21. Hukuk Dairesi 2016/8522 E. , 2017/5973 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, aldığı yetim aylığı ve yararlandığı sağlık hizmetlerinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, kesildiği tarihten itibaren bağlanmasına, sağlık hizmetlerinden yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşı…
**21. Hukuk Dairesi 2016/8522 E. , 2017/5973 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, aldığı yetim aylığı ve yararlandığı sağlık hizmetlerinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, kesildiği tarihten itibaren bağlanmasına, sağlık hizmetlerinden yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava; 5510 sayılı Yasa'nın 56/2.fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı tespit edilen davacının, ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ve davacının aldığı yetim aylığı ve yararlandığı sağlık hizmetlerinin devamının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacı ...’ın eşi ...’dan 13.09.2006 tarihinde boşandığı, 20/09/1996 tarihinde vefat eden babasından dolayı yetim aylığı aldığı, 15/01/2007 tarihinde boşanmadan 4 ay sonra kızları ...’nin doğduğu, ... Denetmeni tarafından düzenlenen 24/08/2010 tarih 422 sayılı rapora göre; davacı ve eski eşinin boşanmadan sonra birlikte yaşadıklarının tespit edildiği, ...’da düzenlenen raporun, ...’da yaşayan tarafların birlikte yaşadıklarını ispatlamak için yeterli olmadığı, bu rapora dayanılarak Kurumca 23/10/2008-22/10/2010 tarihleri arasında ödenen 18.294,62 TL yersiz aylık ve faizinin borç çıkarıldığı, Mahkemece birlikte yaşama olgusunun irdelendiği ancak ispat için toplanan delillerin yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Davanın, yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56. maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada: “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Düzenleme ile ölen sigortalının kız çocuğu veya dul eşi yönünden, boşanılan eşle boşanma sonrasında fiilen birlikte olma durumunda, ölüm aylığının kesilmesi ve ödenmiş aylıkların geri alınması öngörülmektedir. Buna göre, daha önce ... kanunlarında yer almayan, boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama olgusu, gelir veya aylık kesme nedeni ve bağlama engeli olarak benimsenmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde: “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.