T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/709 KARAR NO : 2025/2547 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 14/10/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ibraz ettiği dava dilekçesinde; Davalı...'ın…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/709 KARAR NO : 2025/2547 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 14/10/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ibraz ettiği dava dilekçesinde; Davalı...'ın müvekkili olan şirketin ... numaralı elektrik abonesi olduğunu, abonelik sözleşmesi kapsamında elektrik hizmeti aldığını, ancak müvekkili şirket tarafından tahakkuk olunan faturaları ödemediğini, bu nedenle borçlu aleyhine İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir.İstanbul 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/306 E., 2018/246 K. Nolu ilamı ile "dava konusu yerin dükkan olarak kullanıldığı ve ticari işletme olduğu, davalının ise ... A.Ş'nin yönetim kurulu başkanı olduğu, ticari dava niteliği arz eden uyuşmazlıkta ticaret mahkeme- si'nin görevli olduğu" gerekçesi ile "USULDEN RED" kararı verilmiş, kararın istinaf yoluna gidilmek- sizin kesinleşmesi üzerine dosya Ticaret mahkemesi'nin esasına kaydedilmiştir. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda 2018/840 E., 2021/295 K. Nolu 14.04.2021 tarihli ilam ile; "1-Davanın KISMEN KABULÜNE, İstanbul 2. İcra Dairesinin ... sayılı icra takibinde (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) 30.765,30 TL’sı asıl alacağa ve 22.375,46 TL’sı gecikmiş gün faizi ile 4.027,58 TL’sı KDV’ye yapılan itirazın iptali ile takibin 30.765,20 TL’sı asıl alacağa gecikme faizi ve faiz miktarına %18 oranında KDV uygulanmasına, 2- Hüküm altına alınan 30.765,30 TL’sı asıl alacağın %20’si oranında 6.153,06 TL’sı icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazlaya dair istemlerin REDDİNE" karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı müvekkili şirketin yasal abonesi olup icra takibi ve davaya konu tahakkukların tamamından sorumlu olduğunu müvekkilinin elektriği kesmemesi nedeniyle müterafik kusurlu olduğuna dair savunmanın ve tespitin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını , davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkili abonenin söz konusu hizmete dair elektrik borcunu zamanında ödememesine rağmen dağıtıcı firma tarafından elektriğin kesilmediğini, Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre bu durumun dağıtıcı ve tedarikçi firma yönünden müterafik kusur oluşturduğunu, asıl alacak, gecikme zammı ve ferilerinde indirim yapılmasının gerektiğini davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kötü niyetli niyetle hareket ettiğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosya kapsamından,Davacı ile davalı arasında, faturalara konu ... tesisat numaralı "dükkan" için 09.Temmuz .2023 tarihinde Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Abonelik Sözleşmesi imzalandığı,Davacı... tarafından, abonelik kapsamında tahakkuk olunan 4.033,20 TL bedelli 31.10.2008 son ödeme tarihli, 11,50 TL bedelli 25.01.2010 son ödeme tarihli, 25.786,60 Tl bedelli 20.12.2010 son ödeme tarihli, 314,40 Tl bedelli 17.01.2011 son ödeme tarihli, 322,60 TL bedelli 17.02.2011 son ödeme tarihli, 150,50 TL bedelli 18.03.2011 son ödeme tarihli, 95,40 TL bedelli 18.04.2011 son ödeme tarihli ve 51,10 TL bedelli 16.05.2011 son ödeme tarihli faturalardan kaynaklanan 30.765,40 TL enerji bedeli + 29.237,30 TL gecikmiş gün faizi + 5.262,71 TL faizin KDV' sinden ibaret 65.265,31 TL alacağın tahsili talebi ile davalı aleyhine İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiği,Borçluyu temsilen vekilinin ibraz ettiği dilekçe ile "alacaklı tarafın iddia ettiği borçla müvekkilimizin hiçbir ilişkisi olmadığı gibi, takip konusu borca ilişkin müvekkilimizin herhangi bir sorumluluğu da bulunmamaktadır. Dolayısıyla müvekkilimiz aleyhine başlatılan takibe, takibe konu borca, işlemiş ve işleyecek faiz ile ferilerine itiraz ederiz." şeklinde beyanda bulunduğu, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiğinden itirazın iptali talebi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamından, davalının dava konusu tesisatın elektrik abonesi olduğu ve uyuş- mazlık konusu dönemde aboneliğinin devam ettiği anlaşılmakla, bu tesisatta sarf olunan normal/ve kaçak tüketim bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte -rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla- müteselsilen sorumlu olacağı tartışmasızdır. A.) Asıl alacak; Mahkemece yapılan yargılama sırasında Elektrik Mühendisi...'dan alınan kök ve ek rapor ile, davacının elektrik tüketim bedeline ilişkin faturalardan kaynaklanan asıl alacağının 30.765,40 TL olduğu tespit edilmiştir. B.) Gecikme zammı; davacı icra takibinde, dava konusu asıl alacağa 6183 sayılı AATUHK'nun 51.md gereğince gecikme zammı uygulanmasını talep etmiş ise de, gecikme zammı talep edilebilmesi için taraflar arasında abonelik sözleşmesinin varlığı, alacağın normal tüketim bede- linden kaynaklanması ve sözleşmede gecikme zammı alınacağına dair (oran vs yönünden) açık düzenleme yapılmış olması gerekmektedir. Eldeki davada, uyuşmazlık normal tüketim bedelinden kaynaklanmış olup taraflar ara- sındaki sözleşmenin Genel Hükümler kısmında "Fatura ve Ödeme" başlıklı 2. Maddede "süresinde ödenmeyen fatura bedelleri için abone gecikme cezası ile birlikte ödemeyi peşin olarak kabul eder" şeklinde düzenleme yapılmış ise de, bu düzenleme alınacak gecikme zammı oranı vs yönünden açık bir düzen- leme içermediğinden somut olayda AATUHK 51. Maddesinde belirtilen gecikme zammı değil, tarafların vasfına göre avans faizi işletilmesi gerekecektir. Bilirkişi raporunda ,sözleşmede gecikme zammına ilişkin düzenleme bulunduğundan bahisle gecikme zammı esas alınmıştır. C.) Müterafik kusur; Konuya ilişkin Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/9848 E., 2016/5289 K. Nolu emsal kararında belirtildiği üzere; uzun bir süre elektrik tüketim bedeline esas faturaların ödenmemesine rağmen yönetmelik gereği elektriğin kesilmemesi davacı açısından ancak müterafik kusur teşkil eder. bu kusur da tüketilen enerji bedelinin aslından davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Olsa olsa davacının elektriği kesmemesi dolayısıyla davacının müterafik kusuru nedeniyle, davalı açısından normal tüketim bedeli dışında gecikme zammı ve işleyecek yasal faizden indirim sağlar. Bilirkişi raporunda elektriğin kesilmemesi müterafik kusur kabul edilmiş ise de hatalı bir yorumla gecikme zammından % 50 oranında indirim yapılmak suretiyle hesaplama yapılmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece; davalının normal tüketim bedelinin aslından (ana borçtan) her halükarda sorumlu olduğu göz önünde bulundurularak, davacı tarafın elektriği kesmesi gereken tarih belirlenip, bu tarihe kadar olan borcun tamamının hesap edilmesi, bu tarihten sonraki dönem için ise davacının elektriği kesmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği, bunun da ancak davalı için gecikme zammından indirim sağlayacağı, bu indirimin de en fazla yasal faize kadar olacağı (somut olay bazında gecikme zammı şartları oluşmadığından tüm faturalara avans faizi işletilmesinin gerektiği) nazara alınıp, bu ilkeler doğrultusunda önceki bilirkişiden Yargıtay denetimine uygun ek rapor alınması hasıl olacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davacı ve davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a-6 md gereğince tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14/10/2025