Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifinin üyesi olduğunu 03/04/2016 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını, toplantıya 3130 üyeden 726 kişinin asaleten, 834 kişinin vekaleten katıldığını, başkanlık divanı seçiminin oy çokluğuyla yapıldığını belirtildiğini, ancak esas sözleşmesinin 39. maddesi gereğince toplantıya katılanların ayrı ayrı gösterilmesi gerekmesine karşın bu durumun belirtilmediğini ve başkanlık divanı seçiminin geçersiz olduğunu, 2014 yılı bila
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından müvekkili şirkete 6183 sayılı AATUHK'nın 79.maddesi gereğince ... tarih ve ... sayılı alacak haczi konulu yazı gönderildiğini ve yazı kapsamında "Amme borçlusu olan ...'ın haciz konusu amme alacağının 196.089,00-TL olduğu, amme borçlusunun müvekkili şirkette bulunan mal, hak ve alacaklarına 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haciz konulduğu, ve nezdinde ...'ın alacağı olup olmadığı, alacağı bulunmakta ise vergi dairesine ödenmesi gerektiğinin" belirtildiğini, müvekkili şirketin şirket kayıtlarının incelendiğini ve kayıtların incelenmesinde ... ile müvekkili arasında 03/04/2018-16/04/2018 tarihleri arası 7 adet faturaya istinaden toplam 231.385,02-TL miktarlı ticari mal alışveriş işlemi yapıldığını, müvekkili tarafından fatura bedeli olan borcun ...'a 16/05/2018 tarihli tahsilat makbuzu ile çek ile ödeme yapıldığını ve söz konusu çekin gününde tahsil edildiğini, müvekkili tarafından davalı ... Müdürlüğüne 11/04/2019 tarihinde yazılı olarak müracaat edildiğini, tüm fatura, banka ödeme makbuzları vs. tüm evrakların sunulduğunu ve haciz işleminin iptalinin istendiğini, ancak vergi dairesi tarafından bu itiraz dilekçesine 12/04/2019 tarihinde 7 gün içinde itiraz edilmediğinden dolayı işlem yapılmadığının belirtildiğini, alacak haciz yazısının tarihi olan 30/10/2018 tarihi itibariyle müvekkili nezdinde ... adlı kişinin herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığının sabit olduğunu, bu yönüyle de davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, öncelikle haciz işlemleri yönünden takibin tedbiren durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkili şirketin 6183 Sayılı AATUHK'nın 79.maddesi gereğince 30/10/2018 tarih ve 961867 alacak haczi konulu yazı kapsamında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, konulmuş olan hacizlerin fekkine karar verilmesini, müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.