Başvuru, askerlik hizmeti yükümlülüğünden muaf tutulma talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, askerlik hizmeti yükümlülüğünden muaf tutulma talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 1/7/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun kardeşi E. K., Siirt İl Jandarma Komutanlığı emrinde jandarma er olarak yaptığı askerlik hizmeti sırasında 7/11/2007 tarihinde yol emniyet kontrol noktasındaki devriye görevinin bitimini müteakip bindiği aracın yağışın etkisiyle devrilmesiyle meydana gelen trafik kazasında vefat etmiştir. E.K. şehit olarak kabul edilmiş ve E.K.nın diğer kardeşi Y.K., silah altında iken muafiyet hakkını kullanmayı talep etmesi üzerine terhis edilmiştir. Kasım 2012 döneminde sevke tabi olan başvurucu da idareye başvurmuş ve kardeşinin şehit olması nedeniyle askerlikten muaf tutulmasını talep etmiştir. Başvurucunun talebi, E.K.nın vefatının 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucu, askerlikten muaf tutulma talebinin reddi üzerine dava açmıştır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) İkinci Dairesi 29/1/2014 tarihli kararı ile davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde başvurucunun kardeşinin terör olaylarının önlenmesi, takibi veya etkisiz hâle getirilmesi amacıyla ifa edilen görevler veya bu göreve gidiş dönüşler esnasında meydana gelen kaza sonucunda vefat etmediği, ölüm olayının 3713 sayılı Kanun kapsamında vuku bulmadığı, bu nedenle askerlik hizmetinden muaf tutulmama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 14/5/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar 5/6/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 1/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ... konusunda karar verecek olan,... bir mahkeme tarafından ... görülmesini isteme hakkına sahiptir..."B. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre Sözleşme'nin maddesinin medeni hukuk alanına giren konularda uygulanabilirliği ilk olarak bir uyuşmazlığın varlığına bağlıdır. İkinci olarak uyuşmazlık en azından savunulabilir bir şekilde iç hukukta tanınmış olduğu söylenebilecek hak ve yükümlülükler ile ilgili olmalıdır. Son olarak ise bu hak ve yükümlülükler -her ne kadar bizzat madde bu hak ve yükümlülüklere Sözleşmeci devletlerin hukuk sistemi içinde belirli bir anlam atfetmese de- Sözleşme anlamında "medeni" nitelikte olmalıdır (James ve diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 8793/79, 21/2/1986, § 81). AİHM, "medeni hak" kavramının özel bir kişi olmaktan ziyade vatandaş olmanın bir gereği olarak bireyde var olan ve özü itibarıyla kamu hukukuna ilişkin bulunan hak ve yükümlülükleri içermediğini ifade etmektedir. Bu bağlamda AİHM, Sözleşme'nin maddesinin (1) numaralı fıkrasının askerlik hizmeti ve bu hizmete alternatif kamu hizmetlerine ilişkin yargısal süreçlere uygulanmayacağını kabul etmektedir (Nicolussi/Avusturya (k.k.), B. No: 11734/85, 8/5/1987).