12. Ceza Dairesi 2014/17400 E. , 2015/3850 K. "" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Hüküm : 11 TL maddi ve 300 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Davacının taleplerinin reddedilen kısmı nazara alındığında hükmün temyizi kabil olduğu ve esastan incelenerek bir karar verilmesi …
**12. Ceza Dairesi 2014/17400 E. , 2015/3850 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Hüküm : 11 TL maddi ve 300 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Davacının taleplerinin reddedilen kısmı nazara alındığında hükmün temyizi kabil olduğu ve esastan incelenerek bir karar verilmesi gerektiği belirlenerek yapılan incelemede; Davacı vekili, 20.09.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili olan davacının 27.04.1995 ile 19.07.1995 tarihleri arasında haksız olarak tutuklu kaldığını belirterek 1.000 TL maddi, 1.800 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş, Mahkemece yapılan yargılama (inceleme) sonunda, davanın kısmen kabulü ile 11 TL maddi, 300 TL manevi tazminatın 27.04.1995 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalı hazineden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. ... Devlet Güvenlik Mahkemesinin 30.11.1995 tarih, 1995/308 esas, 1995/657 sayılı kararı ile beraatine hükmedilmiştir. Davacı (sanık) ve müdafinin yokluğunda verilen beraat kararının incelenmesinde, davacının 27.04.1995 ile 19.07.1995 tarihleri arasında tutuklu kaldığı anlaşılmaktadır. Beraat kararı verildikten sonra, kararın sanığa veya müdafine tebliğ edildiğine dair herhangi bir bilgi veya tebligat parçası bulunmamakta olup, davacının 15.12.2011 tarihinde vermiş olduğu vekaletnameye istinaden Av. ...'ün 08.04.2013 tarihinde gerekçeli kararı aldığı ve 16.04.2013 tarihinde hükmün kesinleşmesi üzerine tazminat davasını açtığı anlaşılmıştır. Davacı hakkındaki tutuklama işlemi, 1 Haziran 2005 tarihinden önce gerçekleştiğinden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6. maddesine göre, davacının tazminat talebi 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi olacaktır 466 sayılı Kanunun 2. maddesine göre de "verilen kararların kesinleştiği veya bu iddiaların mercilerince karara bağlandığı tarihten itibaren üç ay içinde" davanın açılması gerekmektedir. Kanunda öngörülen 3 aylık sürenin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.03.2010 tarih ve 2009/256 esas, 2010/57 sayılı kararı ile, "kesinleşen kararların tebliğinden" itibaren başlayacağı kabul edilmiş, ancak, kesinleşmiş kararların tebliğini öngören bir kanuni düzenleme bulunmaması nedeniyle, kararının tebliğ edilmemesi halinde tazminat davasının hangi sürede açılacağı hususu belirtilen kararda tartışılmamış, Ceza Genel Kurulu'nun 6.5.2014 tarih ve 141-229 sayılı kararında da 466 sayılı Kanuna göre incelenen tazminat davasının usul ve yasaya uygun yapılan kesinleşmesinden itibaren her halükarda 10 yıl içinde eğer kesinleşmiş beraat kararı tebliğ edilmiş ise tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde davanın açılması gerektiği kabul edilmiştir.