1. Hukuk Dairesi 2011/9871 E. , 2011/11646 K. "" MAHKEMESİ : SULTANDAĞI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/11/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 5850 ve 5852 kadastral parsellerde kayıt maliki iken taşınmazların bulunduğu çalışma alanında 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması sonucunda 153 ada, 3 ve 4 parsellerde bağımsız mülkiyet, 15 parselde ise paylı mülkiyet tesis edildiğini, imar parsellerinin dayanağını oluşturan idari işlemin ipta…
**1. Hukuk Dairesi 2011/9871 E. , 2011/11646 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SULTANDAĞI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/11/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 5850 ve 5852 kadastral parsellerde kayıt maliki iken taşınmazların bulunduğu çalışma alanında 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması sonucunda 153 ada, 3 ve 4 parsellerde bağımsız mülkiyet, 15 parselde ise paylı mülkiyet tesis edildiğini, imar parsellerinin dayanağını oluşturan idari işlemin iptali için açılan davanın kabulle sonuçlandığını, Danıştay’da temyiz incelemesi aşamasında davalı Belediyenin temyiz isteğinden vazgeçmesi üzerine kararın kesinleştiğini böylelikle çap kaydının dayanağını teşkil eden idari işlemin iptali ile sicilin dayanaksız kaldığını ileri sürerek kadastral parsele ihyasına, kadastral parsellere elatmanın önlenmesine, muhdesatın yıkımına, ağaçların kesilmesinden kaynaklı 1.000,00 TL maddi zararın yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini, 25/05/2006 tarihli ıslah dilekçesi ile de imar uygulaması öncesinde bağımsız malik olduğu taşınmazın, 152 ada, 9 parselde belediye ile paylı mülkiyete dönüştürüldüğünü belirterek tapu kaydının iptali ile bağımsız malik olarak adına tescilini istemiştir. Davalı Belediye, imar uygulamasının iptal edilmediğini, idare mahkemesinin iptale ilişkin kararın temyizi aşamasında davacı ile belediye arasında yapılan protokol üzerine davacının davasından, belediye vekilinin de temyiz isteğinden vazgeçtiğini, böylelikle idari işlemin ayakta olduğunu, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, diğer davalılar ise; imar uygulamasının halen geçerliliğini koruduğunu, imar uygulaması sonucu verilen parsellerinde iyiniyetle yapılaştıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece; idari yargıdaki dava, “davadan feragat beyanı” nedeniyle dava sonuçlandırıldığından tapu iptal ve tescil davası açabilmenin ön şartının gerçekleşmediği, feragatin geçersizliğinin idari yargıdaki davada ileri sürülmesi gerektiği ya da feragatin feshi ve protokolün geçersizliğinin bağımsız bir davaya konu olabileceğini, idari işlemin iptali yönünde kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunduğundan davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava; idari şuyuulandırma işleminin iptali nedeniyle kadastral mülkiyet ve geometrik durumun ihyası ile kadastral parsellere yapılan elatmanın önlenmesi, yıkım ve zararın tazmini isteklerine ilişkindir. Mahkemece; idari işlemin iptaline yönelik idari yargı yerinde açılan “davadan feragat sebebiyle” davanın reddine karar verilmiştir.