1. Hukuk Dairesi 2016/798 E. , 2016/4844 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup,…
**1. Hukuk Dairesi 2016/798 E. , 2016/4844 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacılar, mirasbırakanları ...'nin, mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak, 1659 ada 346 parsel sayılı taşınmazdaki payını, satış suretiyle, ikinci eşi olan davalıya temlik ettiğini, akitte gösterilen değer ile taşınmazın gerçek değeri arasında büyük fark olduğu gibi, davalının satış tarihi itibariyle taşınmazın yarı payını alabilecek ekonomik güce de sahip olmadığını işlemin saklı paylarını ihlal eder mahiyette olduğunu ileri sürerek; tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir. Davalı, murisle 2001 yılında evlendiğini, 2012 yılında, 87 yaşında, ölene kadar murise tek başına bakıp gözettiğini, davacıların mirasbırakanla ilgilenmediklerini, alım gücü bulunduğunu, satışın gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazdaki payın davalıya temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Mirasbırakan ...’nin, çekişme konusu 1659 ada 346 parsel sayılı 156 m2'lik bahçeli kargir ev vasıflı taşınmazdaki 5/8 payından 1/8 payını üzerinde bırakıp geri kalan 4/8 payını 24.03.2004 tarihli akitle satış suretiyle ikinci eşi davalıya temlik ettiği kayden sabittir. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706., Türk Borçlar Kanunun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.