Başvuru, patentten doğan haklara tecavüzün önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin davanın aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, patentten doğan haklara tecavüzün önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin davanın aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 13/8/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, HL H. & GmbH şirketinin 1/1/1997 tarihli distribütör sözleşmesi ile Türkiye'deki tek yetkili satıcısı olduğunu, bu şirketin kendi buluşu ve üretimi olan kokusuz yer süzgeçlerine "Atık Boşaltma Düzeneği (Gider)" başlığı altında incelemeli patent verilerek yirmi yıllık süre için korunması amacıyla Türk Patent Enstitüsünce Resmî Patent Bülteninde yayınlandığını, davalı şirketin ne patent sahibi ne de distribütörlük yetkisi olmadan patentli sistemi taklit ederek benzer ürünü sattığını belirterek İstanbul Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) 12/3/2009 tarihinde patentten doğan haklara tecavüzün önlenmesi ve tazminat talebiyle dava açmıştır. Mahkemenin 22/5/2012 tarihli kararıyla "davalı şirketin üretici değil satıcı sıfatını taşıdığını ve sattığı binlerce ambalajlı ürünün iç parçasının taklit ya da orijinal olduğunu bilmesinin asla davalıdan beklenemeyeceği" gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine karar Yargıtay Hukuk Dairesinin (Daire) 10/10/2013 tarihli kararıyla gerekçesi değiştirilerek onanmıştır. Kararın gerekçesi şöyledir:"...551 sayılı KHK'nin maddesinde lisans alanın patent hakkına tecavüz davası açma koşulları düzenlenmiş olup; davacının sunduğu 01/01/1997 tarihli distribütörlük sözleşmesinde davacının lisans hakkının tanınmamış olması, aynı sözleşmenin yasal haklar başlıklı hükmü ve yine davacı tarafından dayanılan 14/01/2008 tarihli vekaletname başlıklı belgenin de esasen işbu davayı açma konusunda davacıya yetki veren belge olarak kabulünün de mümkün bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerekeceğinden; sonucu bakımından doğru olan kararın onanması gerekmiştir." Başvurucunun karar düzeltme talebi Dairenin 8/5/2014 tarihli kararıyla "davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi ve davacı aleyhine de maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı" gerekçesiyle kabul edilerek onama kararında açıklanan aynı gerekçelerle hükmedilen vekâlet ücreti yönünden karar düzeltilerek onanmıştır. Nihai karar 16/7/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiş, 13/8/2014 tarihinde süresi içinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. 24/6/1995 tarihli ve 551 sayılı mülga Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin "Lisans alanın dava açması ve şartları" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şu şekildedir:"Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, inhisari lisansa sahip olan kişi, üçüncü bir kişi tarafından patent sahibinin patentten doğan haklarına, tecavüz edilmesi durumuna, patent sahibinin bu Kanun Hükmünde Kararname uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açabilir. İnhisar olmayan lisans sahibi olanların, dava açma hakları yoktur...."