(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/6700 E. , 2009/8938 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi . Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 24.06.2003 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni ve ecrimisil, karşı davada tapu iptali tescil, olmadığı takdirde tazminat, birleşen davalarda ecrimisil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; asıl dava ve birleşen davaların (davacı ... bakımından) kabulüne, karşı davanın tazminat bakımından kabulüne dair verilen 11.
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/6700 E. , 2009/8938 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi . Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 24.06.2003 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni ve ecrimisil, karşı davada tapu iptali tescil, olmadığı takdirde tazminat, birleşen davalarda ecrimisil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; asıl dava ve birleşen davaların (davacı ... bakımından) kabulüne, karşı davanın tazminat bakımından kabulüne dair verilen 11.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı (k.davalı) ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14.07.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı (davalı) ... ve vekili Av.... ile karşı taraftan davalı (davacı) vekili Av.... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tarafların sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl davada davacı arsa sahipleri ...ve ..., mülkiyet hakkına dayanarak maliki oldukları 5 sayılı parsele davalı ... ’in haksız elatmasının önlenmesini ve ecrimisil ödetilmesini istemiştir. Karşı davada davacı (karşı davalı) ..., Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayanarak tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde iyileştirme bedelinin tahsili talebinde bulunmuştur. Birleşen davada davacı ..., karşı davacı ve davalı ...’den ecrimisil talep etmiştir. Mahkemece, davacılardan .... taşınmaza kayden malik olmadığından açtığı davanın reddine, ...’ın açtığı elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne ve 5 parsel sayılı taşınmazdan karşı davacı ve davalı ...’nin tahliyesine, 1000,00 TL ecrimisin tahsiline, birleşen davadaki ecrimisil talebinin kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl davanın davalısı karşı davanın davacısı ... tarafından temyiz edilmiş, yerel mahkeme hükmü Dairemizin 14.05.2007 tarih 2007/4486-6510 sayılı ilamıyla bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararınA uyularak yapılan yargılama sonucu, davalı ve karşı davacı ... yararına 5 sayılı parseldeki iş sahibinin menfaati için yapılmış zaruri ve faydalı gider olarak bilirkişilerce bulunan 91.743,00 TL tazminata hükmedilmiştir. Hükmü, davacı ve karşı davalı ... temyiz etmiştir. Hükmüne uyulan Dairemizin 14.05.2007 günlü bozma kararı uyarınca mahkemece, arsa sahiplerine ait parsel üzerine yapıldığı saptanan ve onun malvarlığında artı değerler meydana getiren zaruri ve faydalı masraflar bilirkişiye hesaplattırılarak bulunacak tutarın hüküm altına alınması gerekirdi. Nitekim, bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişiler 23.05.2008 tarihli raporlarında yapıdaki faydalı ve zaruri giderler toplamını 91.743,00 TL olarak hesaplamıştır. Burada öncelikle üzerinde durulması gereken husus, 5 sayılı parsel üzerinde yapılan binanın uygulamadaki deyimiyle “kaçak bir yapı” olup olmadığının saptanmasıdır. Zira, 3194 sayılı İmar Kanununun 26. ve 27.maddelerindeki ayrık durumlar hariç inşaata başlamadan önce tüm yapılar için ruhsat alınması ve yapının alınacak ruhsat ve eklerine uygun inşa edilmesi zorunludur. Şayet, inşaata ruhsat alınmadan başlanmış ve bitirilmiş ise veya ruhsat alınmakla beraber inşaat, ruhsat ve eklerine aykırı meydana getirilmişse bu inşaat kaçak inşaat niteliğinde olup, İmar Kanununun 32.maddesi hükmüne göre yıkımı gerekir. 3194 sayılı İmar Kanununa göre işlem yapılması gereken (yıkımı gereken) bir yerin ekonomik değeri olmayacağından, bu yer için yapılmış masrafların tahsili dava konusu yapılamaz. O yüzden mahkemece yetkili merci olan belediyeden inşaata ruhsata alınıp alınmadığı, ruhsat alınmış ise inşaatın bu ruhsata uygun meydana getirilip getirilmediği sorulup saptanmalı, gerek duyulursa bu konuda keşif yapılmalı ve bu keşifte inşaata ruhsat alınmamış veya ruhsata aykırı inşaat yapılmışsa tadilat projesi tanzimi suretiyle inşaatın yasaya uygun hale getirilip getirilemeyeceği içlerinden biri hukukçu olmak üzere bilirkişi kuruluna tespit ettirilmelidir. Bu yön üzerinde durulmaması doğru değildir. Türk Medeni Kanununun 994.maddesi hükmü gereğince iyiniyetli zilyet geri vermeyi isteyen kimseden şey için yapmış olduğu zorunlu ve yararlı giderleri tazmin etmesini isteyebilir ve bu tazminat ödeninceye kadar o şeyi geri vermekten kaçınabilir. Zorunlu giderlerden maksat, eşyanın korunması ve iktisadi işlevini devam ettirebilmesi için yapılan giderlerdir. Eşyanın değerini ve randımanını arttırmak için yapılan masraflara da faydalı giderler denir. Zorunlu ve yararlı giderler dışında kalan, malikin kendi arzu ve zevkine uygun yapmış olduğu masraflar, uygulamadaki deyimiyle “lüks” masraflardır. Kuşkusuz, davacı arsa malikinin bunları tazmin etme borcu yoktur. Bunlar dolayısıyla eşyada meydana gelen ziyadeyi iyiniyetli haksız zilyedin eşyaya zarar vermeden söküp alması mümkünse, söküp alması gerekir. Eğer elatmanın önlenmesi isteyen arsa maliki, bunların bedelini de tazmin etmeyi kabul ederse iyi niyetli haksız zilyedin bunları söküp alma hakkı kalmaz. Ne tür giderlerin zorunlu ve yararlı giderler, ne tür giderlerin ise lüks giderler olduğunun tespiti için objektif ölçüler uygulamak gerekir. Somut olayda, bilirkişilerin düzenledikleri 23.05.2008 tarihli rapor ve ek raporda sıraladıkları pek çok kalem iş, 5 sayılı parsel üzerindeki binaya yapılan lüks giderler kalemine ilişkindir. Hiç şüphesiz, bunların önemli bir kısmı da eşyaya zarar vermeden iyiniyetli zilyet (davalı ve karşı davacı) tarafından söküp alınabilir. Bütün bu anlatılanlardan sonra mahkemece yapılması gereken iş, yapının ruhsatı olup olmadığını araştırmak, ruhsatı yoksa tadilat projesi tanzimi suretiyle alınıp alınamayacağını ilgili belediyeyle yazışma yaparak bilirkişilere tespit ettirmek, yapının ruhsatı varsa ve yapı ruhsat ve eklerine uygun yapılmışsa davalı ve karşı davacı ...’nin isteyebileceği faydalı ve zorunlu gider kalemlerinin neler olduğunu ve değerlerini bilirkişiye belirletip hesaplatmak, davacı ve davalı arsa sahibinden yapıdaki lüks giderleri tazminat karşılığı kabul edip etmediğini sorup saptamak, kabul ederse bu giderlerle de arsa sahibini sorumlu tutmak, aksi takdirde bunlardan yapıya zarar vermeden sökülüp alınabilecekleri tespit ederek bunların bedeliyle davacı ve davalı arsa sahibini sorumlu tutmamak, böylece oluşacak sonuç dairesinde bir hüküm kurmak olmalıdır. Mahkemece, bütün bu tespitler bir yana bırakılarak yapılan harcamaların tümü faydalı ve zaruri harcamalar gibi kabul edilmek suretiyle ve eksik inceleme ve araştırmayla davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 625,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı/davacı ...’den alınarak davacı/davalı arsa sahibi ...’a verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,14.07.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.