Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3808 E. , 2024/4861 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3808 Karar No : 2024/4861 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ...Birliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gaziantep ili ..…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3808 E. , 2024/4861 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3808 Karar No : 2024/4861 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ...Birliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gaziantep ili ... olarak görev yapmakta iken görevine son verilen davacı tarafından; görevine son verilmesine ilişkin 14/07/2021 tarihli Bakanlık oluru ile bu olurun dayanağını teşkil eden Türkiye Noterler Birliği'nin bila tarih ve sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K... sayılı kararda; davacı hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile, "...Sanık...aşamalarda yapmış olduğu savunmalarında gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, ancak bu kapsamda ileri sürdüğü beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik beyan olduğu, sanığın Bankasya'yı aktif olarak kullandığı ancak talimat döneminde mevduat tutarını arttırdığı ve talimat döneminde diğer zamanlara nazaran daha fazla katılım hesabı açtığı, bilirkişi raporuna göre sanığın hesap açılış tarihinin 03/02/1999 olduğu, hesap açılışı yapıldıktan sonra toplam katılım hesap sayısının 73 adet olduğu, 03/02/1999-20/11/2013 tarihleri arasında yani 14 yılda toplam 37 adet katılım hesabı açtırdığı, 27/01/2014-10/02/2015 tarihleri arasında ise yani 1 yıllık süre içerisinde 36 adet katılım hesabı açtırdığı, özellikle 2014 yılında hesabındaki mevduat tutarının diğer dönem ve aylara göre daha yüksek olduğu, ayrıca ...'ın Bankasya hesabında gerçekleştirilen para yatırma ile katılım hesapları açma işlemlerinin sanık ... tarafından gerçekleştirildiği, sanığın hukuki durumu değerlendirilirken sadece kendi hesap hareketleri değil Hatice ...'ın hesap hareketleri ile birlikte değerlendirildiği, hesap hareketleri ve bankacılık işlemlerinin mutat/rutin bankacılık işlemleri olmadığı, bankanın mali (parasal) kaynak yönünden iyi durumda olduğunu göstermek ve likitide görünümü düzeltmek amacıyla gerçekleştirilen işlemler olduğu kanaatine ulaşılarak yukarıda yapılan açıklamalar ve ilkeler ışığında sanık ...'ın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmamakla beraber silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu oluşturduğu" gerekçesiyle neticeten 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacı hakkında verilen mahkumiyet kararı sonrası istinaf aşamasında ... Bölge Adliye Mahkemesi'nin ... tarih ve E: ..., K:... sayılı kararı ile davacı bakımından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, dosyanın temyiz aşamasında olduğu ve henüz kesinleşmediği görülmekte ise de, dava konusu işlemin mahkumiyet kararı nedeniyle değil terör örgütleriyle iltisaklı ve irtibatlı bulunanların noterliğe kabul edilemeyeceklerine dair düzenleme esas alınarak tesis edildiği, bu bağlamda ... Ağır Ceza Mahkemesinin kararında belirtilen tespitler dikkate alındığında, terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı bulunduğu anlaşılan davacının noterliğe kabul şartlarını kaybettiği açık olduğundan Noterlik Kanununun 196 ncı maddesi hükmüne göre görevinin sonlandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının Bankasya isimli banka ile müşteri ilişkisi içerisinde çalıştığı, birikimlerini 17 yıldır bu banka üzerinden gerçekleştirdiği, bankanın TMSF'ye devir tarihinden sonra da banka ile işlemlerinin devam ettiği, ceza dosyasındaki bilirkişi raporlarının lehine olduğu, bankacılık işlemlerinin örgüt talimatı ile yapıldığına yönelik herhangi bir tespite yer verilmediği, bu bankadan rutin bankacılık işlemi kapsamında kredi kullandığı, okul taksit ödemeleri, Bağ-Kur ve fatura ödemelerini gerçekleştirdiği, öte yandan hakkında kesinleşmemiş mahkumiyet kararına dayanılarak işlem tesis edilemeyeceği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAF SAVUNMALARI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı hakkında, örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan açılan kamu davasında,... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bunun üzerine Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarihli Oluru ile ... sayılı Noterlik Kanununun 123/3. maddesi gereğince davacının işten el çektirilmesine karar verildiği, mahkumiyet kararının Bakanlığa 06.07.2021 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine mahkeme kararındaki gerekçeler nazara alındığında 1512 sayılı Kanunun 7/2. maddesi hükmü uyarınca davacının "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı bulunduğu" gerekçesiyle 14.07.2021 tarihli Bakanlık Oluru ile görevine son verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun "Stajyerlik şartları" başlıklı 7. maddesinin 2. bendinde, "(Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008 - 5728/345 md.) Noterlik stajına engel mahkûmiyeti olanlar ile terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı bulunanlar, noterliğe kabul edilemezler." kuralı; "İşten el çektirme" başlıklı 123. maddesinde, "Suç teşkil eden fiillerden dolayı haklarında Adalet müfettişi, Cumhuriyet savcısı veya ceza mahkemesi tarafından soruşturma veya kovuşturma yapılan noterler, soruşturma ve kovuşturmanın selameti bakımından Adalet Bakanlığı tarafından gerekli görüldüğü takdirde, soruşturma veya kovuşturma kesin bir karar veya hükümle sonuçlanıncaya kadar işten el çektirilirler. Soruşturma veya kovuşturma sırasında işten el çektirilmiş olan noterin, kovuşturma sonunda 7 nci maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlardan biriyle mahkum olması halinde işten el çektirme, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder. (...)" kuralı; "Göreve son verme" başlıklı 196. maddesinde ise, "Noterin, 7 nci maddenin ikinci bendi hariç olmak üzere, bu maddede yazılı yetenek ve şartlardan birini kaybetmiş olması veya Adalet müfettişleri tarafından yapılan teftişler sonunda hakkında düzenlenen, birbirini izleyen son iki hal kağıdında meslekte yeterli olmadığı belirtilmiş ve son teftişten itibaren en az altı ay hizmet gördükten sonra yaptırılacak üçüncü teftişte de Adalet Müfettişinin meslekte yeterli olmadığı kesin kanısına varmış olması halinde Adalet Bakanlığınca görevine son verilir." kuralı yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden, suç teşkil eden fiillerden dolayı haklarında soruşturma veya kovuşturma yapılan noterlerin, Adalet Bakanlığı tarafından gerekli görüldüğü takdirde, soruşturma veya kovuşturma kesin bir karar veya hükümle sonuçlanıncaya kadar işten el çektirilebilecekleri, soruşturma veya kovuşturma sırasında işten el çektirilmiş olan noterin, kovuşturma sonunda 7 nci maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlardan biriyle mahkum olması halinde işten el çektirme tedbirinin hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği; bunun yanı sıra "Göreve son verme başlıklı" kanun hükmünde, 7. maddenin ikinci bendi hariç tutularak noterin görevine son verilmesi hallerinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Olayda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile davacının örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine karar gerekçesi dikkate alınmak suretiyle Adalet Bakanlığınca, dava konusu edilen işlemle davacının görevine son verilmiştir. Bu durumda, ceza kovuşturması nedeniyle davalı Bakanlığın takdiri ile işten el çektirme tedbiri uygulanan davacı noter hakkında; yukarıda yer verilen mevzuat kapsamında mahkumiyete ilişkin hükmün kesinleşmesine kadar söz konusu tedbire devam edilmesi kanunun amir hükmü iken kararın davalı Bakanlığa tebliği sonucu mahkumiyet kararının gerekçesi dikkate alınarak ve fakat kararın kesinleşmesi beklenmeksizin bu defa davacı noter hakkında irtibat ve iltisak değerlendirmesi yapılmak suretiyle görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim davacı tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesi sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı mahkumiyet kararına karşı sanık...tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı, sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay ...Ceza Dairesinin...tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile "BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanun'un 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; dosya içerisinde bulunan 27.12.2020 ve 02.01.2019 tarihli bilirkişi raporları da dikkate alınarak sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığı ya da aksi kanıtlanamayan savunmaya uygun hesap hareketlerine göre, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda bankacılık işlemi yaptığı hususunda her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur." gerekçesiyle bozulmuş olup bozma kararına uygun olarak ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile verilen beraat kararı ise istinaf edilmeksizin 14.06.2023 tarihinde kesinleşmiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 26/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.