarak alınan ve müvekkili şirkete ait olan malzemelerin teslimi talebi ile dava açılan dava aynen ifa talebi içermediğinden, sözleşmelerin geçersizliği veya geriye etkili feshi iddiasında bulunmalarına engel teşkil etmediğini, sözleşmelerin geçerli olduğu kabul edilse dahi alacağı muaccel olmayan davacının talepte bulunmasının mümkün olmadığını bu nedenle alacak talebinin de reddinin gerektiğini, Karşı davaya ilişkin olarak; *) Ana davaya ilişkin istinaf sebepleri tekrar edilerek davacı şirketin ana sözleşme ve mutabakatnamedeki edimlerine yerine getirmediğinden sözleşmelerin feshine karar verilmesi gerektiğini, hukuki niteleme mahkemeye ait olmakla birlikte, öncelikli olarak taleplerinin, taşınmaz devir vaadi içeren sözleşmenin geçersizliğine karar verilmesi olduğunu, ancak bir an için sözleşmenin geçerli olduğu düşünülür ise, bu defa sözleşmenin feshi konusunda karar verilmesinin talep edildiğini, karşı davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle, sözleşmenin feshinin mümkün olduğunu, faturaları düzenlemesi, malzemeleri ve anlaşmaları teslim etmesi için hak etmediği halde bir daire verilmek üzere anlaşma yapılan karşı davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonrasında sözleşmenin feshedilmesinin gerektiğini, bu nedenle karar hukuka uygun olmadığını, Birleşen ... Esas sayılı dosyaya ilişkin olarak; Dava dilekçesindeki hususlar tekrar edilerek malzemelerin tamamının ........ Konakları isimli proje için müvekkili şirketin gönderdiği paralarla alındığını, dolayısıyla malzemelerin mülkiyetinin müvekkili şirkete ait olduğunu, birleşen davalı ........, ........ ve ........ isimli şirketlerin de malzemelerin bu proje için alındığını bildiklerini, bu nedenle de gönderdikleri ihtarlar sonrası kendilerinin de malzemeleri davacı/birleşen davalı ........'ye teslim edemediklerini, üstelik birleşen davalı ........, isimli şirketin göndermiş olduğu cevabi ihtarname ile müvekkili şirket ile davacı/birleşen davalı ........ Projenin aralarında anlaşmalarını, aksi halde mahkemeden tevdi mahalli tayini isteyeceğini bildirdiğini belirterek birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini Birleşen ... Esas sayılı dosyaya ilişkin olarak; dava dilekçesindeki hususlar tekrarla mahkemenin kararının hatalı olduğunu belirterek istinaf talebinin kabulü ile talepleri gibi aa davanın tümden reddine karşı dava ile birleşen davaların kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Ana davada davalı ........ vekili istinaf dilekçesine özetle; müvekkil bakımından "ihtilafın esasına dair" verilen karar hukuka, somut olayın şartlarına uygun ve yerinde olmakla birlikte, yerel mahkemece, 3.kişi olan müvekkiline ait taşınmaz kaydı üzerinde vaki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmamış olmasının hatalı olduğunu belirterek ana davada ihtiyati tedbir kararının kaldırılması şeklinde hükmün düzeltilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Ana dava eser sözleşmesinden kaynaklanan terditli olarak tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak; birleşen davalar ise eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Ana davaya ilişkin yapılan değerlendirmede; Dava terditli olarak ikame edilmiş olup asli talep tapu iptali ve tescildir. İstinaf aşamasında tapu iptali ve tescil istemi halen ileri sürüldüğünden dava konusu taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlık devam etmektedir. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden ihtiyati tedbir kararının kaldırılmaması kararı yerindedir. Davacı şirket, davacı ile davalılar arasında adi ortaklık ilişkisini bulunduğunu iddia etmiş ve fakat bu iddia kesin delillerle ispatlanamamıştır. Ayrıca terditli davalarda asli talep öncelikli olduğundan asli talebe ilişkin harç ikamesi yapılması yerindedir. Asli talebin reddi ile tali talebin kabulü halinde ortada reddedilen bir dava bulunmadığından davalı yararına vekalet ücretine de hükmedilmez. Gerek davacı ile davalı ........ A.Ş. arasındaki ana sözleşme, gerekse mutabakatname başlıklı sözleşme taşınmaz devrini ihtiva ettiğinden resmi şekilde yapılmamış olmakla geçersizdir. Geçersiz sözleşmelerin ifası talep edilemez. Ancak yüklenicinin yaptığı işlerin mahalli rayice göre bedelinin ödenmesi gerekir. İş bedelinin işin yapıldığı tarihteki mahalli rayice göre yapılmış olması gerekir. Mutabakatname isimli belge ile yapılan işler tespit edildiğine göre bu tarihteki piyasa koşullarına göre iş bedelinin belirlenmesi doğrudur. Terditli asli talep olan tapu iptali ve tescil davası açısından kayıt maliki olan ........ A.Ş isimli şirkete husumetin yöneltilmesi gerekmekte olup terditli ikincil talep olan alacak davası sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği ........ A.Ş'ye yöneltilemez. Bu nedenle mahkemece asli talebin sözleşmenin geçersizliğinden reddi ve tali alacak talebi açısından ise ........ ve Ticaret A.Ş yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmuştur. Karşı dava ve birleşen dava yönünden yapılan incelemede; Dosya kapsamına, toplanan delillere ve kararın dayandığı gerekçeye göre mahkemece karşı davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu itibarla; mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından ana davada davacı-karşı davalı ........ Şirketi vekilinin, ana davada davalı-karşı davacı ve birleşen dosyalarda davacı ........ Şirketi vekilinin ve ana davada davalı ........ Şirketi vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/05/2024 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan ana davada davacı-karşı davalı ........ Şirketi vekilinin, ana davada davalı-karşı davacı ve birleşen dosyalarda davacı ........ Şirketi vekilinin ve ana davada davalı ........ Şirketi vekilinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Ana davada davacı-karşı davalı ........ Şirketinden ana davaya yönelik alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin Dairemiz kararı temyiz edilirse Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşir ise İlk Derece Mahkemesince düzenlenmesine) 3-Ana davada davalı-karşı davacı ve birleşen dosyalarda davacı ........ Şirketinden ana davaya yönelik alınması gereken 546.480,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 136.620,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 409,860,00 TL harcın bu taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin Dairemiz kararı temyiz edilirse Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşir ise İlk Derece Mahkemesince düzenlenmesine) 4-Ana davada davalı-karşı davacı ve birleşen dosyalarda davacı ........ Şirketinden karşı davaya yönelik alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın bu taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin Dairemiz kararı temyiz edilirse Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşir ise İlk Derece Mahkemesince düzenlenmesine) 5-Ana davada davalı-karşı davacı ve birleşen dosyalarda davacı ........ Şirketinden Birleşen ... Esas - ... Karar sayılı davaya yönelik alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın bu taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin Dairemiz kararı temyiz edilirse Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşir ise İlk Derece Mahkemesince düzenlenmesine) 6-Ana davada davalı-karşı davacı ve birleşen dosyalarda davacı ........ Şirketinden Birleşen ... Esas - ... Karar sayılı davaya yönelik alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın bu taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin Dairemiz kararı temyiz edilirse Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşir ise İlk Derece Mahkemesince düzenlenmesine) 7-Ana davada davalı ........ Şirketinden ana davaya yönelik alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın bu taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin Dairemiz kararı temyiz edilirse Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşir ise İlk Derece Mahkemesince düzenlenmesine) 8-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, 9-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince re'sen ilgili tarafa iadesine, 10-İstinaf kararının Dairemizce taraflara tebliğ edilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/11/2025 ..... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ..... Üye ... ¸e-imzalıdır. ..... Üye ... ¸e-imzalıdır. ..... Katip ... ¸e-imzalıdır. ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸