10. Hukuk Dairesi 2024/510 E. , 2024/2747 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/264 E., 2023/172 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz in…
**10. Hukuk Dairesi 2024/510 E. , 2024/2747 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/264 E., 2023/172 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait iş yerinde konserve fabrikasında 26.02.2000 - 23.04.2006 tarihleri arasında geçen ve bildirilmeyen hizmet akdine dayalı çalışmalarının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı işveren vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, taleplerin hak düşürücü süre kapsamında değerlendirilmesi ve devamla esastan reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı Kurum vekili, davacının davalı iş yerine ait iş yerinden bildirimlerinin bulunmadığı, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, kamu düzenini ilgilendiren davada iddia edilen çalışmanın varlığının açık ve net ispat edilmesi gerektiğini, davaya sebebiyet verilmediğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.05.2011 tarihli, 2008/14 E., 2011/213 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, Davacının 26.02.2000-15.03.2006 tarihleri arasında 2000 yılında 214 gün 2001 yılında 270 gün 2002 yılında 270 gün 2003 yılında 270 gün 2004 yılında 270 gün 2005 yılında 270 gün ve 2006 yılında 75 gün olmak üzere 1639 gün davalı şirkette sigortaya tabi olarak çalıştığının tespitine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire kararında, "...Yapılacak iş, ihtilaflı döneme ilişkin tüm dönem bordrolarını getirmek ve bu bordrolarda ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar..." verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 28.10.2014 tarihli, 2013/174 E., 2014/372 K. sayılı kararı ile 25.01.2003-23.04.2006 tarihlerinde davacının hizmet aktine bağlı olarak davalıya ait işyerinde sürekli çalıştığının tespitine, 26.02.2000- 24.01.2003 tarihleri arasında davacının talebinin hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir. C. 2'nci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire kararında, "...Yapılacak iş, davacının çalışmalarının 26.02.2000 - 23.04.2006 tarihleri arasında olmasına göre hak düşürücü sürenin geçmeyeceğini kabul ederek davacının çalışmalarının mevsimlik olup olmadığını araştırmak, bu kapsamda yeniden tanık dinlemek, ilgili odadan ve aynı işi yapan işyerlerinden görüş almak, çalışmanın olmadığı iddia olunan dönemlerde bildirim olup olmadığını işyeri kayıtlarını ve vergi kayıtlarını inceleyerek tespit etmek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar ..." verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 19.10.2021 tarihli, 2015/396 E., 2021/310 K. Sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işyerinde 2004 yılında 12 ay, 2005 yılında 5 ay olmak üzere toplam olarak 17 ay ( 510 gün) çalıştığının tespitine karar verilmiştir. E. 3 'üncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire kararında, "...Eldeki dosyada davacının 26.02.2000 - 23.04.2006 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitini istediği, Mahkemece verilen kararın 18.5.2015 tarihli bozma ilamı ile “...Yapılacak iş, davacının çalışmalarının 26.02.2000 - 23.04.2006 tarihleri arasında olmasına göre hak düşürücü sürenin geçmeyeceğini kabul ederek davacının çalışmalarının mevsimlik olup olmadığını araştırmak, bu kapsamda yeniden tanık dinlemek, ilgili odadan ve aynı işi yapan işyerlerinden görüş almak, çalışmanın olmadığı iddia olunan dönemlerde bildirim olup olmadığını işyeri kayıtlarını ve vergi kayıtlarını inceleyerek tespit etmek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir...” gerekçesi ile bozulduğu, uyulan bozma ilamı doğrultusunda, özellikle dinlenen tüm bordro tanıklarının hizmet cetvellerinin, dinlenen komşu işyeri tanıklarının ise çalışansa hizmet cetvelinin işyeri sahibi ise vergi kayıtlarının dosya içine alınarak, davacının talep ettiği sürelerde mevsimlik mi çalıştığı yoksa köyünün fabrikaya yakın olması ve tanık ifadelerine göre fabrikada kışın da bazı üretim faaliyetlerinin yapılıyor olması nedeniyle aralıksız mı çalıştığına dair yeniden bir değerlendirme yapılarak ve talebin hak düşürücü süreye uğramadığı gözetilerek, kabule göre de kabul edilen sigortalık dönemlerini gösterir şekilde infaza elverişli bir karar ..." verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davanın kabulüne, davacının davalı ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne ait 39236.32 sicil numaralı işyerinde 26.02.2000-23.04.2006 tarihleri arasında kesintisiz olarak hizmet aktine bağlı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.