5. Ceza Dairesi 2009/14447 E. , 2010/2366 K. "İçtihat Metni" Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve özel hayatın gizliliğinin ihlali suçlarından sanıklar ..., ... ve ...'un yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetlerine dair, Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.06.2009 gün ve 2009/129 Esas, 2009/173 Karar sayılı hükümlerin Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri ile sanık ... tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.
**5. Ceza Dairesi 2009/14447 E. , 2010/2366 K.** **"İçtihat Metni"** Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve özel hayatın gizliliğinin ihlali suçlarından sanıklar ..., ... ve ...'un yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetlerine dair, Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.06.2009 gün ve 2009/129 Esas, 2009/173 Karar sayılı hükümlerin Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri ile sanık ... tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Ceza Genel Kurulu'nun 12.02.2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı kararı gereğince sonuç ceza miktarı itibarıyla sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü: CMK 232/1-d maddesine aykırı olarak sanıkların gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin ve halen tutuklu olup olmadıklarının gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi, mahallinde eklenmesi mümkün yazım noksanlığı kabul edildiğinden ve 01.06.1992 doğumlu olan sanık ...'un 18 yaşını bitirmemiş olması nedeniyle duruşmaların kapalı yapılmaması ve hükmün açık tefhimi suretiyle CMK 185. madde düzenlemesine aykırı hareket edilmesi telafisi mümkün bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafiilerin ve sanık ...'un temyiz itirazlarının reddiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar ... ve ... haklarında kurulan usul ve kanuna uygun olan mahkümiyet hükümlerinin ONANMASINA, Özel hayatın gizliliğinin ihlali suçlarından sanık ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde; TCK 134/1. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunun aynı Kanunun 139. maddesi gereğince şikayete tabi olması ve bu konuda şikayetin bulunmaması nedeniyle hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca söz konusu davaların DÜŞMESİNE, Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıklar ... ve ..., kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık ...'un mağdureyle ilişkiye girmesinden sonra sanık ...'un da aynı zaman ve mekanda mağdureyle ilişkiye girdiği gözetilip sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 103/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Sanık ...'a TCK.nun 103/2. maddesi uyarınca tayin edilen 8 yıl hapis cezasının aynı Kanunun 43. maddesi gereğince 1/4 oranında arttırılması suretiyle 10 yıl yerine yazılı şekilde 12 yıl fazla cezaya hükmedilip bu miktar üzerinden 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca indirimlerin yapılması suretiyle fazla ceza tayini, Suç tarihinde 18 yaşından küçük sanığa kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan 2 yıl 1 ay hapis cezasının TCK.nun 51. maddesi uyarınca ertelenmesinin mümkün bulunduğu gözetilmeden yasal ve yeterli gerekçe göstermeden yazılı şekilde “51. maddenin uygulanmasına yasal olarak yer olmadığına” karar verilmesi, Çalıştığı işyerinde sanık ...'un mağdureyle ilişkiye girmelerini sağlayıp aynı suç işleme kararıyla mağdureyle ilişkiye girmek suretiyle eylemlerini devam ettiren sanık ... hakkında teselsül hükmünün uygulanması gerekirken eylemlerinin ayrı suçlar olarak kabulüyle yazılı şekilde hükümler kurulması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin ve sanık ...'un temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 24.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.