Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/4095 E. , 2024/6483 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/4095 Karar No : 2024/6483 DAVACI : ... Derneği Adına Genel Başkan ... DAVALILAR : 1)... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. Av. ... 2) ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 3) ... Başkanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. Av. ... DAVANIN ÖZETİ : Davacı tarafından, 2023 yılında hazırlanan ''Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi Uygulama Usul ve Esasları''nın tamamının iptali is…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/4095 E. , 2024/6483 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/4095 Karar No : 2024/6483 DAVACI : ... Derneği Adına Genel Başkan ... DAVALILAR : 1)... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. Av. ... 2) ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 3) ... Başkanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. Av. ... DAVANIN ÖZETİ : Davacı tarafından, 2023 yılında hazırlanan ''Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi Uygulama Usul ve Esasları''nın tamamının iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/6. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ: Dava; davacı dernek genel başkanı tarafından, 2023 yılında hazırlanan ''Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi Uygulama Usul ve Esasları''nın tamamının iptali istemiyle açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'İdari davaların açılması' başlıklı 3. maddesinde; "İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, gösterilir. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur." hükmüne yer verilmiş; 'Dilekçeler üzerine ilk inceleme' başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dilekçelerin, 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları yönünden de inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise, 14. maddenin 3. fıkrasının (g) bendinde yazılı hallerde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği, aynı maddenin 5. fıkrasında ise; dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususları hüküm altına alınmıştır. İdari Yargılama Usulünde geçerli olan resen araştırma ve yazılılık ilkeleri gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, başka bir ifadeyle, idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istenildiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ile idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir. İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün, yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemesi halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, davacı tarafından incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilmesi mümkün ise de, düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki ve/veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddiasında ve iptal isteminde bulunulduktan sonra, mutlaka işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hukuka aykırılığı ileri sürülen ve iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusunun ortaya konulması gerekmektedir. Dava dilekçesinin incelenmesinden; 'Konu' ile 'Sonuç ve İstem' kısımlarında; 2023 yılında hazırlanan ''Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi Uygulama Usul ve Esasları''nın tamamının iptalinin istenildiği; davacı tarafından, dava konusu düzenlemenin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, mevzuata aykırı olduğu, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluk bulunmadığı iddialarına yer verildiği görülmekle birlikte, dava konusu 2023 ''Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi Uygulama Usul ve Esasları''nın; 'Amaç', 'Kapsam', 'Dayanak', 'Kısaltmalar ve Tanımlar', 'Genel Esaslar', 'Görev ve Yükümlülükler-MEB Din Öğretimi, Hayat Boyu Öğrenme, Temel Eğitim, Mesleki Eğitim ve Ortaöğretim Genel Müdürlüklerinin Yükümlülükleri-İl/İlçe Millî Eğitim Müdürlüklerinin Yükümlülükleri-MEB İl ve İlçe Koordinatörünün Yükümlülükleri-Okul Müdürlüklerinin Yükümlülükleri-Temsilci Öğretmenin (Kulüp Rehber Öğretmeni) Yükümlülükleri-DİB Din Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Yükümlülükleri-İl/İlçe Müftülüklerinin Yükümlülükleri-GSB Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Yükümlülükleri-İl/İlçe Gençlik Spor Müdürlüklerinin Yükümlülükleri-ÇEDES Uygulama Mekânlarının Yükümlülükleri', 'Değerler Eğitimi Yıllık Faaliyet Planı', 'Değerler Kulübü', 'Değerler Çalışmaları', 'Kültür Şenlikleri', 'Gençlik Spor Bakanlığı Değerler Kampları', 'Görünürlük Çalışmaları', 'İzleme Değerlendirme Faaliyetleri', 'Kurullar ve Görevleri' başlıklarından oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu durumda; dava dilekçesinde düzenlemenin hangi kısımlarının dava konusu edilmek istenildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenilen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiğinden, bu haliyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan DAVA DİLEKÇESİNİN aynı Kanunun 15. maddesinin 1/d bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde usulüne uygun biçimde düzenlenecek dilekçe ile yeniden dava açılabilmek üzere REDDİNE, 2. Yeniden açılacak dava için ayrıca harç alınmayacağının ve aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacıya bildirilmesine, 3. Davanın yenilenmemesi durumunda kullanılmayan posta gideri ile...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 10/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X-) Dava dilekçesinin, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlendiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulmasına ilişkin talebin incelenmesi gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.