10. Hukuk Dairesi 2024/9225 E. , 2025/6409 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1146 E., 2024/645 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/644 E., 2023/358 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından ha
**10. Hukuk Dairesi 2024/9225 E. , 2025/6409 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1146 E., 2024/645 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/644 E., 2023/358 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle; davacıların murisleri olan ...'nın 11.04.2018 tarihinde meydana gelen olay sonucu vefat ettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının geçirdiği beyin kanamasının tamamen kendi bünyesinden kaynaklandığını, kısa boylu ve aşırı şekilde kilosunun olduğunu, davacının hastalığı ile yapılan fazla mesainin bir illiyet bağı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1-)a -Asıl davada davacı ...'nın davalı yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile 457.792,43 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 11.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine, b-Asıl davada davacı ...'nın davalı yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile 31.311,61 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 11.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine, c-Asıl davada davacı ...'nın davalı yönünden maddi tazminat talebinin reddine; 2-)Mahkememiz dosyası ile Birleşen İstanbul Anadolu 11.İş Mahkemesi 2023/107 E. sayılı dosyasında; a-Birleşen davada davacı ...'nın davalı yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine, b-Birleşen davada davacı ...'nın davalı yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine, c-Birleşen davada davacı ...'nın davalı yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 11.04.2018 tarihinde meydana gelen ve davacının vefatı ile neticelenen kazanın SGK müfettiş raporunda iş kazası olduğu, İlk Derece Mahkemesince alınan ve içerisinde nöroloji uzmanının da yer aldığı kusur bilirkişi heyet raporunda bünyesel faktörler ile kaçınılmazlık unsurlarının da değerlendirilerek davalının %20 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş olduğu, yapılan hesaplamaların dosya içeriğine uygun olduğu, güncel Yargıtay ilkelerine uygun olarak TRH-2010 tablosuna göre hesaplama yapıldığı, SGK tarafından yapılan ödemenin usulüne uygun tenzil edildiği, davacının karar tarihinde 40 yaşında olması, davacının sosyo ekonomik durumu, kazanın oluş biçimi ve tüm dosya kapsamı ile hükmedilen manevi tazminat miktarının isabetli olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Davacının 20.12.2017 tarihinde işe girmiş olup 11.04.2018 tarihinde sabah 08:00'de mesaiye başlayıp akşam 18'de mesaisinin bittiğini, mesai bittikten sonra saat 20:00 sularında beyin kanaması geçirmiş olup 27 gün hastanede tedavi gördükten sonra vefat ettiğini, b.SGK davacılara İPSD ödemesini 01.06.2018 tarihinde yaptığını, Mahkemenin kararına esas aldığı bilirkişi raporunda SGK'nın davacılara yaptığı İPSD ödemeleri sanki rapor tarihinde (01.03.2023) yapılmış gibi mahsup yapıldığını, SGK'nın davacı mirasçılara İPSD ödemesi olarak toplamda 01.06.2018 tarihinde 133.731,45 TL ödeme yapıldığını, eş ...'ya yapılan İPSD ödemesi 100.702,10 TL, çocuk ...'ya yapılan İPSD ödemesi 22.822,02 TL çocuk ...'ya yapılan İPSD ödemesi 10.207,33 TL Yargıtay kararları gereği davacılara yapılan ödemenin o tarih itibariyle meydana gelen zararın ne kadarını karşılaması gerektiğinin hesap edilmesi gerektiği, eğer ki kısmi ifa amacı taşıyorsa zararın karşılandığı oranda hesaplanacak tazminattan tenzilatı gerektiği uygulama gereği olduğunu, bu sebeple, ödemenin yapıldığı 01.06.2018 yılı itibari ile o tarihteki veriler esas alınarak eş ..., Çocuk ..., Çocuk ...' nın alabilecekleri tazminat miktarı hesaplanacak, yapılan ödemelerin bu zararın ne kadarının karşıladığı oransal olarak hesap edilecek, sonrasında da 2023 yılı itibariyle hesaplanan tazminattan kısmi ifa amacı taşıyan ödeme ile karşılanan oran kadarı tenzil edilerek hesap yapılmasının gerektiğini, SGK tarafından davacılara ödenen miktarların 2018 yılı verileri göz önüne alınarak, sanki 2018 yılında hesap yapılıyormuş gibi hesaplanan tazminat alacağının ne kadarını karşıladığı hesaplanmasının gerektiğini, SGK tarafından yapılan İPSD ödemelerinde ödeme tarihi verilerine göre hesaplama yapılması, ödemenin yeterli olması halinde davanın reddine karar verilmesini, ödeme yeterli değilse kısmi ödeme olarak değerlendirip kalan kısmın orantısal olarak hesap yapması gerektiğini, Mahkemenin kararına esas aldığı bilirkişi raporunda SGK'nın davacılara yaptığı İPSD ödemeleri sanki rapor tarihinde (01.03.2023) yapılmış gibi mahsup yapılmasının yanlış olduğunu, çalışanın beyin kanaması geçirmesinde işveren şirketin bir sorumluluğunun olmadığını, c. Maddi ve yüksek manevi tazminat ile sorumlu tutulmamasının gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 3. Değerlendirme 1.Davalı vekilinin hükmedilen tüm manevi tazminatlara ve davacı çocuk ... için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. b.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. c.Dosya içeriğine göre temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Davalı vekilinin davacı eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin hükmedilen tüm manevi tazminatlara ve davacı çocuk ... için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin davacı eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.