13. Hukuk Dairesi 2015/37133 E. , 2018/5014 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi FERİ MÜDAHİL : ... vekili avukat ... Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl dava yönünden ve birleşen dava yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalının yıllardan beri avukatlığını yaptığını, davalı veki…
**13. Hukuk Dairesi 2015/37133 E. , 2018/5014 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi FERİ MÜDAHİL : ... vekili avukat ... Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl dava yönünden ve birleşen dava yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalının yıllardan beri avukatlığını yaptığını, davalı vekilin aynı zamanda eski eşinin erkek kardeşi olduğunu vekalet ilişkisi sürerken eşi ile geçimsizlik yaşamaya başladıklarını ve davalının eşinin vekili olarak kendisine karşı boşanma davası açtığını, takip edilen dosyalarla ilgili bilgi istediğini yeterli bir cevap alamadığı gibi, davalı tarafından kendi adına icra dosyasından tahsilat yapıldığını öğrendiğini, davalı vekil tarafından tahsil edilen tutarın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.500,00 TL'sinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, vekil sıfatıyla tahsil ettiği tutarları davacıya ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen dava yönünden ise davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, vekalet ilişkisinden kaynaklanmakta olup davacı, eldeki davayla davalı vekil tarafından takip edilen bir icra dosyasından tahsil edilen tutarların iadesini istemiş, mahkemece, asıl dava yönünden tanık ifadeleri ve savcılık dosyası kapsamına göre davanın reddine, birleşen dava yönünden ise davalı vekil tarafından yapılan son tahsilat tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Vekâlet sözleşmesinin en önemli unsurları arasında, vekilin hesap verme borcu gelmektedir. Vekil, yaptığı işin hesabını vermeye ve müvekkili nam ve hesabına edindiği her şeyi iade etmeye, iade edinceye kadar da almış olduğu şeyleri saklamaya mecburdur. Vekilin hesap verme borcu, vekâlet sözleşmesinin kurulmasıyla birlikte doğup, işin vekil tarafından yürütülmesi sırasında ve sona ermesinde de devam etmektedir. Bu nedenle de vekilin aldıklarını geri verme borcunda zamanaşımı vekâlet sözleşmesi sürdükçe işlemez. Bir başka deyişle iade borcunda muacceliyet, vekilin hesap vermesi veya sözleşme ilişkisinin bitmesi ile başlar. (Bkz. Hukuk Genel Kurulunun 2011 tarih ve 2011/13-161 esas ve 2011/276 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.) o halde mahkemece birleşen dava yönünden bu doğrultuda değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.