Başvuru, yakalama sırasında ve gözaltı esnasında kolluk görevlileri tarafından darbedilme ve hakarete maruz kalma nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yakalama sırasında ve gözaltı esnasında kolluk görevlileri tarafından darbedilme ve hakarete maruz kalma nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 24/2/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: 1998 doğumlu olan başvurucu, Van'ın Muradiye ilçesinde 7/10/2014 tarihinde düzenlenen protesto eylemlerine katıldığı gerekçesiyle kolluk kuvvetleri tarafından yakalanarak gözaltına alınmıştır. Başvurucu gözaltında iken hakkında iki kez sağlık raporu alınmıştır.Muradiye Devlet Hastanesinden (Hastane) alınan 7/10/2014 tarihi sağlık raporunda, başvurucunun herhangi bir şikâyetinin olmadığı, muayenesi neticesinde tıbbi müdahale gerektirecek bir bulguya rastlanmadığı açıklanmıştır. Raporda ayrıca muayene sırasında sadece doktor ve başvurucunun bulunduğu belirtilmiştir. Hastaneden alınan 8/10/2014 tarihli ve saat 24'te düzenlenen ikinci sağlık raporunda, başvurucunun fiziki muayenesinde anormallik olmadığı ve darba dair bir bulgu bulunmadığı belirtilmiştir. İki gün gözaltında kalan başvurucu, Muradiye Cumhuriyet Başsavcılığında (Savcılık) suça sürüklenen çocuk sıfatıyla müdafiiyle birlikte 9/10/2014 tarihinde alınan ifadesinde; olaylar sırasında polise birkaç taş attığını, sonrasında olay yerinden ayrılmak istediğini ancak yakalandığını belirterek pişman olduğunu beyan etmiştir. Başvurucu, aynı tarihte Muradiye Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanarak Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna yerleştirilmiştir. Başvurucu, yakalanması esnasında ve gözaltında kaldığı süre boyunca kolluk memurları tarafından darbedildiğini ve hakarete maruz kaldığını iddia ederek 23/12/2014 tarihinde şikâyetçi olmuştur. Başvurucu ayrıca fiziki muayenesi yapılmadan hakkında sağlık raporu düzenlendiğini ve kendisiyle birlikte kolluk memurlarının da muayene odasında olduğunu iddia ederek doktor ve sağlık görevlilerinden de şikâyetçi olmuştur. Savcılık, başvurucunun soruşturmaya katılmasını sağlayarak 3/2/2015 tarihindeVan Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla ayrıntılı şikâyetini almıştır. Başvurucunun şikâyeti şöyledir:" ...Yaklaşık 10-15 kişilik polis ekipi beni darp etmeye başladılar. Daha sonra beni Muradiye Emniyet Müdürlüğüne götürdüler, orada 2 gün kaldım. Bu iki gün içerisinde orada sürekli olarak beni darp edip sinkaflı küfürler ediyorlardı.daha sonra 1 gün beni nezarethaneye aldılar. bu süreler içerisinde polisler tarafından sürekli olarak hakarete maruz kalmaktaydım..." Başvurucu soruşturma makamlarına kendisini darbeden kolluk memurlarının kimliklerini tespit etmeye yarayacak, ayırt edici nitelikte bilgi vermemiştir. Savcılık tarafından Muradiye Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak başvurucunun yakalanma ve gözaltına alınmasında görevli kolluk görevlilerinin kimliklerinin tespit edilmesi istenmiş ise de başvurucunun katıldığı protesto eylemlerinde (6-7 Ekim olayları) destek amacıyla Çevik Kuvvet ekibinde görevli çok sayıda polis memurunun Van il merkezinden görevlendirildiği ve Muradiye ilçesinde görevli polislerle birlikte olaylara müdahale ettikleri, buna karşın toplu olarak düzenlenen yakalama tutanaklarının sadece ilçede görevli polis memurlarınca imzalandığı belirtilerek başvurucuyu yakalayan polis memurlarının kimliklerinin tespit edilemediği bildirilmiştir. Savcılık, başvurucunun şikâyet dilekçesinde tanık olarak isimlerini belirttiği ve kendisiyle birlikte gözaltına alınan kişilerin olaya ilişkin beyanlarına başvurmuştur. Tanıklar Ş. ve T.G., yakalama esnasında darp edildiklerini ancak nezarethanede darba maruz kalmadıklarını beyan ederek, eylemi gerçekleştiren polislerin kimler olduklarını bilmediklerini, kişileri hatırlayamadıklarını ve görseler dahi teşhis edemeyeceklerini ifade etmişlerdir. Başvurucu hakkında sağlık raporu düzenleyen Hastanenin giriş çıkışlarını gösteren kamera kayıtları bilirkişi marifetiyle incelenmiştir. Soruşturma dosyasında bulunan Cd İzleme Tutanağı'na göre başvurucunun Hastaneye giriş çıkış görüntülerinde darbedildiğine dair bir husus tespit edilmemiştir. Soruşturma dosyasında bulunan 14/1/2015 tarihli tutanağa göre başvurucu, yakalandıktan sonra İlçe Emniyet Müdürlüğü nezarethanesinin müsait olmaması nedeniyle Savcılık talimatı doğrultusunda iki gün İlçe Jandarma Karakolunun nezarethanesinde gözaltında kalmış ve bu süre boyunca nezarethane nöbetleri polis memurları tarafından tutulmuştur. Savcılık, başvurucunun şikayetiyle ilgili yürüttüğü soruşturma sonunda 19/11/2015 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar vermiştir.Savcılığın karar gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"...Kimlik bilgileri tespit edilemeyen polis memurları hakkındaki suçlar yönünden; müştekinin salt iddiaları haricinde polis memurlarının üzerineatılı bulunan suçtan dolayı dava açılmasını ve soruşturmanındevamını gerektirecek nitelikte ve yeterlilikte somut bir delilin elde edilemediği,Şüpheli doktorlar ve sağlık personelinin üzerine atılı resmi evrakta fikri sahtecilik eylemine yönelik olarak ise; bahsi geçen görevlilerin üzerlerine atılı bulunan suçtan dolayı dava açılmasını ve soruşturmanın devamını gerektirecek nitelikte ve yeterlilikte somut bir delilin elde edilemediği ..." Başvurucunun Savcılık kararına yaptığı itiraz, Erciş Sulh Ceza Hâkimliğinin (Hâkimlik) 5/1/2016 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Hâkimliğin ret gerekçesi şöyledir:"...Müştekinin şüpheliler hakkında soyut iddiaları ile müştekinin tanık olarak bildirdiği kişilerin olayı hatırlamadıklarından bahisle beyanda bulunmamış olmaları dolayısıyla Mahkemece taktiri gereken ve atılı suçlardan yargılama yapılmasına yeter şüpheyi oluşturacak delilin dosyada bulunmadığı anlaşılmış olmakla Muradiye Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı ..." Anılan karar, başvurucuya 5/2/2016 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 24/2/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesi şöyledir:"(1) Gözaltına alınan kişilerin bulundurulacakları nezarethanelerin maddî koşulları, bu kişinin hangi görevlinin sorumluluğuna bırakılacağı, sağlık kontrolünün nasıl yapılacağı, gözaltı işlemlerine ilişkin kayıt ve defterlerin nasıl tutulacağı, gözaltına alınmanın başlangıcında ve bu tedbire son verildiğinde hangi tutanakların tutulacağı ve gözaltına alınan kişiye hangi belgelerin verileceği ile kolluk tarafından gerçekleştirilen yakalama işlemlerinin yürütülmesinde uyulacak kurallar, yönetmelikte gösterilir." 1/6/2005 tarihli ve 25832 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği'nin maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"Yakalanan kişinin gözaltına alınacak olması veya zor kullanılarak yakalanması hâllerinde hekim kontrolünden geçirilerek yakalanma anındaki sağlık durumu belirlenir."