Başvurucu, vazife malullüğü aylığı bağlanmamasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davanın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma ve hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, vazife malullüğü aylığı bağlanmamasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davanın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma ve hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 10/4/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 26/12/2013 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Van-Başkale Koru Hudut Karakolunda piyade uzman çavuş olarak görev yaptığı sırada 22/3/2010 tarihinde kaçakçılara yönelik pusu faaliyeti icra etmiş, keskin nişancıların yoğun ateşi nedeniyle kulaklarında çınlama ve işitme güçlüğü çekmiştir. Operasyonun ardından tutulan tutanakta “Yoğun olarak yapılan atışlardan etkilendiğini, kulaklarında aşırı çınlama ve işitmede güçlük çektiğini bildiren P. Uzm. Çvş. Oğuzhan KOZACIOĞLU yaklaşık 3 saat sonra karakola döndüğümüzde işitmenin azda olsa normalleştiğini fakat çınlamanın devam ettiğini söylemesi üzerine Van merkeze dönüldüğünde K.B.B. Polikliniğine gözükmesi konusunda uyarılarak ileride neden olabilecek sorunların önüne geçilmesi amacıyla iş bu tutanak tarafımızdan imza altına alınmıştır” ifadelerine yer verilmiştir. Olaydan yaklaşık 7 ay sonra sözleşme yenilenebilmesi için başvurucu Çanakkale Asker Hastanesine sevk edilmiş, Hastanenin 26/10/2010 tarih ve 237 sayılı raporuyla başvurucuya “Bilateral orta derecede sensörinöral işitme kaybı” teşhisi konulmuş ve hakkında “… Piyade uzman çavuş olarak devam edemez” kararı verilmesi üzerine 31/12/2010 tarihinden itibaren başvurucunun sözleşmesi feshedilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca, Çanakkale Asker Hastanesinin düzenlediği rapor incelenmiş ve başvurucunun “adi malul” olduğuna karar verilmiştir. Bu karar sonrasında başvurucuya 15/1/2011 tarihinden itibaren adi malullük aylığı bağlanmış ve ikramiyesi ödenmiştir. Başvurucu, 20/6/2011 tarihli dilekçesi ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına başvuru yaparak vazife malullüğü aylığı bağlanması talebinde bulunmuş, Başkanlığın bu talebe cevap vermemesi üzerine vazife malullüğü aylığı bağlanmamasına ilişkin işlemin iptali ile adi malul aylığı ile vazife malulü aylığı arasındaki farkın hak ediş tarihlerinden ödemenin yapılacağı tarihe kadar yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle 23/8/2011 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) dava açmıştır. Diğer taraftan başvurucunun nakdi tazminat istemiyle açtığı başka bir davada AYİM Dairesi 15/12/2011 tarihli ara kararıyla başvurucu hakkında Gülhane Askeri Tıp Akademisinden rapor istemiş, hazırlanan raporda “İşitme engeli yüzdesi %19 işitme engelinden dolayı özür oranı %14 olduğu… travmatik muayene bulgusu tespit edilmediğine…” ifadelerine yer verilmiş, rahatsızlığın 25 gün işgücüne engel olacağı belirtilmiş ve aynı Dairenin 4/10/2012 tarih ve E.2011/2203, K.2012/2004 sayılı kararı ile “ Accurary Keskin Nişancı Tüfeğinin TSK’de kullanılan özel bir silah olduğu bu silah ile yapılan atışların silahın Künye Defterine yazılması gerektiği, mühimmatının cephanelikten alımı ve sarfı ile ilgili kayda rastlanılmadığı, … davacıda bulunan mevcut kulak rahatsızlığının, davacı vekili tarafından ileri sürüldüğü gibi, 22 Mart 2011 tarihinde Koru Hd. Tk.lığı bölgesinde icra edildiği iddia edilen pusu faaliyeti ile illiyet bağının olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır” gerekçesine yer vererek dava reddedilmiştir. AYİM Dairesi, başvurucunun vazife malullüğü aylığı bağlanmamasına ilişkin işlemin iptali ile adi malul aylığı ile vazife malulü aylığı arasındaki farkın hak ediş tarihlerinden ödemenin yapılacağı tarihe kadar yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açtığı davada başvurucunun talebi üzerine yapılan duruşmanın ardından 29/11/2012 tarih ve E.21012/1552, K.2012/2329 sayılı kararı ile davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:“...Davacının, AYİM 3'üncü D,sinde görülen "Nakdi Tazminat ödenmemesi işleminin iptali" konulu ve 2011/2203 Esas, 2012/2004 Karar sayılı kararı ile esastan reddedilen davasının görüm ve çözümüne ilişkin; AYİM 3'üncü sinin 01 Mart 2012 Gün ve GENSEK N0:2011/3854 ESAS NO; 2011/2203 sayılı ara kararı ile meslek hayatı boyunca davacıya ait sağlık işlemleri, Accurary tüfeğinin adedi bilgileri ve bu silah ile atış yapan diğer personel arasında benzer kulak rahatsızlığı olup olmadığı, rahatsızlığa sebep olduğu ileri sürülen atışın yapıldığı görev emri, görev sonuç raporu, mühimmat sarf kayıtları davalı kurumdan istenmiştir. Davacıya ait geçmiş sağlık işlemlerinde kulak rahatsızlığı ile ilgili bir şikâyetle vizite işlemi yapılmadığı, sözleşme yenilemesi ile ilgili yapılan sağlık kurul raporlarında Kulak Burun Boğaz Hastalıkları uzmanı tarafından muayene yapılmadığı rahatsızlığı ile ilgili son raporun davacının şikâyeti üzerine muayene edilerek verildiği, davacının olay tarihi olan 2010 ile rapor tarihi 2010 arasında da kulak rahatsızlığı ile doktora başvurmadığı anlaşılmıştırRahatsızlığın meydana geldiği iddia edilen, 6'ncı Hudut Alay Komutanlığının, 26 Mart 2012 tarih ve Dis.Sb. 2012/268 sayılı yazı ile davacının görev aldığı Keskin Nişancı Timinin; 15-31 Mart 2010 tarihinde Koru Hd.TKK.lığında görevlendirildiği, bu görevlendirmede toplam beş ayrı Hudut Takımında toplam 16 personelin olduğu, Koru Hudut Takımında davacı ile beraber üç Uzm. Çvş.un görevlendirildiği, davaya esas teşkil eden olayla ilgili adı geçen tutanakta imzası bulunan P.Uzm,Çvş. İdris AKSAKAL’ınYeşilbulak Hudut Takımında görevlendirildiği, 22 Mart 2011 tarihinde pusu görevi icra edildiğine ve veya bu görev esnasında davacının sağlık sorunu yaşadığına ilişkin herhangi bir bilginin/belgenin olmadığı, 15-31 Mart 2010 tarihleri arasında Accurary Keskin Nişancı silahı ile atış yapıldığını gösteren herhangi bir mühimmat sarf kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Her ne kadar davacı vekili tarafından duruşmada; dava dilekçesinde belirtilen çatışmanın 2010 tarihinde değil de 2010 tarihinde meydana geldiği, P.Uzm.Çvş. İdris AKSAKAL'ın Koru Hudut Takımına takviyeye gönderildiği, tutanağın Van merkeze dönüldükten beş gün sonra düzenlendiğini iddia etmiş ise de, imza altına alınan tutanağın olaydan üç saat sonra düzenlendiği ve olayın 2010 günü saat 04:30'da olduğu dava dilekçesinde bulunan tutanağın içeriğinden anlaşılmaktadır....Davacı vekili; davacının, rahatsızlığının 22 Mart 2011 tarihinde, 6'ncı Hd. A. K.lığ 1 'inci Hd. Tb. 1’ inçi Hd. Bl. K.lığı emrinde görev yaptığı sırada, Van-Başkale Koru Hudut Karakolu sorumluluk sahasında bulunan 407 numaralı hudut taşı mevkiinde, saat 30 sulannda pusu faaliyeti icra ettiği sırada, bir grup kaçakçı ile karşılaşılması üzerine keskin nişancı timlerin yoğun atış yapması nedeniyle ortaya çıkan yoğun ses ortamındaki akustik travma sonucu kulaklarında çınlama ve işitme kaybı nedeniyle meydana geldiğini belirtmiş ise de davacının Mahkememizde görülen "Nakdi Tazminat ödenmesi istemli” davasında alınan ara karara 6'ncı Hudut Alay Komutanlığınca verilen cevap yazısı ile söz konusu bölgede, belirtilen tarihte bir pusu görevi icra edilmediği ve böyle bir görev esnasında Accuracy KNT ile atış yapıldığını gösterir bir belgenin bulunmadığının bildirildiği, ayrıca bahsi geçen tutanakta imzası bulunan P.Uzm Çvş. İdris AKSAKAL’ın Yeşilbulak Hd.Tk.lığında görevlendirildiği, Koru Hd.Tk.K.nın ise tutanakta imzasının olmasının gerektiği halde olmadığı göz önüne alındığında bu tutanağa itibar edilmemesi gerektiği, davacı vekilinin duruşmada belirttiği olayın 2010 tarihinde gerçekleştiği, tutanağın Van merkezde imzalandığı vb. hususlarının ise dava dosyasında bulunan belgelerle örtüşmediği ilave bir araştırmaya gerek olmadığı ve davacıda bulunan mevcut kulak rahatsızlığının vazife ile illiyet bağının olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır” Kararda, ayrıca, duruşmalı yapılan yargılama sonucunda hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 400 TL avukatlık ücretinin başvurucudan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan karar düzeltme başvurusu da aynı Dairenin 28/2/2013 tarih ve E. 2103/281, K. 2013/267 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Karar başvurucuya 18/3/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.B. İlgili Hukuk 8/6/1949 tarih ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun mülga maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamıyacak duruma giren iştirakçilere (Malül) denir ve haklarında bu kanunun malüllüğe ait hükümleri uygulanır." 5434 sayılı Kanun'un mülga maddesi şöyledir: "44 üncü maddede yazılı malüllük;a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa;b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa;c) Kurumların menfaatini korumak maksadiyle bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartiyle);ç) Fabrika, atelye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa; Buna (Vazife malüllüğü) ve bunlara uğrıyanlara da (Vazife malülü) denir."