2. Hukuk Dairesi 2020/1369 E. , 2020/2422 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil-Aile Konutu Şerhi Konulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından tamamı yönünden; davalı ... ve ... tarafından ise vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, aile konutunun malik olmayan eşin rızası alınmadan davalılar…
**2. Hukuk Dairesi 2020/1369 E. , 2020/2422 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil-Aile Konutu Şerhi Konulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından tamamı yönünden; davalı ... ve ... tarafından ise vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, aile konutunun malik olmayan eşin rızası alınmadan davalılardan ... ve ...'a satıldığından bahisle Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi gereğince, davalılardan ... ve ...'a adlarına olan tapu kaydının iptali ile eski malik olan diğer davalı eş Musa Kurat adına tapuya tescili ve taşınmaz üzerine aile konutu şerhi konulması istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu, ancak taşınmazın ilk devri itibariyle geçen zaman, davacının ilk devri öğrendiği tarih dikkate alındığında TMK m. 2 gereği iyiniyetli olmadığı, dava konusu taşınmazın devrinden bilgisi ve rızası olmadığı iddiasının kötü niyetli olduğu, boşanma durumunda edinilmiş mal rejiminden kaynaklı dava açabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı ile davalı eşin dava konusu taşınmazı halen aile konutu olarak kullandıkları, davalı eşin de kabulünde olduğu üzere çocuklarının talebi ile dava konusu taşınmazı komşuları olan ve dava konusu taşınmazın aile konutu olarak davacı ve davalı eş tarafından kullanıldığını bilen ...a bedelsiz olarak devredildiği, ...'un vefatı ile mirasçıları tarafından dava konusu taşınmazın davalı eşin çocukları olan davalılar ... ve ...'a devredildiği, davalıların el ve iş birliği içinde kötü niyetli olarak hareket ettikleri anlaşılmaktadır. Aile konutunun, hak sahibi eş tarafından devri ve sınırlandırılması, diğer eşin açık rızasına bağlıdır. (TMK m. 194). Türk Medeni Kanunu madde 194 hükmü ile eşlerin fiil ehliyetine getirilen sınırlama aile konutuna şerhin konulması ya da konulmaması koşuluna bağlanmadığı gibi işlem tarafı olan üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmamasının da herhangi bir önemi bulunmamaktadır (HGK 15.4.2015 gün 2013/2- 2056 esas 2015/1201 karar). Davacı eşin taşınmazın devrine açık rızası bulunmamaktadır. O halde eşin açık rızası alınmadan yapılan işlemin geçerli olduğunu kabul etmek imkansızdır. Eş söyleyişle eşin "Açık rızası alınmadan" yapılan işlemin "Geçersiz olduğunu" kabul etmek zorunludur. Gerçekleşen bu durum karşısında dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu tanık ve taraf beyanları ve mahkemece yapılan keşifle anlaşıldığına göre tapusunun iptali ile davalı eş adına tescilini ve bu bölüm üzerine aile konutu şerhi konulmasına karar verilecek yerde yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.