Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu 2018/200 E. , 2018/262 K. "" Görevsizlik Kararı Veren Yargıtay Daireleri : 15 ve 5. Ceza İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2018 tarihli ve 10-7 sayılı iddianamesi ve İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2018 tarihli ve 32-220 sayılı son soruşturmanın açılması kararıyla sanıklar ....., ... ve ...'un kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle ve bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüsten TCK'nın 158/2 ve …
**Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu 2018/200 E. , 2018/262 K.** **"İçtihat Metni"** Görevsizlik Kararı Veren Yargıtay Daireleri : 15 ve 5. Ceza İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2018 tarihli ve 10-7 sayılı iddianamesi ve İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2018 tarihli ve 32-220 sayılı son soruşturmanın açılması kararıyla sanıklar ....., ... ve ...'un kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle ve bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüsten TCK'nın 158/2 ve 35. maddeleri ile sanık ... ....'ün ayrıca 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 10. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davası üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesince 09.07.2018 tarih ve 1-1 sayı ile; “6572 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'na eklenen geçici 14. madde uyarınca 20.01.2017 tarihli ve 2017/1 sayılı işbölümü kararının 'Yargıtay Ceza Daireleri İşbölümü Ortak Hükümler' bölümünde de; 'Daireler arasında iş bölümünün belirlenmesinde 28.06.2014 tarihinden önce düzenlenen tebliğnameler bakımından iddianame veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirmeye göre görevli daire belirlenir.', 28.06.2014 tarihi dahil sonrasında düzenlenen tebliğnameler bakımından ise, 'Ceza Dairelerinin görevlerinin belirlenmesinde, mahkûmiyet kararlarında mahkeme hükmündeki, mahkûmiyet dışındaki kararların temyiz incelemesinde ise dava açan belgedeki nitelenen suç esas alınır.' hükmüne yer verilmiştir. Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması hâlinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır. İncelenen dosya içeriğine göre; TCK'nın 158/2. maddesinde belirtilen dolandırıcılık suçunun cezası üç yıldan on yıla kadar hapis cezası olup TCK'nın 250. maddesinde belirtilen irtikap suçunun cezası ise beş yıldan on yıla kadar hapis olarak öngörülmüştür. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 86. maddesinde 'Hakim ve savcıların suçlarına iştirak edenlerin aynı soruşturma ve kovuşturma mercilerine tabi olduğu'nun ifade edilmesi, son soruşturma kararındaki sanık Cumhuriyet savcısına yönelik eylemlerin nitelendirilmesi ve isnad olunan eylemin vasfına göre; TCK'nın 250. maddesindeki irtikap suçunun cezasının alt sınırının, TCK'nın 158/2. maddesinde belirtilen dolandırıcılık suçundan daha fazla olması karşısında; sanık ... ....'ün ve birlikte hareket eden sanıklar ... ve ...'un, ilk derece yargılama merciinin Yargıtay 5. Ceza Dairesi olduğu", Dosyanın gönderildiği Yargıtay 5. Ceza Dairesince de 16.07.2018 tarih ve 29-17 sayı ile;