Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/6230 E. , 2024/4608 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6230 Karar No : 2024/4608 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Beton San. Mad. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şir…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/6230 E. , 2024/4608 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6230 Karar No : 2024/4608 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Beton San. Mad. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, uhdesinde bulunan sicil:... sayılı II(a) grubu andezit(mıcır) işletme ruhsat sahasında temsili Y:... X:..., Y:... X:... ve Y:... X:... koordinatlarında ruhsatlı ancak işletme izni olmadan aynı grupta üretim yapıldığından bahisle Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 31.054,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bir idari işlemin zamanaşımı süresi içerisinde tesisinde, ihlal eyleminin gerçekleştiği tarih ile işlem tarihi arasında geçen süre zarfında yaşanacak ceza artışlarından ceza ile muhatap olan kişi veya kuruluşların olumsuz etkilenmesi hakkaniyete ve nesafete aykırı olacağından ihlalin gerçekleştiği tarih (tespit tarihi) esas alınarak idari para cezası uygulanması gerektiği, dava konusu işleme esas teşkil eden mahallinde tetkik raporunda, ... tarihli ve ... sayılı Makam oluru gereği yapılan (bir önceki) inceleme sonucunda tespit edilen ocaktaki kademelerin sonradan değişme gösterdiği ve 2017 yılına ait imalat haritasından farklı olarak ilgili kısımlarda ilerleme meydana geldiği hususları ortaya konulduğundan idari para cezasına konu eylemin 2018 yılında gerçekleştiğinin kabulüyle davacıya 3213 sayılı Kanun'un 12/7. maddesi uyarınca verilecek idari para cezasının 2018 yılı için 25.098,00 TL olarak uygulanması gerektiği ilgili tarife uyarınca açık olup, sübut bulan ruhsatlı ancak işletme izni bulunmayan sahada aynı grupta üretim yapmak eylemi nedeniyle davacıya idari para cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, sonuç olarak davacıya verilen 31.054,00 TL idari para cezasının 25.098,00 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin 5.956,00 TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin 5.956,00 TL'lik ilişkin kısmın iptaline, işlemin 25.098,00 TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Tarafların kararın aleyhlerine olan kısımlarını istinaf etmeleri üzerine, davacının işletme izni olmadan faaliyet yürüttüğünden bahisle idari para cezası ile cezalandırıldığı temsili Y:... X:..., Y:... X:... ve Y:... X:... koordinatlarında bulunan alandaki faaliyetlerin gayri sıhhi müessese ruhsatı (işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı) olmadan yapıldığından bahisle 3213 sayılı Kanun'un 7/21. maddesi uyarınca davacıya dava konusu işlemle 31.054,00 TL idari para cezası verildiği ve işlemin bu kısmının iptali istemiyle açılan davanın ... İdare Mahkemesinin ... günlü ve E:..., K:... sayılı kararıyla, bu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun da Dairelerinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, gayri sıhhi müessese ruhsatının (işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı) 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesi kapsamında, işletme izni alınmadan önce alınması gereken izinlerden olması nedeniyle, işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı bulunmayan davacının, sahaya ilişkin işletme izni almasına da olanak bulunmakta olup, gayri sıhhi müessese ruhsatı (işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı) olmadan madencilik faaliyeti yürütüldüğünden bahisle 3213 sayılı Kanun'un 7/21. maddesi uyarınca idari para cezası ile cezalandırılan davacının, bir de işletme izni olmadan aynı grupta maden üretimi yapıldığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12/7. maddesi uyarınca idari para cezası ile cezalandırılmasının mükerrer cezalandırmaya sebep olacağı hususu göz önüne alındığında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine, kararın redde ilişkin kısmına yönelik davacı istinaf başvurusunun kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin 25.098,00 TL'lik kısmının da iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının ruhsat sahasında ancak işletme izin alanı dışında üretim yaptığının hususunun mahallinde tetkik heyetince durumun tespit edildiğinden yeniden değerleme oranı nispetindeki artış dikkate alınmak suretiyle dava konusu işlemin tesis edildiği ilk derece mahkemesi kararının onanması ile istinaf kararının kaldırılmasının istenildiği, işletme izni ile işletme ruhsatının farklı olup sağladığı yetkilerin de farklı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Trabzon ili, Yomra ilçesinde bulunan ... sicil sayılı II(a) grubu andezit (mıcır) işletme ruhsat sahasında 2019 yılında yapılan denetim sonucu hazırlanan mahalli tetkik raporunda getirilen öneriler doğrultusunda, temsili Y:... X:..., Y:... X:... ve Y:... X:... koordinatlarında ruhsatlı ancak işletme izni olmadan aynı grupta üretim yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 7. fıkrası uyarınca davacıya 31.054,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli ve E... sayılı işleminin iptalinin iptal edilmesiyle istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında da, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Fikri içtima" başlıklı 44. maddesinde, "İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır." kuralına yer verilmiştir. 5326 sayılı Kanun'un "İçtima" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında, bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi hâlinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idarî para cezası öngörülmüşse, en ağır idarî para cezası verileceği kurala bağlanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7 numaralı Ek Protokolü'nün "Aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkı" başlıklı 4. maddesinin ilk fıkrasında, "Hiç kimse bir devletin ceza yargılaması usulüne ve yasaya uygun olarak kesin bir hükümle mahkûm edildiği ya da beraat ettiği bir suçtan dolayı aynı devletin yargısal yetkisi altındaki yargılama usulleri çerçevesinde yeniden yargılanamaz veya mahkûm edilemez." kuralı yer almıştır. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun işlem tarihinde yürürlükte bulunan 7. maddesinin 21. fıkrasında; "Çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmadan veya onüçüncü fıkraya aykırı faaliyette bulunulduğunun tespiti hâlinde 46.579 TL tutarında idari para cezası uygulanarak bu alandaki işletme faaliyetleri durdurulur. Bu ihlalleri tespit eden kamu kurum ve kuruluşu diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına durumu bildirir. Bu ihlallerin ilk tespit tarihinden itibaren, ilk tespit dâhil üç yıl içinde üç kez yapıldığının tespiti hâlinde ise ruhsat iptal edilir.'' düzenlemesine, "Üretim ve sevkiyat" başlıklı 12. maddesinin 7. fıkrasında ise; "Ruhsatlı, ancak işletme izni olmadan aynı grupta üretim yapıldığının tespiti hâlinde, faaliyetler durdurularak üretilen madene el konulur. Bu fiili işleyen kişilere, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve/veya el konulma imkânı ortadan kalkmış olan tüm madenin, ocak başı satış bedelinin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır. El konulan madenler, mülki idare amirliklerince satılarak bedeli büyükşehir belediyesi olan illerde yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, diğer illerde il özel idaresi hesabına aktarılır. Bu fıkranın ihlalinin tekrarı hâlinde madenin ocak başı satış bedelinin on katı tutarında idari para cezası uygulanır." hükmüne, "Ruhsat bedeli, cezalar ve diğer yaptırımlar" başlıklı 13. maddesinin 2. fıkrasında; "Arama ruhsatlarında ruhsat taban bedeli 1.000 TL, işletme ruhsatlarında ruhsat taban bedeli 10.000 TL olup, bu bedeller ile bu Kanun gereğince uygulanan idari para cezaları her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır..." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Tek fiile tek ceza bir genel hukuk ilkesi olup, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanamamasını ve cezalandırılamamasını ifade etmektedir. Bu ilke kural olarak idarî cezalar için de geçerlidir. Bu bağlamda bir kimseye aynı fiili nedeniyle birden fazla idarî ceza verilmesi durumunda, non bis in idem ilkesine aykırılık nedeniyle ilk cezadan sonraki ceza veya cezalar hukuka aykırı kabul edilecektir. Bu ilkenin arka planında yatan düşünce, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanması durumunda, yargılamanın birinde suçlu diğerinde suçsuz görülmesi veya farklı yargılamalarda sorumluluğunun ağırlığının farklı seviyelerde görülmesi gibi olası kaotik sonuçların engellenmesi ve ayrıca, aynı fiil nedeniyle mükerrer cezalandırmanın adil görülmemesidir. Bu konuda Kabahatler Kanunu'nun m.15/1 hükmü özel bir düzenleme getirmektedir. Buna göre, aynı fiil nedeniyle iki ayrı idarî para cezası öngörülmüşse, bu cezaların her ikisi de uygulanamayacak ve sadece biri ve en ağırı uygulanacaktır. Maden Kanunu ve yönetmelikleri ile madencilik faaliyetleri bir takım izin ve şartlara bağlanmıştır. Yukarıda yer alan ve somut uyuşmazlığa uygulanan Maden Kanunu hükümlerinden "Üretim ve sevkiyat" başlıklı 12. maddesinin 7. fıkrasında ruhsatlı, ancak üretim veya işletme izni olmadan aynı grupta üretim yapılması halinde uygulanacak idari para cezası düzenlenmiştir. Madde metni incelendiğinde öngörülen yaptırım; ruhsat sahibi olmasına karşın, işletme veya üretim izni olmayan kişilere uygulanacaktır. Ruhsat sahibi fakat maden mevzuatı gereği alınması gereken izinleri almayan/alamayan kişilere işletme veya üretim izni verilemez. Bu durumda söz konusu izni olmaksızın sadece ruhsata dayalı olarak üretim yapılması halinde kanun koyucu tarafından idari yaptırım öngörülmüştür. Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 21. fıkrasında ise; çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmadan veya on üçüncü fıkraya aykırı faaliyette bulunulması halinde uygulanacak idari para cezası düzenlenmiştir. Söz konusu madde de maden ruhsatları mevcut olan madencilere, işletme izni için alınması gereken çevresel etki değerlendirmesi kararı, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmaksızın veya 13. fıkraya aykırı olarak üretim yapmaları halinde yaptırım uygulanması öngörülmüştür. Her iki maddede de genel olarak izinsiz üretim yapılması halinde yaptırım uygulanması öngörülmüş ise de; Kanunun 12. maddesinin 7. fıkrasında alınmış bir işletme/üretim izninden veya çevresel etki değerlendirmesi kararı, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ve mülkiyet izninden söz edilmezken, Kanunun 7. maddesinin 21. fıkrasında ise; sayma usulü ile işletme izni verilebilmesi için alınması gereken izinlerden biri olmadan maden faaliyeti yapılması halinde idari yaptırım uygulanması öngörülmüştür. Maddeler arasındaki temel farkın işletme izni veya işletme izni için alınması gereken izinlerde toplanmaktadır. Somut uyuşmazlıklar karşısında da madencilerin işletme/üretim izninin veya alınması gereken izinlerin hangilerinin olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Bir madencinin maden ruhsatı mevcut ancak üretim/işletme izni olmaksızın üretim yapması halinde ayrı bir ceza, maden ruhsatı ve işletme izni mevcut ancak işyeri açma ve çalışma ruhsatının, ÇED alanının veya mülkiyet izinli alanının dışında faaliyette bulunuyor ise ayrı bir ceza uygulanacaktır. Diğer bir ifade ile Kanunun 12. maddesinin 7. fıkrasında; işletme veya üretim izninin olmaması halinde yaptırım öngörülmüş iken, 7. maddesinin 21. fıkrasında ise madencinin hem işletme izni hem de ÇED kararı, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ve mülkiyet izni mevcut olmasına karşın bu izinlerden herhangi birinin alanının dışında çalışması durumunda uygulanması gereken yaptırım hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle tüm açıklamalardan hareketle, iki maddenin farklı durumları düzenlediği, farklı koşullara bağlanan idari yaptırımları öngördüğü anlaşıldığından, söz edilen iki madde arasında fikri içtima olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Uyuşmazlıkta, idari para cezasını gerektiren fiilin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılması gerekirken, dava konusu işlemi mükerrer cezalandırmaya sebep olduğu gerekçesiyle iptal eden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4.Kesin olarak 18/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.