(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/11566 E. , 2011/16118 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği Kerküt Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kaz…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/11566 E. , 2011/16118 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği Kerküt Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve 28.01.2010 günlü ... bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 5283,23 m² ve (B) ile gösterilen 4207,91 m² yüzölçümündeki taşınmazların tarla niteliğiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın tesciline ilişkindir. 1970 yılında yapılan arazi kadastrosunda dava konusu taşınmaz boş ve hali olması nedeniyle tapulama harici bırakılmıştır. Bölgede, 28.10.1998’de kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman tahdidi dışında kaldığı ve bu bölüm yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Bir taşınmazın orman kadastro sınırları dışında kalması o yerin kişiler adına tescil kararı verilmesi için yeterli değildir. Taşınmaz üzerindeki gerçek zilyetlik olgusunun yerel bilirkişi ve tanık beyanları dışında memleket haritası, ... fotoğrafı ve amenajman planındaki konumunun da incelenerek belirlenmesi gerekir. Uzman bilirkişi raporunda; memleket haritası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre konumu gösterilmemiş, orman kadastro haritasında işaretlenmek suretiyle yetinilmiştir. Uzman bilirkişi raporu ve kesinleşen orman kadastro haritasının uygulanması bu haliyle taşınmazın hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici değildir. Ayrıca; ziraat mühendisinden imar ve ihyanın ne zaman başlayıp ne zaman tamamlandığını açıklayan yasanın amacına uygun rapor alınmamış, ilgisi nedeniyle Orman Yönetimi davaya katılıp taraf oluşturulmamıştır.