8. Hukuk Dairesi 2023/427 E. , 2024/6702 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1231 E., 2022/1362 K. DAVA TARİHİ : 26.10.2016 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Boyabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/398 E., 2021/628 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil talepli açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin…
**8. Hukuk Dairesi 2023/427 E. , 2024/6702 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1231 E., 2022/1362 K. DAVA TARİHİ : 26.10.2016 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Boyabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/398 E., 2021/628 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil talepli açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava orman tahdidine itiraz ve tescile ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve 2/B uygulaması yapılmış, sonuçları 07.12.2006 tarihinde askı yoluyla ilan edilmiştir. Davacı hak düşürücü sürede eldeki davayı açmıştır. Davacı dava dilekçesinde özetle; köylerinde 2009 yılında kadastro çalışmalarının tamamlandığını, kendisinin taşınmazı 20-25 yıldır fasılasız kullandığını ve üzerinde evi, söğüt, ceviz ve kiraz ağaçlarının olduğunu, taşınmazdan ... yolunun geçmesiyle taşınmazın ikiye bölündüğünü, ... istikametinin sol tarafında kuzeyine düşen kısmın her nasılsa kadastro harici bırakılarak 101 ada 1 nolu parsel olarak orman adına tescil edildiğini, yapılacak keşifte dinlenecek tanıklar ile evinin bulunduğu ve kendisine ait 170 ada 3 nolu parselin kuzeyine düşen yeri 25 yılı aşkın süredir kendisinin kullandığının tespit edileceğini, taşınmazın tapu kaydının iptali ile kendi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddedildiği, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince eksik araştırma ve inceleme sebebiyle mahkeme kararının kaldırıldığı, yeniden yapılan yargılama neticesinde alınan bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olması nedeniyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Davacı vekilince karar istinaf edilmiş, Samsun Bölge Adliye Mahkemesince; kaldırma kararı sonrası mahkemece yapılan keşif sonucunda üç uzman orman bilirkişi ve harita bilirkişiden oluşan kurul tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmaz bölümünün orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmiş olmasına ve orman sayılan yerlerin zilyetlikle kazanılmasının hukuken mümkün bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından, eksik inceleme ve araştırma ile ile hüküm kurulduğundan verilen kararın bozulması talebiyle temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.