11. Ceza Dairesi 2024/6108 E. , 2025/5797 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/227 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 12.02.2024 tarihli ve 2023/281633 Soruşturma, 2024/11948 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 14. Asli…
**11. Ceza Dairesi 2024/6108 E. , 2025/5797 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/227 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 12.02.2024 tarihli ve 2023/281633 Soruşturma, 2024/11948 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2024 tarihli ve 2024/276 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.02.2024 tarihli ve 2024/227 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.02.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 21.10.2024 tarihli ve 2024/18221 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108966 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108966 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/02/2024 tarihli kararı ile şüpheliden fatura aldığı belirtilen mükelleflere ilişkin sahte fatura kullanmaktan dolayı vergi incelemesi ve soruşturması yapılıp yapılmadığının, şüphelinin mal satışında bulunduğu diğer firmalar ve kişiler hakkında vergi incelemesi ve soruşturması bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmakla; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, defter ve belge ibraz etmemek ve sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 10/10/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, Mahkemesince her ne kadar şüpheliden fatura aldığı belirtilen mükelleflere ilişkin sahte fatura kullanmaktan dolayı vergi incelemesi ve soruşturması yapılıp yapılmadığının, şüphelinin mal satışında bulunduğu diğer firmalar ve kişiler hakkında vergi incelemesi ve soruşturması bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğinden bahisle iddianame iade edilmiş ise de, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2024 tarihli ve 2024/276 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...iddianamede şüphelinin raporda belirtilen belgeleri komisyon karşılığı sahte olarak düzenlediğinin belirtildiği, incelene raporda ise şüphelinin komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinin belirtildiği ancak hangi faturaların sahte olduğunun belirtilmediği yine bu hususun iddianame içeriğinde de hangi belgelerin sahte olduğu açıkça belirtilmediğinden iddianame bu yönüyle eksik görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan faturalara ilişkin herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı, bu kapsamda bu faturalara ilişkin dava açılıp açılmadığının anlaşılmadığı, bu faturaların sahteliğinin iddia olunacak olması halinde ise şüpheliden fatura aldığı belirtilen mükelleflere ilişkin sahte fatura kullanmaktan dolayı vergi incelemesi ve soruşturması yapılıp yapılmadığının ayrıca şüphelinin mal satışında bulunduğu diğer firmalar ve kişiler hakkında vergi incelemesi ve soruşturmasının bulunup bulunmadığının, gerçek bir ticari faaliyette bulunup bulunmadıkları araştırılmadığı, araştırılmış olması halinde bu düzenlenen vergi incelemesi raporlarınında dosya içine alınması gerektiğinden iddianame bu yönüyle eksik görülmüştür. Tüm bu eksikliklerin suçun sübutuna mutlak etkili olduğu, bu eksiklikler giderildikten sonra şüphelinin sahte olarak düzenlediği açıkça belirtilen belgelerin delillerle ilişkilendirilerek açıklanıp iddianame düzenlenmesi gerektiği..." belirtilen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.02.2024 tarihli ve 2023/281633 Soruşturma, 2024/11948 Esas sayılı iddianamesinin, iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Tuzla Vergi Dairesi Müdürlüğünün 613 191 5388 vergi kimlik numaralı mükellefi Mavişim Yapı Malzemeleri Lojistik İnşaat Metal Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli hakkında, "2022 ve 2023 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme" ile "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçlarını işlediğinden bahisle Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının, 10.10.2023 tarihli ve 2023-(2014-3-893)/43 sayılı Vergi Suçu Raporunun düzenlendiği, dosya içerisinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın, e-fatura asıllarının, 29.05.2023 tarihli ve E-12178747-000-2014-3-893-43341 sayılı isteme yazısı ile e-tebligat iletim durumu alındı belgesinin mevcut olduğunun, ilgili vergi tekniği raporunda düzenlenen sahte faturalar yönünden ayrıntılı açıklamalara yer verildiğinin, şüphelinin Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Büro Amirliğinde 28.12.2023 tarihinde alınan ifadesinde, faturalara konu alışverişlerin gerçek olduğunu, İstanbul'da kaldığı bir dönem tebliğ edilen isteme yazısından haberdar olmadığını beyan etmesi karşısında; İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2024 tarihli ve 2024/276 İddianame değerlendirme sayılı kararında belirtilen nedenlerin, 5271 sayılı Kanun‘un 174/1-b. maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı, toplanan deliller ışığında şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve belirtilen diğer delillerin Mahkemece yargılama sırasında da toplanabileceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.02.2024 tarihli ve 2024/227 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.