10. Hukuk Dairesi 2022/6715 E. , 2023/7433 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/913 E., 2022/589 K. vekili Avukat ... KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/1047 E., 2021/28 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üz
**10. Hukuk Dairesi 2022/6715 E. , 2023/7433 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/913 E., 2022/589 K. vekili Avukat ... KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/1047 E., 2021/28 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde ; davacının davalıya ait işyerinde çalışırken tutulduğu meslek hastalığı sonucu çalışma gücünün % 12'sini kaybedecek şekilde sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 10,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını ve mükerrer olduğunu, davacının başka işyerlerinde çalışmaları bulunduğunu, işyerinin meslek hastalığı doğuracak nitelikte olmadığını, meslek hastalığının ve maluliyetin tespiti açısından Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı ... Madencilik ve taşeronlarına bağlı olarak yeraltı maden ocaklarında 01.09.1994-03.06.2013 tarihleri arasında kesintili olarak çalıştığı ve meslek hastalığına musap olduğu, Kocatepe SSG Merkezinin 14.10.2015 tarihli kararı ile davacının meslek hastalığına bağlı malüliyetinin %0 olduğu ve kontrol gerekmediğinin belirlendiği, maluliyet tespit tarihinin 06.03.2014 olduğu, sigortalının itirazı üzerine YSK'nın 18.12.2015 tarihli kararı ile de davacının meslek hastalığına bağlı maluliyetinin düzeltme kaydı ile 06.03.2014 tarihinden geçerli olmak üzere % 12 olarak belirlendiği, dosyada mevcut maluliyet raporları arasındaki çelişki nedeniyle Adli Tıp 3. İhtisas Kuruluna rapor aldırılmak üzere dosyanın gönderildiği, 26.03.2018 tarihli rapor ile davacının E cetveline göre % 12,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirlendiği, maluliyet oranının başlangıç tarihi yönünden alınan raporda davacıda 26.02.2014 tarihinden itibaren meslek hastalığının mevcut olduğu, yıllar içinde ilerlediği, 16.10.2017 tarihinde p/s 2/2 düzeyine ulaştığı, 06.03.2014 tarihinde maluliyet tayinine yer olmadığının mütaala olunduğu, taraf vekillerinin itirazı ve raporlar arasındaki çelişki nedeniyle Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan alınan 04.04.2019 tarihli rapor ile davacının 26.02.2014 tarihinden itibaren p/s 1/2 düzeyinde pnömokonyoz meslek hastalığı olduğu, hastalığın yıllar içerisinde ilerlediği, E cetveline göre % 12,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirtildiği, itiraz üzerine ve davacının meslek hastalığı maluliyet oranına ilişkin başlangıç tarihinin kesin olarak tespit edilmesi amacıyla Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan alınan 17.09.2020 tarihli ek raporda, davacının 26.02.2014 tarihinden itibaren p/s 1/2 düzeyinde pnömokonyoz meslek hastalığı olduğu, hastalığın yıllar içerisinde ilerlediği, 16.10.2017 tarihinden itibaren E cetveline göre % 12,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, kişinin 06.03.2014 tarihinde p/s 1/2 düzeyindeki pnömokonyoz meslek hastalığı nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine göre malüliyet tayinine mahal olmadığına karar verildiğinin bildirildiği, dosya arasına alınan ... 2. İş Mahkemesinin 2015/1365 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının ..., davalının TTK, davanın %0 meslek hastalığı maluliyetine ilişkin manevi tazminat davası olduğu, davacı lehine 1,000 TL manevi tazminata hükmedildiği, maluliyet tarihinin 06.03.2014 olarak kabul edildiği, kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı tespitlerine yer verildikten sonra; davacıda 16.10.2017 tarihinden geçerli olmak üzere %12,2 oranında meslek hastalığı olduğu, işbu dava tarihinin ise 25.07.2016 olduğu, her davanın açıldığı tarihe göre değerlendirilmesi gerektiği, işbu davanın Yüksek Sağlık Kurulu'nun 18.12.2015 tarihli kararında tespit edilen maluliyet oranına göre açıldığı, ancak ATK raporlarında açıkca tespit edildiği üzere Yüksek Sağlık Kurulu tarafından tespit edilen maluliyet oranının yerinde olmadığı, nitekim ATK 3. İhtisas ve İkinci Üst Kurulu raporlarına göre davacının 06.03.2014 tarihinde maluliyet tayinine yer olmadığına karar verildiği, sonuç olarak davanın açıldığı tarihte davacının iddia edildiği üzere %12 oranında maluliyetinin bulunmadığı, sonradan meydana gelen maluliyet artışlarının yeni bir dava konusu yapılabileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; mahkemenin verdiği kararın usul ve yasaya ve ayrıca usul ekonomisi ilkelerine açıkça aykırı olduğunu, bu dava açılmadan Adli Tıp Kurumu raporunun bilinmesinin mümkün olmadığını, Yüksek Sağlık Kurulu raporu üzerine davanın açıldığını, davacıda 26.02.2014 tarihinden itibaren meslek hastalığı olduğunu, bu hastalığın zamanla ilerlediğini ve maluliyet derecesinin zamanla arttığını,"maluliyet tayinine yer olmadığı" şeklindeki mütalaanın meslek hastalığının var olduğu ancak maluliyet alacak derecede olmadığı anlamını taşıdığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sonradan meydana gelen maluliyet artışlarının yeni bir dava konusu yapılabileceği anlaşılmakla, maluliyetin bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi yönündeki ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, verilen kararın usul ekonomisine uygun olmadığını, Yüksek Sağlık Kurulu raporu üzerine dava açıldığını ve yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu raporları ile davacıda 26.02.2014 tarihinden itibaren meslek hastalığı olduğu 06.03.2014 tarihinde meslek hastalığı sebebiyle maluliyet tayinine mahal olmadığı (%0 olduğu ) ancak hastalığının artarak 16.10.2017 tarihinden itibaren de meslek hastalığının %12,2 oranında mevcut olduğunun belirtildiği,"maluliyet tayinine yer olmadığı" şeklindeki mütalaanın meslek hastalığının var olduğu ancak maluliyet alacak derecede olmadığı anlamını taşıdığı, dava açılış tarihinde davacıda meslek hastalığının mevcut olmasının tek başına yeterli olup, dava dilekçesinde maluliyet oranının belirtilmesinin davacı aleyhine yorumlanmaması, mütalaa edilen maluliyet derecesinin başlangıç tarihinin ancak Mahkemece faiz işletilecek tarihin tespitinde önem arz edeceği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meslek hastalığı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un18 inci, 19 uncu ve 95 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 uncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır." Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir. Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Davacı, dava tarihinden önce Yüksek Sağlık Kurulu kararı ile ve düzeltme kaydı ile %12 olarak belirlenen meslek hastalığına dayalı meslekte kazanma gücü kaybı oranına dayanarak ve maluliyetinin de tespitini talep etmek suretiyle açtığı eldeki dava ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Yargılama sürecinde Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu tarafından sürekli iş göremezlik oranı 16.10.2017 tarihi itibariyle %12,2 olarak belirlenmiş ve her iki tarafın hem orana hem de başlangıca yönelik itirazı doğrultusunda Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurulunca sürekli iş göremezlik oranı 16.10.2017 itibariyle %12,2 olarak, öncesi itibariyle de %0 olarak tespit edilmiştir. Hal böyle olunca, Adli Tıp Kurumu 2.Üst kurulunca belirlenen iş göremezlik oranı ve başlangıcı dikkate alınmak suretiyle, ayrıca davacının başka işyerlerinde geçen çalışmalarının süresi ve etkisi de gözetilerek ve meslek hastalığı yönünden teselsül sorumluluğunun bulunmadığı da dikkate alınmak suretiyle, tarafların ve etkisi varsa dava dışı işverenliklerin kusur oranı belirlenerek maddi tazminat hesabı yapılmalıdır. Manevi tazminat istemi yönünden ise, daha önce ... 2. İş Mahkemesi 2015/1365 Esas, 2016/382 Karar sayılı dosyasında görülüp kesinleşen manevi tazminat dosyası içeriği de gözetilerek, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi dikkate alınarak yapılacak inceleme sonucuna göre karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.