Başvuru, güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesine dayalı olarak iş akdine son verilmesi üzerine açılan işe iade davasının esası incelenmeden reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme hakkı ile yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesine dayalı olarak iş akdine son verilmesi üzerine açılan işe iade davasının esası incelenmeden reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme hakkı ile yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular muhtelif tarihlerde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Ekli tablonun (A) sütununda numaraları belirtilen başvuruların konu yönünden irtibatları nedeniyle 2018/21648 numaralı başvuru ile birleştirilmesine ve incelemenin 2018/21648 numaralı başvuru üzerinden sürdürülmesine karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Arka Plan Bilgisi Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmıştır. Devletin yetkili organları tarafından tehdit değerlendirmesi yapılarak demokratik anayasal düzene, bireylerin temel hak ve hürriyetlerine, millî güvenliğe yönelik tehdit oluşturan tüm terör örgütlerine ve illegal yapılanmalara karşı tedbirler alınması kararlaştırılmıştır (ayrıntılar için bkz. Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017). Anılan tedbirler kapsamında olağanüstü hâl ilan edilmiş ve olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnameleri çıkarılmıştır. Bu çerçevede 22/7/2016 tarihinde kararlaştırılan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (667 sayılı KHK) 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 667 sayılı KHK'nın maddesinde devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna Millî Güvenlik Kurulunca karar verilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personelin kamu görevinden çıkarılmaları öngörülmüştür. 667 sayılı KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'un 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi sonucunda kanunlaşmıştır.B. Somut Başvurulara İlişkin Olay ve Olgular Başvurucular, ekli tablonun (D) sütununda belirtilen kamu kurumlarda (İdare) ve bu İdarelere hizmet veren özel şirketlerde (Şirket) sözleşmeli işçi olarak çalışmaktayken, başvurucuların terör örgütü ile iltisaklı olduklarının İdare ve Şirkete bildirilmesi üzerine iş akitleri feshedilmiştir. Başvurucular, iş akitlerinin usulüne uygun olarak feshedilmediğini ve fesih için somut bir olguya dayanılmadığını belirterek işe iade istemiyle idare ve şirket aleyhine dava açmışlardır. Davalılar sundukları cevap dilekçelerinde; ilgili birimlerden gelen yazılarda başvurucuların terör örgütü yapılanması ile irtibatı ve iltisakı olduğu tespitine yer verildiğini, başvurucuların iş akitlerinin bu kapsamda ve 667 sayılı KHK'nın maddesi gereği feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Ekli tablonun (E) sütununda belirtilen mahkemelerce bakılan davaların bir kısmı reddedilmiştir. Kararlarda; başvurucuların terör örgütü yapılanması ile irtibatlı ve iltisaklı oldukları gerekçesiyle 667 sayılı KHK'ya dayalı olarak iş akitlerinin feshedildiği, mevcut durum nedeniyle işçiden kaynaklı nedenle işveren açısından güven ilişkisinin sarsıldığı, fesih işleminin haklı ve geçerli nedenle gerçekleştirildiği gerekçesine yer verilmiştir. Ekli tablonun (E) sütununda belirtilen mahkemelerin bir kısmı ise davaların kabulüne ve başvurucuların işe iadesine karar vermiştir. Karar gerekçelerinde genel olarak başvuruculara ilişkin bilgi ve belgelerin emniyet ve istihbarat kaynaklı olduğu ancak bu belgelerde iş sözleşmesinin feshine neden olabilecek nitelikte terör örgütü ile irtibat yahut iltisaka ilişkin şüpheyi ortaya koyacak nitelikte emarelerin bulunmadığı belirtilmiştir. Bir kısım kararlarda ise ayrıca feshin genel hükümler kapsamında usulüne uygun olarak yapılmadığı belirtilmiştir. Başvurucular kararlara karşı istinaf yoluna başvurmuşlardır. İstinaf merciince (Bölge Adliye Mahkemesi) bir kısım başvurucuların istinaf istemleri reddedilmiştir. Kararlarda, şüphe feshi kavramı üzerine durulmuş ve işverenden mevcut şüphe devam ederken iş ilişkisini devam ettirmesinin beklenemeyeceği ifade edilmiştir. Bir kısım başvurucuların istinaf talepleri ise kabul edilmiş ve feshin usulüne uygun olmadığı belirtilerek işe iadeye hükmedilmiştir. Temyiz yolu açık kararlara karşı başvurucular temyiz talebinde bulunmuşlardır. Yargıtay ilgili Hukuk Dairesince (Daire) derece mahkemelerinin davanın reddi kararları kesin olmak üzere onanmış; davanın kabulü yönündeki kararlar ise ortadan kaldırılarak yine kesin olmak üzere davaların reddine hükmedilmiştir. Nihai kararların tebliğinin ardından başvurucular süresinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. İlgili hukuk için bakınız Berrin Baran Eker ([GK], B. No: 2018/23568, 2/7/2020, §§ 20-35).