12. Ceza Dairesi 2025/6764 E. , 2026/833 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/395 E., 2025/300 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekl…
12. Ceza Dairesi 2025/6764 E. , 2026/833 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/395 E., 2025/300 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, Dairemizin 23.10.2024 tarihli kararı ile bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması, uygulama maddelerinin eksik gösterilmesi ile vekalet ücreti hükmedilmesi gereğinden hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyan mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundun 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 63, 53/6. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumunun hatalı tayin edildiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve diğer temyiz itirazlarına; katılanlar vekilinin temyiz itirazları ise; verilen ceza az olduğuna, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, katılan adedince vekalet ücretine hükledilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;Olay günü saat 18:04 sıralarında ölen sürücü ..., içerisinde yolcu olarak ...'nin bulunduğu, yönetimindeki otomobil ile meskun mahal dışında, 7 metre genişliğinde, bölünmemiş, iki yönlü, aydınlatma bulunmayan, düz, eğimsiz, kuru yüzeyli yolda gece vakti seyri sırasında olay yerine geldiğinde, ön ilerisinde hiçbir önlem almadan park halinde bulunan, sürücü ... yönetimindeki traktöre bağlı römorka arka sol kısmından çarpması sonucu, ... ile ...'nin vefat ettiği olayda, olayın meydana geldiği saatin gece vakti olması, görüşün kısıtlı olması ve yolun dar olması sebebiyle tespit edilen şekilde önlem alınmaksızın yol üzerinde bırakılan ağır vasıta aracın arkadan gelenler için mutlak bir tehlike oluşturacağı ve kazaya sebep olacağının sanık tarafından öngörülebileceği kabul edilerek bilinçli taksir hükümleri uygulanmış, tam kusurlu sanık hakkında TCK'nın 85/2. maddesi gereğince mahkumiyetlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.11.2021 tarihli ve 2018/12-98 esas, 2021/527 karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; davacı veya sanıkların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan dava dosyalarının sayısını esas ve ilke olarak alması, taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava dosyası için ayrı ayrı tayinini öngörmesi, ayrı ayrı dava açılmadıkça vekâlet ücretinin de ayrı ayrı belirlenmesinin ve katılanlara sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün bulunmadığı gözetildiğinde, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince katılanlar ... ve ...'in kendilerini yargılama sırasında tek vekaletname ile aynı vekille temsil ettirdiklerinden mahkemece tek vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiş olup, tebliğnamenin düzeltilerek onama görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık hakkında Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.