6. Hukuk Dairesi 2012/13081 E. , 2012/15400 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesin…
**6. Hukuk Dairesi 2012/13081 E. , 2012/15400 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... ... tarafından temyiz edilmiştir. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasasının 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. Davacı vekili, dava dilekçesinde davalılarla birlikte müştereken malik oldukları 192 ada 507 parselde ortaklığın aynen taksim mümkün olmadığı takdirde satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... kendisini vekille temsil ettirmiş, diğer davalılar duruşmalara katılmamış, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi üzerine davalılardan ... ... ortaklığın giderilmesi davası açıldığını gerekçeli kararın tebliği ile öğrendiğini, dava boyunca kendisine tebligat gönderilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Tebligat Kanunu’nun 20, 21 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 29. Maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir. Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılacak tebliğ işleminin geçerliliği, ... memurunun yapacağı tahkikata göre muhatabın bu adreste bulunduğunun tesbitine ve bu işlemi tebligat parçasına yazarak maddede belirtilen kişilere imzalatmasına bağlıdır. Eğer, açıklanan durumu beyan eden ilgililer imzadan çekinirlerse, ... memuru çekinme nedeniyle, araştırma sonucunu kendisi imzalamakla yetinecektir. Ancak bu şekilde yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı, Hâkim tarafından denetlenebilir. Davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de usulüne uygun değildir. Davetiyenin tebliğ evrakında isim ve imza vermeyen komşusuna haber bırakılarak muhtara tebliğ edildiği yazılı olup, ... memuru tarafından hangi komşusuna haber bırakıldığı tahkik edilerek bu tahkikatın sonucu tebliğ evrakına yazılmamıştır. Bu suretle hakim denetimine uygun olmayan şekilde yapılan tebliğ usulüne uygun değildir. Bu durumda mahkemece, davalıya usulüne uygun şekilde duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.