9. Ceza Dairesi 2023/10094 E. , 2025/3322 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/155 E., 2022/775 K. HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, onama, bozma İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, dosya incelendi. Yargıtay incelemesinden geçen dosyaya ilişkin temyiz süresinin bir hafta olduğu nazara alındığında hüküm fıkrasında temyiz süresinin tebliğden itibaren 15 gün olarak gösterilmesi suretiyle hatalı olarak …
**9. Ceza Dairesi 2023/10094 E. , 2025/3322 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/155 E., 2022/775 K. HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, onama, bozma İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, dosya incelendi. Yargıtay incelemesinden geçen dosyaya ilişkin temyiz süresinin bir hafta olduğu nazara alındığında hüküm fıkrasında temyiz süresinin tebliğden itibaren 15 gün olarak gösterilmesi suretiyle hatalı olarak belirtildiği anlaşıldığından, sanığın 03.02.2023 tarihli temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında katılan ...'e yönelik cinsel saldırı ile katılanlar ve mağdurlara yönelik eziyet (on bir kez) suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Kırklareli 3. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz İsteği Özetle, iddia edilen olayların sübuta ermediğine, katılanlar ile şikayetçilerin ifadelerinin çelişkili olduğuna, tanık anlatımlarının lehine olduğuna, cezalandırılmasına yeter şüpheden uzak delil bulunmadığına, adil yargılanma, masumiyet ve silahların eşitliği ilkelerinin ihlal edildiğine, mahkumiyet hükümlerin lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında ..., ..., ... ve ....a Karşı Eziyet Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık Hakkında ...'e Karşı Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 150/3. maddesinde şüpheli veya sanık için zorunlu müdafi görevlendirilmesi, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarla sınırlandırılmış, alt sınırı beş yıl ve daha az hapis cezasını gerektiren suçlar bu kapsama alınmamıştır. Bununla birlikte, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesine göre şüpheli veya sanığa zorunlu müdafi görevlendirilmesinde, temel hapis cezasının belirli bir oranda artırılmasını öngören nitelikli hâllerin dikkate alınıp alınmayacağı hususunda Kanun’da bir açıklık bulunmamakla birlikte Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2022/2-290 Esas, 2022/439 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, soruşturma ve kovuşturma zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınan nitelikli hâllerin, isnat edilen suç bakımından öngörülen cezayı da etkileyecek olması nedeniyle, adalet ve eşitlik ilkeleri gereğince sanığa zorunlu müdafi tayin edilmesinde de dikkate alınması gerektiği nazara alındığında somut olaya göre, sanığın değişik tarihlerde katılan ...'in yatağına uzanarak, göğüslerini okşayıp cinsel organını katılanın kalçasına sürtmesinden ibaret eylemlerini aynı koğuşta bulunmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle gerçekleştirmesi nedeniyle hüküm kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/3-e maddesi gereğince yarı oranında artırım yapıldığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca tayin edilecek müdafinin hazır bulunduğu celsede savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden müdafi bulunmaksızın alınan savunmasına istinaden mahkumiyet kararı verilerek Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36. maddesine aykırı olacak şekilde savunma hakkının kısıtlanması, Kabule göre de, Sanık hakkında bozma öncesi cinsel saldırı suçundan hükmolunan ceza miktarının 7 yıl 6 ay hapis cezası olduğu ve bozma öncesi anılan hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiğinin tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında sanık hakkında bozma öncesi kazanılmış hakkın korunmaması suretiyle 11 yıl 3 ay hapis cezası olacak şekilde fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık Hakkında ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a Karşı Eziyet Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükümlerin gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141, 5271 sayılı Kanun'un 34/1, 230 ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 308/7. maddelerine muhalefet edilmekle birlikte 5237 sayılı Kanun'un 96/1. maddesinde "Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi.. '' ibaresi yer almakta ve yasada eziyet kabul edilen eylemler tanımlanmadığı gözetildiğinde aynı maddenin düzenlenme gerekçesine göre, ''Eziyet olarak, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerekir, aslında bu fiiller de kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler ancak bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedirler bir süreç içinde süreklilik arzeder bir tarzda işlenen eziyetin özelliği, işkence gibi, kişinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerindeki tahrip edici etkilerinin olmasıdır. Bu etkilerin uzun bir süre ve hatta hayat boyu devam etmesi, eziyetin bu kapsamda işlenen fiillere nazaran daha ağır ceza yaptırımı altına alınmasını gerektirmiştir." denilmektedir. Bu suçta temel özellik, kötü davranmadır. Bu kötü davranma, mağdurun onur ve şerefiyle bağdaşmayan muameleye tabi tutulması, ona acı veren ve insan olarak hak etmediği bir işlem uygulanması olabilir. Bu eylemler çoğunlukla, yaralama, tehdit, sövme gibi yasanın başka maddelerinde açıkça düzenlenmiş suçlar dışında kalan eylemleri kapsar. Bu eylemler, çıplak gezdirme, aç bırakma, sürekli alay etme, korkutma gibi olabilirler. Bu kapsamda; sanığın Kırklareli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda E-5 koğuşunda katılanlar ve şikayetçiler ile birlikte kaldığı, sanığın katılan ...'den koğuş arkadaşlarına küfür etmesini istemesi ve katılanın bunu kabul etmemesi nedeniyle tokat ve yumruk ile katılana vurması, mağdur ...'i yatağında yattığı zamanlarda temizlik fırçasıyla vurarak kaldırması, katılan ...'i hizmetçi gibi kullanmak istemesi, bunu kabullenmeyince katılana hitaben birden fazla defa "Senin aileni vururuz, senin ailenin evini biliyoruz, onlara kurşun yağdırırız" şeklinde sözler söylemesi, şikayetçi ...'nın koğuşta televizyon izlediği sırada boğazını sıkması ve sonra "Sana şaka yaptım" demesi, mağdur ...'in namaz kıldığı zamanlarda mağdura hitaben "Sen nasıl namaz kılıyorsun, yanındaki adam bitirdi, ben namaz mamaz dinlemem seni çeker alırım namazdan, seni döverim, seni kırarım" şeklinde sözler söylemesi, katılan ...' a zorla eşofman satmaya çalışması, bunu kabul etmediği için çeşitli zamanlarda yumruk ve tokat atarak katılana vurması, katılan ...'ya cinsel saldırı eylemleri dışında ayrıca "Benim dondurmamı yala, şu salatanın suyunu çıkarsana, sen topsun, kendini daha önce ....tirmişsin" şeklinde sözler söylemesi, şeklinde kabul edilen olaylarda, sanığın eylemlerinin ne şekilde yaralama, tehdit ve sövme suçları dışında insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekilmesine, aşağılanmasına yol açacak ve süreklilik arz edecek davranışlar olarak kabul edildiği, Yargıtay denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılmadan, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık Hakkında ..., ..., ... ve ... ...'a Karşı Eziyet Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kırklareli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık Hakkında ...'e Karşı Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a Karşı Eziyet Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Kırklareli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2025 tarihinde karar verildi.