10. Hukuk Dairesi 2023/12437 E. , 2024/2406 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/478 E., 2023/225 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden y
**10. Hukuk Dairesi 2023/12437 E. , 2024/2406 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/478 E., 2023/225 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle müvekkilinin İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 249489.35 sicil numarasıyla işlem gören dava dışı ...'ye ait işyerinde 01.05.1989 tarihinde işe girdiğini ve çalıştığı dönemde geçerli bulunan asgari ücretle işçi statüsünde eylemli olarak çalıştığını, bu durumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarca yapılan fiili denetimler ile de tespit edilerek 01.05.1989 tarihinde 19514508 sigorta sicil numarası ile müvekkilinin işe girişinin yapıldığını, ancak müvekkilinin tescil ve hizmet dökümünde bu tarihte prim ödeme gününün görülmediğini, müvekkili tarafından 28.12.2017 tarihli yazı ile İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden “01.05.1989 tarihli işe giriş bildirgesi, denetim raporu ve arşivdeki belgelerin” istendiğini, buna karşılık Müdürlüğün 30.01.2018 tarihli yazısı ile dosya muhteviyatının Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne devredildiğinin bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin 30.01.2018 tarihli yazı ile aynı taleplerle bu kez Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, Müdürlüğün 01.03.2018 tarihli yazısı ile müvekkiline işe giriş bildirgesinin ve PTC fotokopisinin gönderildiğini, müvekkilinin 08.05.2018 tarihli yazı ile Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne yeniden başvuru yaparak arşiv taraması yapılarak 1 günlük hizmet tespitinin yapılıp kayıtlara işlenmesini, bununla birlikte emekliliği hak etmiş olacağından hak ediş tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanmasını ve birikmiş aylıklarının ödenmesini talep ettiğini, ancak Müdürlükten başvuru yazısına olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmediğini beyanla müvekkilinin 01.05.1989 tarihinde SSK kapsamında zorunlu sigortalı olarak 1 gün süre ile asgari ücretle fiilen çalıştığının tespitine ve bu çalışmasının kayıtlara işlenmesine, müvekkiline hak ediş tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanmasına ve birikmiş aylıklarının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili, cevap dilekçesinde özetle davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olup reddi gerektiğini, zamanaşımı/hakdüşümü itirazında bulunduklarını, davacının bu davası ile talep ettiği dönemin üzerinden 30 yıla yakın bir zaman geçtiğini, öncelikle, bu sebeple davanın bu yönden incelenerek reddine karar verilmesini dilediklerini, dava dilekçesindeki talep, sigorta başlangıç tarihinin tespiti olarak belirtilmiş ise de davanın bir hizmet tespiti davası olduğunu, zira fiili çalışmanın ispatı gerektiğini, bu bakımdan işveren kayıtlarının da önem taşıdığını, bu kayıtların mümkün ise getirtilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde davacının bir gün çalıştığını iddia ettiğini, başkaca bir çalışması olduğundan bahsetmediğini, davacının işyerinde çalıştığının şüpheye yer bırakmayacak kesin delillerle ispatlanması gerektiğini, davacı tarafın delil olarak sunduğu ve Kuruma verildiği bildirilen 01.05.1989 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin gerçek olup olmadığının belirlenmesi bakımından Kurum'dan kayıtların getirtilmesi gerektiğini, ancak işe giriş bildirgesi verilmiş olup imzası da işçiye ait olsa da yalnız başına işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının fiilen çalışıldığını göstermediğini, zira işe giriş bildirgesi verildiği halde davacının fiilen çalışmamış olabileceğini, bu sebeple fiili çalışmanın da ispatlanmasının mecburi olduğunu, davacının sigortalı hizmeti bakımından Kurumun kayıtları esas olup davacının bunun aksini ancak aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini (5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi), bu tür davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden davanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, başlangıç ve bitiş tarihleri konusunda dinlenecek tanıkların tespiti istenen sürede işyerinde çalışan kişilerden olması veya işyerini yakından bilen ve tanıyanlardan seçilmesi, davacının bildirdiği tanıkların yanında tarafsız kamu tanıklarının tespit edilerek ifadelerine başvurulması, tanık beyanları ile yazılı belgelerin birbirini teyit etmesi gerektiğini, diğer taraftan, işe giriş tarihi bu karar ile tespit edilse dahi hak ediş tarihi itibarı ile yaşlılık aylığı bağlanmasının mümkün olmadığını, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, şayet 1 gün sigortalılık tespitine karar verilse dahi mevzuata uygun olmayan aylık bağlanması talebinin reddi gerektiğini beyanla; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Kararda özetle "Davacının 01.05.1989 tarihindeki hizmet akdine tâbi bir günlük zorunlu sigortalılık hizmetinin tespiti ile bunun Kurum kayıtlarına işlenmesi taleplerinin reddine, yaşlılık aylığına kazanıldığı tarihten itibaren aylık bağlanması ve birikmiş aylıkların ödenmesi talepleri yönünden ise dava konusuz kaldığından uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi kararında özetle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Daire kararında özetle “... öncelikle davacı asil çağrılarak talebini somutlaştırması istenilmeli, davacıya, hangi adreste çalıştığı, davalı işyerinde ne iş yaptığı, birlikte çalıştığı kişilerin isim ve adresleri sorularak, bu kişilerin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davalı işyerinin restaurant olduğu anlaşılmakla, çalışan kişilerin muayene kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, restaurantın bulunduğu yere yakın yerleşim yerinde yaşayan kişilerden bilgisi olabilecek kişiler de tespit edilerek, bilgi ve görgülerine başvurulmalıdır. Bunun yanında, davacıya ait işe giriş bildirgesinde davalı işyerine ait sicil numarası 249489 olarak belirtilmesine rağmen, Kurumdan gelen belgelerde işyeri sicil numarasının 249113 olduğu ve denetim raporuna istinaden tescil edildiği anlaşılmakla, her iki sicil numarasına ilişkin işyeri sicil dosyaları Kurumdan getirtilerek, çelişki giderilmeli ve ilgili denetim raporunun bulunup bulunmadığı Kurumun teftiş başkanlığından yeniden sorulmalıdır. Ayrıca davalıya ait vergi kayıtları, yoklama tutanakları ve beyannameler de getirtilerek, iddianın somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde kanıtlanıp kanıtlanmadığı değerlendirilmelidir. Mahkemece, yukarıda belirtilen esaslar dahilinde yapılacak yargılama sonrasında karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. ” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 1-Davacının 01.05.1989 tarihinde dava dışı ...'nün 249113 sicil numaralı işyerinde mülga 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalılığa tabi olarak asgari ücret karşılığında fiilen çalıştığının tespiti ile bunun davalı Kurumun kayıtlarına işlenmesine, 2-Davacının kendisine emekli aylığı bağlanması ve hak kazandığı halde ödenmeyen birikmiş aylıklarının ödenmesi taleplerinin reddine," dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi için kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Eldeki davada, Mahkemece davacının yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi olan 09.05.2018 tarihi itibarıyla mülga 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen 23.05.2002 tarihi itibarıyla sigortalılık başlangıç tarihi olan 01.05.1989 tarihinden itibaren başlayan sigortalılık süresi 13 yıl 22 gün olmakla, bu süre 12 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 14 yıldan az olduğundan anılan yasa maddesinin (h) bendi gereğince, davacı sigortalı, 25 yıllık sigortalılık süresini ve 51 yaşını doldurması ve en az 5450 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmasının yanı sıra, 506 sayılı Kanun'un 60/h bendi gereğince çalıştığı işten ayrılması ve yazılı istekte bulunması şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabileceği, belirtilen tespitler çerçevesinde değerlendirildiğinde; davacının, 09.05.2018 tarihinde tahsis talebinde bulunmuş olması itibarıyla yazılı istek şartı ile birlikte, belirtilen tarihte 29 yıl 8 gün sigortalılık süresini ve 9452 gün prim ödemesini haiz olup 51 yaşını doldurmuş olmakla yasa hükmünde öngörülen sigortalılık süresi, yaş ve prim ödemesi koşullarını sağladığı belirlenmiştir. Ancak davacının tahsis talep tarihini kapsayan dönemde çalıştığı işten ayrılma koşulunu sağlamadığı gerekçesi ile tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve birikmiş aylıkların ödenmesine yönelik talebinin reddine karar verilmiş ise de davanın yasal dayanaklarından olan mülga 506 sayılı Kanun'un 62 nci maddesindeki “....çalıştığı işten ayrıldıktan sonra...” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 2019/104 Esas, 2021/13 Karar ve 14.01.2021 tarihli kararı ile “17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun mülga 62 nci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan “....çalıştığı işten ayrıldıktan sonra...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline” karar verilmiştir. Bu nedenle, söz konusu yasa hükmünün iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararının yürürlük tarihine bakılmaksızın derdest olan davalarda uygulanması gerekeceği gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.