Emre yazılı bir konişmento birden fazla nüsha hâlinde düzenlenmişse, nüshalardan birinin hamili, konişmentonun teslimine 1234 üncü madde gereğince bağlanan sonuçları, kendisi henüz teslim isteminde bulunmadan önce bir diğer nüshaya dayanarak 1230 uncu madde uyarınca kaptandan eşyayı teslim almış olan kişi aleyhine ileri süremez.Kaptan eşyayı henüz teslim etmeden birden çok konişmento hamili ona başvurup ellerinde bulundurdukları konişmento nüshalarına dayanarak eşya üzerinde birbirine zıt haklar
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı şirketin donatanı/işleteni olduğu ... adlı yabancı bayraklı gemide (kimyasal tanker) güverte lostromosu olarak çalışırken 10/06/2009 tarihinde iş kazası geçirdiğini, kaza sonucu sağ gözünün tamamen kapandığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini ve gözü görmeyen müvekkiline kendisi işten ayrılmış gibi tutanak düzenlendiğini, meydana gelen olayda müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığını, tüm sorumluluğun gerekli iş güvenliği ve iş sağlığı önlemlerini almayan davalıya ait olduğunu, müvekkilinin gözünün kapanmasının ardından derhal hastaneye götürülmediğini, ilk tıbbi müdahalesinin yapılması için geminin seferini tamamlamasını beklenildiğini, müvekkilinin tedavi sonrası düzenlenen sağlık raporunda sağ gözünün geçirdiği iş kazası sonucu görme yeteneğini tamamen yitirdiğini, düzelme olasılığı kalmadığını ve %27 oranında malul kaldığının Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu tarafından tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkili hakkında Rize Valiliği Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği tarafından gemi adamı olamaz kararı verildiğini, tek geliri maaşı olan müvekkilinin sağlığını ve mesleğini kaybetmesinden sonra ailesinin geçimini sağlayamaz hale geldiğini, işbu davada vekil olarak verilecek hizmet karşılığında vekil olarak ücret almayacaklarını, mahkeme masrafları bir yana geçimini dahi sağlayamadığını ispat ettiğinden adli müzaheret talebinin kabulünü, müvekkilinin maddi ve manevi zararının tazmini için davalı işverene başvurulmuş olmasına rağmen cevap alınamadığını, bu durum davalının müvekkilinin maddi ve manevi zararını karşılamak niyetinde olmadığını gösterdiğinden ... adlı kimyasal tankerin seferden men edilmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu beyanla HUMK 465.maddesi hükümleri uyarınca adli müzaheret talebinin kabulüne, şimdilik 95.172,00 TL tutarındaki alacağın davalıdan tahsiline ve alacağın teminat altına alınması için "..." IMO numaralı ... adlı geminin ihtiyati tedbir kararı verilerek seferden men edilmesine, TTK 1235.maddesi uyarınca ... adlı gemiye kanuni rehin hakkı tesis edilmesine, davalı tarafından gemi yerine kaim olmak üzere teminat yatırılması halinde alacağın teminattan karşılanmasına imkan tanınması ve bu doğrultuda hüküm kurulmasına, alacağa iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren 3095 sayılı kanun gereği işlemiş ve işleyecek en yüksek yıllık orana göre faiz işletilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederek İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesine dava açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduklarından bahisle görevsizlik kararı verilerek, dosya İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi' ne tevzi edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yabancı bir donatana ait yabancı bayraklı bir gemide çalışması ve hadisenin gemide meydana gelmesinin davada yabancılık unsuru bulunduğunu gösterdiğini, MÖHUK çerçevesinde dosya hakkında yetkisizlik kararı verilmesinin gerektiğini, davacının 10/06/2009 tarinde iş kazası geçirdiğini iddia ettiğini, davanın açılış tarihine göre zamanaşımı def'i doğrultusunda davacı taleplerinin külliyen reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacının işvereni olmadığını, müvekkilinin pasif husumeti bulunmadığını, iş sözleşmesinin akdedilmesine müvekkili tarafından aracılık yapılmış olmadığından müvekkiline izafeten dahi olsa pasif husumet tevcih edilebilmesi mümkün olmadığını, davacı tarafından sunulan belgeler arasında herhangi bir kaza raporu olmayıp davacı tarafından gemide iş kazası geçirildiği yönündeki davacı beyanlarını ispat edebilir nitelikte hiçbir belge sunulmadığını, davacı tarafından işverenin kim olduğu hususunun da ispat edilemediğini, yasal düzenlemeler çerçevesinde işverenin sorumluluğunun ancak işveren ile ilgili olarak iddia edilen kusurlu hareket ve meydana geldiği iddia edilen zarar arasında illiyet bağının mevcut olmasına bağlı olduğunu, dava dilekçesinde işverene kusur atfedilmeye çalışılmışsa da, dava dosyasında illiyet bağının mevcut olmadığını, gemide iş güvenliğine ilişkin her türlü önlem alındığını, dava dosyasında mübrez sağlık raporları incelendiğinde, meydana geldiği iddia edilen hadisenin sebebinin davacının gördüğü iş ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı ve bizzat kendisinin sağlık sorunlarından kaynaklandığını, manevi tazminatın doğduğu varsayımında da davacı tarafından 50.000,00 ABD Doları tutarındaki manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu beyanla yetkili mahkemeler Majuro (Marşal Adaları) Mahkemeleri olduğundan yetki itirazları doğrultusunda dava dilekçesinin yetkisizlik yönünden reddine, zamanaşımı süreleri dolduğundan davacı taleplerinin tamamının zamanaşımı yönünden reddine, pasif husumet tevcihindeki hata nedeniyle derdest davanın reddine, sübut bulmayan davanın dava şartı noksanlığından reddine, her halükarda haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İstinafa konu karar, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/10/2017 tarihli 2016/155 Esas, 2017/300 Karar sayılı davanın reddine yönelik kararıdır.Davacı vekili, ilk derece mahkemesi kararının yerinde olmadığını, dosyada bir kusur raporunun bulunmadığını, alınan adli tıp kurumu raporlarının bu yönden eksik olduğunu, müvekkilinde meydana gelen maluliyetin geciken tıbbi yardım nedeniyle arttığı yönündeki iddiaların raporda değerlendirilmediğini, gemide geçirilen ani rahatsızlık üzerine hastaneye kaldırılmak yerine yatağa yatırılarak günlerce bekletilmesinin meydana gelen maluliyet ile nedensellik bağının incelenmediğini, davalı işverenin yabancı bayrak çekerek Türk iş ve sosyal güvenlik mevzuatının emredici hükümlerini bertaraf etmeyi amaçladığını, bu durumun da maluliyet nedeniyle sağlık hizmeti alamsına ve kendisine maluliyet geliri bağlanmamasına sebep olduğunu beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.