12. Ceza Dairesi 2012/32040 E. , 2013/22500 K. Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Haberleşmenin gizliliğini ihlal etme Hüküm : Beraat Haberleşmenin gizliliğini ihlal etme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre;... ilçesi... köyünde ikamet eden katılanın, kaymakamlık makamına verdiği bir şikayet dilekçesi ile ilgili olarak, idarece yürütülen soruşturma sonucu ve cevabının, posta …
**12. Ceza Dairesi 2012/32040 E. , 2013/22500 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Haberleşmenin gizliliğini ihlal etme Hüküm : Beraat Haberleşmenin gizliliğini ihlal etme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre;... ilçesi... köyünde ikamet eden katılanın, kaymakamlık makamına verdiği bir şikayet dilekçesi ile ilgili olarak, idarece yürütülen soruşturma sonucu ve cevabının, posta yolu ile katılanın oturduğu köye gönderildiği, katılanın idarenin cevabını içeren zarfı ağzı açık vaziyette ve akrabası olan tanık...tan aldığı, tanığın katılana, zarfı kendisine ağzı açık vaziyette köy azası olan sanık ... tarafından verildiğini beyan etmesi üzerine katılanın, kendisine ait mektubu açarak haberleşmenin gizliliğini ihlal ettiği gerekçesiyle sanıktan şikayetçi olması şeklinde gelişen olayda, sanığın jandarma tarafından alınan savunmasında, kendisi olmadığı zaman postacının mektupları kahvehaneye bıraktığını, olay tarihinde de öyle olduğunu, kontrol ettiğinde katılana ait bir zarf olduğunu ve ağzının açık olduğunu gördüğünü, zarfı aynı hali ile içine hiç bakmadan katılanın akrabası olan...'a verdiğini, duruşmada da zarfı ağzı açık vaziyette görüp katılanın akrabasına verdiğini beyan ettiği, kahvehaneyi işleten tanığın ise beyanında, bazen mektupların 3-4 gün kahvehanede kaldığını, köylerinde üç tane ... adlı kişinin bulunduğunu, sanığın mektubun sahibini öğrenmek için içine açıp bakmış olabileceğini beyan ettiği, sanık ve katılan tarafından zarfı getirdiği konusunda anlaşmazlık olmayan, hazırlıkta dinlenilmeyip duruşmada dinlenilen, emekli posta memuru tanığın ise, mahkemedeki beyanında, köyün posta işlerine kendisinin baktığını, mektubu olay tarihinde aza olan ve genelde kahvehanede bulunan sanığa verdiğini hatırladığını beyan ettiği, gerek soruşturma gerekse soruşturma aşamalarında PTT müdürlüğünden tebligatın kime yapıldığı sorulmuş ise de, tebligat kayıtlarına rastlanılmadığından bu hususa kesin bir cevap verilemediği, mahkemece mektup ve tebligatın köy muhtarı veya azasına verildiği, köylünün alması için kahvehanedeki masaya konulduğu kanaatine varıldığı, söz konusu mektubun sanık tarafından açıldığı, mektubun suç kastıyla açıldığı veya köyde suç tarihi itibarı ile birden fazla ... adında kişi bulunduğu nazara alındığında söz konusu mektubun hangi ...'ye ait olduğunu anlamak amacıyla mektubun açıldığı hususunda şüphe bulunduğundan sanığın beraatine karar verilen dosyada, yapılan yargılama sonunda, savunmanın aksine, sanığın mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılanın, sanığın kendisine ait mektubu açarak içindeki evrakı aldığına, suçun unsurları itibariyle oluştuğuna ve cezalandırılması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.