17. Hukuk Dairesi 2013/3556 E. , 2013/6597 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı tarafın sürücüsü ve işleteni olduğu aracın üzerindeki yükün müvekkiline ait telefon kablolarına takılarak kabloları koparıp tel…
**17. Hukuk Dairesi 2013/3556 E. , 2013/6597 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı tarafın sürücüsü ve işleteni olduğu aracın üzerindeki yükün müvekkiline ait telefon kablolarına takılarak kabloları koparıp telefon direklerinin kırılmasına sebebiyet verdiğini belirterek 16.260,01 TL hasar bedelinin olay tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili mahkemenin yetkili olmadığını, müvekkilinin aracın sürücüsü değil, araçta taşınan yükün sahibi olduğunu, aracın işleteni ve sürücüsünün diğer davalı olduğunu, sürücünün kusurunun olması halinde aracın ZMSS şirketi ile diğer davalının sorumluluklarının bulunduğunu, davacının kabloları ağaca bağladığını, kabloların yerden yüksekliğinin de standartlara uygun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı tarafça süresinde gider avansı yatırılmadığından HMK 115.maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup 15.4.2011 tarihinde açılmıştır. Davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'nda gider avansı alınmasına yönelik bir düzenleme mevcut değildir. 01.10.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.’nun 114/g maddesinde, gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK.’nun 448. maddesine göre, “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.” Aynı Kanunun 450. maddesinde, “(1) 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ek ve değişiklikleri ile birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır.” düzenlemesi mevcuttur. Anılan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, 6100 Sayılı HMK. hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal yürürlüğe girecektir. 1086 Sayılı HUMK. yürürlükte bulunduğu tarihte açılan davalara ilişkin olarak HUMK.nun hükümlerinin uygulanması istisnai olarak HMK.’nun geçici 1. ve 2. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, 6100 Sayılı HMK.’nun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri ile senetle ispat, istinaf ve temyiz ile temyizde duruşma yapılmasına ilişkin parasal sınırlarla ilgili hükümleri Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan dava ve işlerde uygulanmaz. 1086 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönemde usulüne uygun olarak düzenlenmiş bulunan senetler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra da geçerliliklerini korur. Kanun açıkça bir istisna getirmediğine göre, dava şartı olarak düzenlenen gider avansının alınması kuralının 1086 sayılı HUMK. döneminde açılan derdest davalarda da uygulanması gerekecektir.