6. Hukuk Dairesi 2012/9725 E. , 2012/17166 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tar…
**6. Hukuk Dairesi 2012/9725 E. , 2012/17166 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, sözleşme gereği muaccel hale gelen 01.09.2011 ile 01.12.2011 tarihleri arası dört aylık 3.600.- TL kira alacağının tahsilini talep etmiş, davalı taraf dava konusu taşınmazın anahtarının 11.10.2011 tarihinde teslim edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.01.2010 tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesinin 9.maddesinde "Kiracı kira müddeti bitmeden, mecuru tahliye etmek isterse kiralayanı 3 ay önceden yazılı olarak bilgilendirmek mecburiyetindedir.” ve 10.maddesinde ”Herhangi bir dönem kirası belirtilen zamanda ödenmez ve kiraya verenin yazılı uyarısına rağmen uyarıyı takip eden 3 iş günü içinde tediye edilmezse, o ayın dahil olduğu kira yılı sonuna kadar bütün kira bedelleri muaccel olur.” düzenlemeleri yer almaktadır. Davacı sözleşme gereği muaccel olan kira bedellerinin tahsili için icra takibi yapmıştır. Kural olarak kiracı, kiralananı haklı ve kabul edilebilir bir sebep olmaksızın sözleşme süresi içinde tek taraflı olarak feshetmesi halinde, sürenin sonuna kadar geçecek süre için kira bedelini kiraya verene ödemekle yükümlüdür. Ancak Borçlar Kanununun 98. maddesi yollamasıyla sözleşmelerde de uygulanması gereken madde 44 uyarınca kiraya veren de kiralananı aynı koşullarla yeniden kiraya vermek için gereken çabayı göstermeli ve böylece zararın artmasına sebebiyet vermemelidir. Aksi takdirde artmasına sebep olduğu zarar tutarını kiracıdan isteyemez. Buradaki haklı nedene dayanmaksızın sözleşme süresinin bitiminden önce fesih durumunu kiracı yönünden düşünmek ve değerlendirmek gerekir. Davalı, davacının açtığı tahliye davası sonucu verilen tahliye kararı üzerine kiralananın anahtarlarını icra dosyasına 11.10.2011 tarihinde teslim etmiştir. Görüldüğü gibi kiralanan yukarıda yazılı kurala uygun olarak davalının iradesi ile değil, icraen boşaltılmıştır. Taşınmaz icraen tahliye edildiğine göre, erken tahliye edildiği kabul edilemeyeceğinden sözleşmenin 9. maddesinin uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle davalının tahliye tarihine kadarki kira bedelinden sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda 2.bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.