Başvuru, yazdığı dilekçede yer alan sözleri dolayısıyla başvurucunun cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yazdığı dilekçede yer alan sözleri dolayısıyla başvurucunun cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 5/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, olayların meydana geldiği tarihte inşaat mühendisidir. Başvurucunun amcası A.E., Bozyazı Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptali ve tescil talebiyle 2007 yılında dava açmıştır. Mahkeme davaya konu mahalde encümen kararına dayalı olarak yapılan imar uygulamasının 2008 yılında kesinleştiğini, davacının imar uygulamasına karşı iptal davası açmadığını tespit etmiştir. Mahkeme, davanın konusuz kaldığını tespit ederek esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Karar 2012 yılında onanarak kesinleşmiştir. Başvurucu, 2010 yılında Silifke Adalet Komisyonu Başkanlığına hitaben bir şikâyet dilekçesi yazarak Bozyazı Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan ve bahsi geçen yargılama ile dava hâkimini şikâyet etmiştir. Başvurucu dilekçesinde; hâkimin davanın çözümü için yapması gereken araştırmayı yapmadığını, taraflı bir tutum sergilediğini ve kararını tümüyle dava konusu ihtilafın kaynağı olan belediye işlemlerine dayandırdığını iddia etmiştir. Başvurucu şikâyet dilekçesinde, hâkimin kararına dayanak yaptığı bir idare mahkemesi kararını hatalı yorumladığını, "hukuk fakültesi sınıf öğrencisinin dahi" o kararı doğru yorumlayabileceğini ileri sürmüştür. Başvurucu, Silifke Adalet Komisyonu Başkanlığına hitaben yazdığı aynı şikâyet dilekçesini Bozyazı Asliye Hukuk Mahkemesine de göndermiştir. Mahkeme hâkimi de dilekçeden bu şekilde haberdar olmuş ve dilekçede yer alan ifadeler nedeniyle suç duyurusunda bulunmuştur. Öte yandan bireysel başvuru dosyası ve eki belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede başvurucunun şikâyet dilekçesinin işleme konulduğuna ilişkin bir bilgi tespit edilememiştir. Bozyazı Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucu ve A.E. hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan soruşturma başlatmıştır. Bozyazı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ifadesinde başvurucu; A.E.nin kendisinin amcası olduğunu ve birçok davada birlikte hareket ettiklerini, müşteki hakkındaki dilekçeyi hâkimin amcası hakkında vermiş olduğu karar dolayısıyla amcasının bilgisi dâhilinde yazdığını ve herhangi bir hakaret kastının olmadığını ileri sürmüştür. Başsavcılıkça, başvurucu ve amcası hakkında atılı suçlardan kamu davası açılmıştır. Bozyazı Sulh Ceza Mahkemesi, başvurucu ve A.E.nin kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan ayrı ayrı 080 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar vermiştir. Mahkeme kararının gerekçesinin başvurucu ile ilgili kısmı şöyledir:"Yukarıdaki anlatımlar ışığında; Sanıklardan A.E.'nin Bozyazı Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen karar neticesinde durumu sanık Hasan Ercan'a aktardığı, sanıkların fikir ve irade birliği içerisinde şikayet dilekçesi yazarak komisyona gönderdikleri bir suretini de mağdur [H. T.ye] postaladıkları, dilekçe içeriğinde şikayet hakını aşar bir biçimde hukuk fakultesi sınıf öğrencisinin bileceği şeklinde tahkir edici ifade kullandıkları, yanlı davranış, görevi kötüye kullanma, bilerek yanlış yorumlama şeklinde onur, şeref ve saygınlığı rencide edecek fiil isnat ettikleri, şikayet dilekçesi sonucunda şikayetin işleme konulmadığı hususunda tam bir vicdani kanaate ulaşılmıştır.Sanık Hasan Ercan'ın katılana karşı eylemi TCK 125(3).a maddesinde düzenlenen kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu kapsamına girmektedir. Sanığın üzerine atılı suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar (suçun rencide edici etkisini artırıcı herhangi bir aracın kullanılmaması) göz önüne alınarak alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir husus bulunmadığından alt sınırdan cezaya hükmedilmiştir. Sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık, gerçekleştirdiği suçun işlenmesindeki özellikler (işlenilen suçla verilmesi beklenilen ceza arasındaki oran) göz önüne alınarak seçimlik cezalardan lehe olan para cezası seçilmiştir. Sanığın fiili gerçekleştirdikten sonra ve yargılama sürecindeki olumlu davranışları (mahkemeye karşı saygılı duruşu, yargılamadan kaçmaya yönelik bir hareketinin olmayışı) takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasında takdiri indirim uygulanmıştır. Sanığın daha önce işlediği suçtan dolayı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunması deneme süresi içinde yeniden kasıtlı bir suç işlemesi bu hali ile yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılamaması nedeniyle sanık hakkında takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiştir. Yalnızca hapis cezasının ertelenebileceği düzenlendiğinden sanık hakkındaki para cezası ertelenmemiştir." Başvurucunun temyizi üzerine karar Yargıtay Ceza Dairesince 9/6/2014 tarihinde onanmıştır. Başvurucu hakkında verilen adli para cezasına ilişkin ödeme emri, başvurucuya 8/12/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 5/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Hakaret" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (3) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.... (3) Hakaret suçunun;a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,...İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz."B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk kurallarının yer aldığı karar için Keleş Öztürk (B. No: 2014/15001, 27/12/2017, §§ 25-28) kararına bakılabilir.