T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1077 KARAR NO : 2026/602 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.03.2024 NUMARASI : 2023/84 Esas 2024/170 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 09.04.20…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1077 KARAR NO : 2026/602 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.03.2024 NUMARASI : 2023/84 Esas 2024/170 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 09.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 14.04.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.05.2007 tarihinde, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu davacının yaralandığını, malul kaldığını, davalı ... şirketince davadan önce 26.05.2015 tarihinde 15.794,61 TL ödenmesine rağmen ödemenin yetersiz olduğunu belirterek HMK’nın 107. maddesi gereğince şimdilik 100,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı ile 1.900,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 03.02.2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ile sürekli işgöremezlik talebini 16.603,31 TL’ye, geçici işgöremezlik talebini 989,52 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere ... plakalı aracın 20.12.2006- 20.12.2007 tarihleri arasında ZMMS poliçesi ile davalıya sigortalı olup sorumluluklarının gerçek zarar, sigortalının kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davacının başvurusu üzerine 26.05.2015 tarihinde kendisine 15.794,61TL ödendiğinden sorumluluklarının kalmadığını savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2020/1711 Esas 2022/2443 Karar sayılı kararı ile, davalının zamanaşımı defi yönünden yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği; kaldırma kararı doğrultusunda davalı tarafın zamanaşımı defi yönünden yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu davaya konu kazanın 09.05.2007 tarihinde meydana geldiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/2. Maddesi uyarınca eldeki davada ceza zamanaşımı süresinin 5237 TCK uyarınca 8 yıl olduğu, 8 yıllık sürenin 09.05.2015 tarihinde dolmuş bulunduğu, davalı ... şirketince davacıya yapılan ödemenin 26.05.2015 tarihli olup, zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapılan ödemenin zamanaşımını kesen hal kapsamında değerlendirilmesinin olanaklı olmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu zararın karşılanması için 27.03.2015 tarihli dilekçe ile davalı ... şirketine başvuru yapıldığını, dilekçenin 01.04.2015 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafın kendilerine 21.04.2021 tarihli yazı ile eksik evrakların bildirimi konusunda bildirimde bulunduğunu, dolayısıyla 21.04.2015 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin kesildiğini, eksik belgelerin taraflarınca tamamlanması sonrasında davalı şirketin 26.05.2015 tarihinde ise kısmi ödeme yaptığını, bu şartlarda zamanaşımı süresi dolmadan davanın açıldığını, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava konusu olay 09.05.2007 tarihinde meydana gelmiş olup olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun zamanaşımını düzenleyen 60. maddesinde “Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ıttıla tarihinden itibaren bir sene ve herhalde zararı müstelzim fiilin vukundan itibaren on sene sonra istima olunmaz. Şu kadar ki zarar ve ziyan dâvası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsî dâvaya da o müruru zaman tatbik olunur.” hükmüne yer verilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 133. maddesinde; “Aşağıdaki hallerde müruru zaman katedilmiş olur: 1-Borçlu borcu ikrar ettiği, hususiyle faiz veya mahsuben bir miktar para veya rehin yahut kefil verdiği takdirde. 2-Alacaklı dava veya defi zımnında mahkemeye veya hakeme müracaatla veya icrai takibat yahut iflas masasına müdahale ile hakkını talep eylediği halde”, 134. maddesinin 1. fıkrasında; “Müruru zaman, müteselsilen borçlu olanlardan veya taksimi kabil olmıyan bir borcun müşterek borçlularından birine karşı katedilmiş olunca diğerlerine karşıda katedilmiş olur.”, 135. maddesinin 1. fıkrasında; “Müruru zaman katedilmiş olunca katıdan itibaren yeni bir müddet cereyan etmeğe başlar.”, 136. maddesinin 1. fıkrasında; "Bir dava veya defi ile katedilmiş olan müruru zaman, dava devam ettiği müddetçe iki tarafın muhakemeye müteallik her muamelesinden ve hakimin her emir ve hükmünden itibaren yeniden cereyana başlar.” hükümleri bulunmaktadır. 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, yaralamalı trafik kazasının 09.05.2007 tarihinde meydana geldiği, zamanaşımı süresinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89/4. ve 66/1-e maddelerine göre 8 yıl olduğu, buna göre davacının tazminat isteminin 09.05.2015 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı ancak mahkemece verilen ilk kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılması üzerine davacı tarafından davalı ... şirketine yapılan başvuru belgeleri ve ödeme belgeleri dosyaya getirilmiş, bu belgelere göre davacının, zamanaşımı süresi dolmadan önce 27.03.2015 tarihli dilekçe ile davalı ... şirketine başvuruda bulunarak davacının dava konusu kazadan kaynaklanan zararının tazminini talep ettiği, sözkonusu dilekçenin 01.04.2015 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı şirketin ise zamanaşımı süresi dolmadan önce 21.04.2015 tarihli cevabi yazısında, dava konusu kazaya ilişkin olarak hasar dosyasının açıldığını, ceza dosyasında verilen gerekçeli kararın onaylı örneği, davacının gelir durumunu gösteren belge, davacıya ait nüfus cüzdan fotokopisi olarak belirtilen eksik belgelerin ibrazı durumunda “ödeme yapılacağının” belirtildiği, davacı tarafça, 29.04.2015 tarihli dilekçe ile davalı şirketin talep ettiği eksik evrakların tamamlanarak sunulduğu, eksik evrakların tamamlanması sonrasında davalı şirket tarafından inceleme aşamasına geçildiği ve zamanaşımı süresi dolduktan sonra 26.05.2015 tarihinde davacı tarafa ödeme yapıldığı dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunun 133. Maddesi ve 6098 sayılı TBK'nın 154. Maddesi gereğince borçlunun borcunu ikrar etmesinin zamanaşımını kesen sebepler içerisinde sayıldığından ve davalının 21.04.2015 tarihli cevabi yazısında ödeme yapılacağının belirtilmiş olması ve davacı tarafından zamanaşımı süresi dolmadan gerekli belgelerin davalıya sunulmuş olmasına göre 21.04.2015 tarihinde borç ikrarı ile kesilen zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başlayacağı kesilen ve yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin 26.05.2015 tarihinde yapılan ödeme ile kesilen ve yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin kesilerek tekrar işlemeye başlayacağı, davalı şirket tarafından davacıda sigorta tazminatının ödeneceğine dair inanç yaratıldığı ve zamanaşımı süresi geçtikten sonra ödeme yapıldığı da dikkate alındığında davalı şirketin borç ikrarı ile zamanaşımı süresinin kesildiği, davanın ise zamanaşımı süresinin kesildiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde 27.01.2016 tarihinde açıldığı gözetildiğinde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bununla birlikte, Dairenin kaldırma kararı öncesinde davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden mahkemece Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %2,2 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 4 ay olduğunun belirlendiği, davalı ... şirketi tarafından dava açılmadan önce 26.05.2015 tarihinde yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden hesap raporu alındığı, ödeme tarihi verilerine göre davacının geçici işgöremezlik zararının 989,52 TL, sürekli işgöremezlik zararının 5.639,64 TL olduğunun hesaplandığı, davalı ... şirketi tarafından davacıya yapılan 15.794,61 TL ödemenin yeterli olduğunun anlaşıldığı, raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu gözetildiğinde davanın esası incelenerek reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve düzelterek davanın esastan reddine ilişkin yeniden karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, sair istinaf sebeplerinin esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davanın REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcından, davacıdan alınan 29,20 TL peşin harç, 54,00 TL ıslah harcının tenzili ile bakiye 344,40 TL karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri, 36,10 TL tebligat giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı yargılamada vekil ile temsil edildiğinden davanın reddi nedeniyle, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.592,83 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yapılan yargılama gideri; 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ve 310,00 TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 1.479,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-HMK'nun 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 09.04.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. ... Başkan ... Üye ... . Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.