10. Hukuk Dairesi 2013/13329 E. , 2014/9064 K. "" Mahkemesi : İzmir 6. İş Mahkemesi Tarihi : 22.05.2013 No : 2010/301-2013/250 Asıl dava, yersiz ödenen yaşlılık aylıklarının tahsili için yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptali, birleşen dava ise yaşlılık aylığının yeniden bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Hükmü, tarafların avukatlarının temyiz etmeleri üzerine…
**10. Hukuk Dairesi 2013/13329 E. , 2014/9064 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : İzmir 6. İş Mahkemesi Tarihi : 22.05.2013 No : 2010/301-2013/250 Asıl dava, yersiz ödenen yaşlılık aylıklarının tahsili için yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptali, birleşen dava ise yaşlılık aylığının yeniden bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Hükmü, tarafların avukatlarının temyiz etmeleri üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, SGK. Başkanlığı avukatının tüm, A. R. K. avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. Yurtdışı hizmet borçlanması için kesin dönüşü şart kılan 3201 sayılı Yasanın 3. maddesi Anayasa Mahkemesinin 12.12.2002 günlü Esas 2000/36 Karar 2002/198 sayılı kararı ile iptal edilmiş olduğundan, artık yurt dışında bulunan Türk Vatandaşlarının borçlanabilmeleri için yurda kesin dönüş yapma koşulu ortadan kalkmış olup, Yüksek Mahkemenin iptal kararının elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalara uygulanması gerektiği açıktır. 3201 sayılı Kanunun “aylık tahsisi ve aylığın başlama tarihi” başlıklı 6.maddesi; "A-Bu kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için; a)Yurda kesin dönülmüş olması, b)Tahakkuk ettirilen döviz borcunun tamamının ödenmiş olması; c)Döviz borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması şarttır. Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere ilgili sosyal güvenlik kurumu kanunu hükümlerine göre bağlanır...” düzenlemesini içermektedir. 3201 sayılı Kanun aylık bağlanması için “kesin dönüş” koşulunu aramakla birlikte bu konuda açıklayıcı bir bilgi de içermemektedir. Hukuk Genel Kurulu’nun 1997/10-588-857, 1998/10-645 1999-237 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, yurda kesin dönüş yapmaktan söz edebilmek için yurt dışında çalışan Türk Vatandaşlarının çalışma hayatına yönelik tüm ilişkilerini gerek çalıştığı işyerleri ve gerekse ilgili olduğu tüm sosyal güvenlik kuruluşları yönünden sona erdirerek yerleşmek ve sosyal güvenliklerini de burada sağlamak üzere anavatana dönüş yapmaları gerekir. Başka bir anlatımla, yurt dışındaki işçi sıfatıyla, çalışma hayatıyla ilgili tüm bağlarını ve ilişkilerini bitirmeden Alman Sosyal Güvenlik Kuruluşlarından yardım alarak geçici sürelerle yurda giriş yapmak “kesin dönüş” yapıldığı anlamını taşımaz. Keza yurt dışındaki işini kaybetmek de her zaman kesin dönüşe delalet etmez. Giderek kişi işsiz kalabilir ama işsizlik sigortasından yardım almayı yeterli görerek yurda kesin dönüş yapmayabilir.