5. Hukuk Dairesi 2025/17121 E. , 2026/4497 K. "" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1964 Esas, 2024/1177 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/387 Esas, 2023/166 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilm…
5. Hukuk Dairesi 2025/17121 E. , 2026/4497 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1964 Esas, 2024/1177 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/387 Esas, 2023/166 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... Mahallesi 200 27... parselde kayıtlı taşınmaz, imar planı ile eğitim alanı ve yol olarak ayrıldığını, taşınmaz üzerinden fiilen yol geçtiğini, dava konusu taşınmaz uzun süredir eğitim alanı ve yol alanında kalmasına rağmen, davalılar tarafından bugüne kadar herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadığını, bedel de ödenmediğini ileri sürerek taşınmazın el atılan kısmının bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın imar planında mesleki ve teknik öğretim tesis alanı olarak ayrıldığını, taşınmaza fiili olarak el atılmadığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, taşınmazın imar planında Mesleki ve Teknik Öğretim Tesis alanı olduğunu, bu nedenle ilgili kurumun ... olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın reddini, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen taşınmazda kurumlarına ait tesis ve okul bulunmadığını, dava konusu parsele fiili el atma söz konusu olmadığından yargı yerinin idari yargı olmasından bahisle görevsizlik kararı verilmesini, davacının isminin tapu kayıtlarında geçmediğini, bu nedenle davanın ehliyet yokluğu nedeniyle reddini, dava konusu taşınmazın imar planında Mesleki ve Teknik Öğretim Tesisi Alanı ve Yol olarak tahsis edildiğini, buna göre sorumlu olan ilgili kurumun belediye olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aşınmazın değerinin az tespit edildiğini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın süre aşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, husumetin imar planını yapan ilgili belediyeye yöneltilmesinin gerektiğini, hüküm altına alınan bedelin fahiş olduğunu, taşınmazın dava tarihindeki nitelikleri değil el atıldığı tarihteki niteliklerinin dikkate alınması gerektiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza belediye tarafından fiilen el atılmadığını, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, taşınmaz bedelinin yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararı ile taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) maddesi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazla, emsal taşınmazın özelliklerinin puanlanması suretiyle bulunan değer üzerinden taşınmazın değerinin tespitlendiği, her iki taşınmazında düzenleme ortaklık payı düşülmüş imar parseli olduğu, kıyaslama neticesinde dava konusu taşınmazın kıyasi emsalden daha değerli kabul edilmesinin, emlak vergi değerleri açısından da yerinde olduğu ve emlak vergi değerleri açısından ters orantı bulunmadığı, fiili el atma ve hukuki el atma nedeniyle imar planındaki belirlenen m² bedellerine göre davacının hissesi nispetinde sorumlu kurumlar aleyhine kamulaştırmasız el atma tazminatına hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı; ancak dava konusu taşınmazda bulunan davacılar payının iptal ve davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde tescil hükmü kurulması, 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiği hâlde İlk Derece Mahkemesince maktu harcın davalıdan tahsiline karar verilmesi, hukuken el atılan dava konusu taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmediğinden yeniden esas hakkında karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Hükümde atıf yapılan 17.09.2022 tarihli fen bilirkişisi raporunda taşınmazın yol olarak el atılan kısımları ile imar planında meslek lisesi alanında kalan kısımlarının koordinat bilgilerini ayrı ayrı gösteren fen bilirkişisine ait ölçekli kroki bulunmadığı ve bu durumun infazda tereddüte yol açabileceği anlaşıldığından Dairemiz geri çevirme kararı ile dosyaya eklenen 04.12.2025 havale tarihli fen raporu hükme esas alınarak karar verilmesi gerekir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı ve davalı ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (2.6) numaralı bendinde yer alan " 17.09.2022" tarihinin hükümden çıkarılması, yerine “04.12.2025 havale " ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.