6. Hukuk Dairesi 2014/10779 E. , 2014/12373 K. MAHKEMESİ : Edremit İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/07/2014 NUMARASI : 2013/423-2014/275 İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz e…
**6. Hukuk Dairesi 2014/10779 E. , 2014/12373 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Edremit İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/07/2014 NUMARASI : 2013/423-2014/275 İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davalının tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı alacaklı, davalı borçlu hakkında haciz ve tahliye istemli olarak başlatmış olduğu 22/10/2013 günlü icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrinde, ödenmediği iddia olunan aylar kira paraları ile sözleşmenin 19.maddesindeki muacceliyet şartı gereği ödenmesi gerekli aylar kiraları toplamı olan 14.000 TL'nin yasal sürede ödenmesini istemiş,ödeme emrinin 11/11/2013 günü tebliğ edilmesini takiben davalı 13/11/2013 tarihinde takibe itiraz etmiş, davacı 03/12/2013 tarihinde ise yasal 30 günlük ödeme süresinin bitmesini beklemeden 03/12/2013 tarihinde icra mahkemesine başvurarak, itirazın kaldırılmasını ve kiralananın tahliyesini talep etmişdir. Davacı İİK.nun 269/1 ve Türk Borçlar Kanunu'nun 315.maddesi uyarınca, ihtarlı ödeme emrinde verilen otuz günlük yasal ödeme süresi beklenmeden tahliye isteminde bulunamaz. Bu sebeple süre dolmadan açılan ve iş bu davada istenilen tahliye isteminin mahkemece reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tahliye kararı verilmesi doğru değildir. 2-Davalının, itirazın kaldırılmasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 346.maddesinde; Kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanun'unun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı Kanun'un görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanun'unun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun'da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 19.maddesinde "bir kira ödenmediği takdirde gelecek kiralar muacceliyet kesbeder" koşuluna yer verildiği görülmekte ise de; Dosya içeriğinden kiracının Türk Ticaret Kanun'u kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında Türk Borçlar Kanun'unun 346.maddesinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilmeli, tacir olmadığının anlaşılması halinde ise; yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağına göre yapılması, muacceliyet koşulu gereğince istenen aylar kirası yönünden alacak (itirazın kaldırılması) isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tüm alacak üzerinden takibe itirazın kaldırılmasına karar verilmesi de doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.