Başvurucu, istihbarat branşından çıkarılarak genel hizmet statüsünde görevlendirilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın halen sonuçlandırılmadığından bahisle Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, istihbarat branşından çıkarılarak genel hizmet statüsünde görevlendirilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın halen sonuçlandırılmadığından bahisle Anayasa’nın maddesinde tanımlanan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 19/2/2014 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde başvuruda Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 8/4/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. İkinci Bölüm Başkanınca 25/4/2014 tarihinde kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiş, Adalet Bakanlığınca 14/5/2014 tarihli yazı ile görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, istihbarat branşında polis memuru olarak görev yapmakta iken İstihbarat Branş Komisyonunun 29/3/2004 tarihli toplantısında aldığı karar uyarınca bu branştan çıkarılarak genel hizmet statüsünde görevlendirilmiştir. Başvurucu tarafından, yapılan branş değişikliği işleminin iptali istemiyle 15/4/2004 tarihinde açılan dava, Ankara İdare Mahkemesinin 1/3/2006 tarih ve E.2004/1327, K.2006/304 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Başvurucu kararı temyiz etmiş, Danıştay Beşinci Dairesi 7/3/2008 tarih ve E.2006/7002, K.2008/1240 sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararını onamıştır. Başvurucunun bu karara karşı yaptığı karar düzeltme talebi Danıştay Beşinci Dairesinin 27/3/2009 tarih ve E.2008/3651, K.2009/1668 sayılı kararı ile kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Ankara İdare Mahkemesi 4/11/2009 tarih ve E.2009/1260, K.2009/1999 sayılı kararı ile ilk kararında ısrar ederek davanın tekrar reddine karar vermiş, başvurucu bu kararı da temyiz etmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ise 19/9/2013 tarih ve E.2010/292, K.2013/2448 sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir. Bu karara karşı davalı İçişleri Bakanlığı karar düzeltme talebinde bulunmuş olup, yargılama halen devam etmektedir. Başvurucu tarafından 19/2/2014 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır.B. İlgili Hukuk 6/1/1982 tarih ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kapsam ve nitelik” kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinde yazılı yargılama usulü uygulanır ve inceleme evrak üzerinde yapılır.” 2577 sayılı Kanun’un “Dosyaların incelenmesi” kenar başlıklı maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir: “Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde dosyalar, bu Kanun ve diğer kanunlarda belirtilen öncelik veya ivedilik durumları ile Danıştay için Başkanlar Kurulunca; diğer mahkemeler için Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca konu itibariyle tespit edilip Resmi Gazete'de ilan edilecek öncelikli işler gözönünde bulundurulmak suretiyle geliş tarihlerine göre incelenir ve tekemmül ettikleri sıra dahilinde bir karara bağlanır. Bunların dışında kalan dosyalar ise tekemmül ettikleri sıraya göre ve tekemmül tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır.” 2577 sayılı Kanun’un “Kararın bozulması” kenar başlıklı maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir: “Kararın bozulması halinde dosya, Danıştayca kararı veren mahkemeye gönderilir. Mahkeme, dosyayı diğer öncelikli işlere nazaran daha öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir.”