Başvuru, tutuklunun başka bir ceza infaz kurumuna nakil işlemleri sırasında zor kullanılarak kıyafetlerinin çıkarılması ve iç çamaşırıyla kalacak şekilde çıplak arama yapılması nedeniyle işkence ve kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutuklunun başka bir ceza infaz kurumuna nakil işlemleri sırasında zor kullanılarak kıyafetlerinin çıkarılması ve iç çamaşırıyla kalacak şekilde çıplak arama yapılması nedeniyle işkence ve kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 20/2/2014 tarihinde İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 27/10/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 9/2/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 22/3/2016 tarihli yazısında, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında KCK terör örgütü üyesi olduğu şüphesiyle 22/11/2011 tarihinde gözaltına alınmış ve 26/11/2011 tarihinde tutuklanarak Metris T tipi Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilmiştir. 28/11/2011 tarihinde ise başvurucu, Metris T tipi Ceza İnfaz Kurumundan Kandıra 2 Nolu F tipi Ceza İnfaz Kurumu'na nakledilmiş, ceza infaz kurumuna kabul işlemleri sırasında, iç çamaşırı kalacak şekilde çıplak arama gerçekleştirilmek istenmiş, başvurucunun kıyafetlerini çıkarmayı kabul etmemesi üzerine zor kullanılarak kıyafetleri çıkarılıp arama gerçekleştirilmiştir. İnfaz koruma memurları tarafından 28/11/2011 tarihinde düzenlenen tutanakta; başvurucunun da içinde bulunduğu Metris T tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan sevk edilen KCK terör örgütü tutuklularının, 20/3/2006 tarihli ve 2006/10218 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün (2006/10218 sayılı Tüzük) maddesi uyarınca arama işlemlerinin yapıldığı, tutukluların teker teker arama yapılacak odaya alındıkları, önce belden yukarısı, daha sonra iç çamaşırı hariç belden aşağıdaki kıyafetleri olmak üzere soyunmalarının söylendiği, başvurucunun da içinde bulunduğu bir grup tutuklunun itiraz ettiği ve kıyafetlerini çıkarmadığı, bunun üzerine zor kullanma yetkisine dayanılarak arama işlemlerinin gerçekleştirildiği belirtilmiştir. Başvurucu 1/12/2011 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmek üzere Ceza İnfaz Kurumu idaresine verdiği dilekçe ile kuruma kabul işlemleri sırasında kendisine çıplak arama işlemi uygulandığını, işleme direnmesi nedeniyle darp ve tehdit edildiğini belirterek şikâyetçi olmuştur. Başvurucu ile eş zamanlı olarak tutuklanarak ceza infaz kurumuna sevk edilen ve aynı şekilde arama işlemine tabi tutulan on tutuklu daha anılan işlem nedeniyle şikâyetçi olmuş, açılan soruşturma dosyaları birleştirilmiştir. Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, kurumda görevli infaz koruma memurları ve infaz koruma başmemuru Ö.S. hakkında görevi kötüye kullanma, hakaret ve tehdit isnadıyla yürütülen soruşturma kapsamında başvurucunun ve diğer müştekilerin beyanları ile infaz koruma başmemuru Ö.S'nin ifadesi alınmıştır. Ayrıca ceza infaz kurumundan, kurumda bulunan kamera kaydı görüntülerinin içeriğine ilişkin bir rapor temin edilmiştir. Şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan infaz koruma baş memuru Ö.S; sevkle gelen tutukluların mahkûm kabul biriminden içeri alınmaları sırasında bulunduğunu, Tüzük'ün maddesi uyarınca üst ve eşya araması yapıldığını, tutukluların arama işlemine karşı çıktıklarını, bunun üzerine Tüzük'ün maddesinin (c) bendi uyarınca zor kullanma yetkisini kullanarak orantılı güç kullanmak suretiyle arama işlemini gerçekleştirecekleri yönünde tutukluları uyardığını, karşı çıkmanın devam etmesi nedeniyle, Tüzük'e göre önce belden yukarısı daha sonra belden aşağısı olacak şekilde vücut çukurlarına dokunmadan, herhangi bir tutuklunun utanma duygusunu ihlal etmeyecek şekilde ve kimsenin görmemesini sağlayacak tedbirler alınmak suretiyle, onur kırıcı davranışta bulunulmadan orantılı bir şekilde üst aramasının gerçekleştirildiğini beyan etmiştir. Ceza infaz kurumu kamera kayıtlarının içeriğine ilişkin olarak alınan raporda tutukluların 28/11/2011 tarihinde 35'te kuruma getirildikleri, üst ve eşya aramalarından sonra 57'de odalarına yerleştirme işlemlerinin sona erdiği belirtilmektedir. Üst aramalarının yapıldığı odalarda kamera bulunmaması nedeniyle raporda tutukluların çıplak arama işlemlerinin gerçekleştirilişine ilişkin bir veri bulunmamaktadır. Yürütülen soruşturma neticesinde Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 9/1/2012 tarihli ve S. No: 2011/2641, K. 2012/35 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Anılan kararın gerekesi şöyledir:"Müştekilerin olay tarihinde Kocaeli 1 ve 2 No'lu F Tipi Ceza İnfaz Kurumlarına naklen getirildikleri, Cezaevi girişleri sırasında, Cezaevlerinin yüksek güvenlikli olması itibari ile Ceza İnfaz kurumlarının yönetimi ile Ceza ve Güvenlik tedbirlerininİnfazı hakkında tüzük hükümleri çerçevesinde iç çamaşırlarıhariç müştekilerin üzerlerinin usule uygun olarak arandıkları, yapılan arama işlemlerinin taraf olduğumuz Uluslararası Sözleşmeler dahil başta Anayasa olmak üzere herhangi bir yasa hükümüne aykırılık teşkil etmediği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından,1- Müştekilerin usul ve yasalara aykırı arandıklarınailişkin iddialarla ilgili suç yokluğundan;2- Şüpheli Ö... S'nin ilgili müştekilere hakaret ve tehdit fiillerini işlediğine dair ceza yargılamasını başlatacak nitelikte yeterli delil elde edilemediğinden kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına [karar verilmiştir]." Başvurucunun da aralarında bulunduğu bir kısım müştekiler tarafından anılan karara yapılan itiraz, Sakarya Ağır Ceza Mahkemesinin 21/1/2014 tarihli ve 2014/101 Değişik İş sayılı kararıyla, itiraz edilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Anılan karar başvurucuya 4/2/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 20/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesi şöyledir:"1) Kurumlarda, odalar ve eklentilerinde, hükümlülerin üst ve eşyasında habersiz olarak her zaman arama yapılabilir. Her ay bir kez mutlaka arama yapılır.(2) Aramalar, gerektiğinde dış güvenlik görevlileri veya kolluk kuvvetleriyle veya diğer kamu görevlilerince ortaklaşa gerçekleştirilebilir." 5275 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) Bu Kanunun; yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları,... kuruma alınma ve kayıt işlemleri, ... oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar, arama,... şikâyet ve itiraz, nakiller, ... hükümlülerin sayısı ve uygulanacak güvenlik tedbirleri, ... konularında 9, 16, 21, 22, 26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55 ilâ 62, 66 ilâ 76, 78 ilâ 84 ve 86 ilâ 88 inci maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir." 2006/10218 sayılı Tüzük'ün "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı maddesininilgili kısmı şöyledir:"...(2) Hükümlünün üzerinde, kuruma sokulması veya bulundurulması yasak madde veya eşya bulunduğuna dair makul ve ciddi emarelerin varlığı ve kurum en üst amirinin gerekli görmesi hâlinde, çıplak olarak veya beden çukurlarında aşağıda belirtilen usullere göre arama yapılabilir.a) Çıplak arama, hükümlünün utanma duygusunu ihlal etmeyecek şekilde ve kimsenin görmemesini sağlayacak tedbirler alınarak gerçekleştirilir,b) Arama sırasında önce bedenin üst kısmındaki giysiler çıkarttırılır, bedenin alt kısmındaki giysiler üst kısmındaki giysiler giyildikten sonra çıkarttırılır. Bu giysiler de mutlaka aranır,c) Çıplak arama sırasında bedene dokunulmaması için gerekli özen gösterilir. Aranan kişinin beden çukurlarında bir şeyin bulunduğuna dair makul ve ciddi emarelerin bulunması hâlinde öncelikle, hükümlüden madde veya eşyanın kendisi tarafından çıkartılması istenir, aksi hâlde bunun zor kullanılarak gerçekleştirileceği bildirilir. Beden çukurlarındaki arama, cezaevi tabibi tarafından yerine getirilir,d) Çıplak olarak arama, mümkün olan en kısa süre içinde bitirilir.(3) Beden ve üst aramaları aynı cinsiyetten güvenlik ve gözetim görevlileri tarafından yapılır....(9) Arama ve sayımlar sırasında insan onuruna saygı esastır." 2006/10218 sayılı Tüzük'ün "Güvenlik ve gözetim servisi" başlıklı maddesinin (8) numaralı fıkrası şöyledir:"İnfaz ve koruma başmemuru ile infaz ve koruma memuru, kurumun güvenliğini bozan firara teşebbüs, isyan, rehin alma, saldırı, yasaya veya düzenlemelere dayalı bir emre karşı aktif veya pasif fiziki direnme gibi olaylar ile 5237 sayılı Kanunun 25 inci maddesindeki meşru savunma ve zorunluluk hâli ortaya çıktığında kurum en üst amirinin izni ile zor kullanabilir. Acil hâllerde tehlikenin ortadan kaldırılması amacıyla izin alınmaksızın da zor kullanılabilir. Durumu derhâl en üst amire iletir. Zor kullanan personel gerekenden fazla kuvvet kullanamaz."