7. Ceza Dairesi 2024/3675 E. , 2024/6853 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/644 E., 2023/595 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun
**7. Ceza Dairesi 2024/3675 E. , 2024/6853 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/644 E., 2023/595 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanığın evinin yakınında kömür ocağı ve kömür kalıntılarına rastlanması nedeniyle işgal ve faydalanma eyleminin gerçekleştiğine, sanık hakkında kurulan beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. Sanığın temyiz isteği, cezada temyiz hakkını kullanmak istediğine ilişkindir. II. GEREKÇE 02.05.2013 tarihli ve 01 numaralı suç tutanağına göre, sanık hakkında 27.03.2012 tarihli suç tutanağına istinaden açılan kamu davasında yapılan keşif sırasında, sanığın evinin yaklaşık 44 metre doğusunda bir adet çam ağacının takozlanmış vaziyette görüldüğü tespit edilerek 1 kental emvale el konulmuştur. 02.05.2013 tarihli ve 02 numaralı suç tutanağına göre, sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan keşfi sırasında sanığın evinin yakınında kömür ocakları, su bidonları ve kömür kalıntıları tespit edilmiştir. Sanık hakkında aynı tarihli suç tutanaklarına istinaden 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı ve dosyaların birleştirildiği anlaşılmıştır. Sanık savunmalarında, ağaç kesmediğini, kepçeyle yıkılan ağaçlardan odun aldığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, suça konu emvalin incelenmesinde, yapacak nitelikte dikili kızılçam ağacının motorlu testereyle kesilmesi sonucu elde edildiği ve kaçak olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Fen bilirkişisi raporunda, suça konu emvalin bulunduğu yer ile sanığın evi arasında 35 metre mesafe olduğu tespit edilmiştir. Tutanak tanığı ... ... birleşen dosyada, keşif sırasında görülen yeni yakılmış ocaklara ilişkin tutanak düzenlediklerini, 08.05.2013 tarihinde de keşifteki tespitle ilgili tutanak düzenlendiğini, keşif sırasında tespit edilen ocakta ağaç ve kömür olmadığını beyan etmiştir. Tutanak tanığı ... asıl dosyada, tutanak içeriğinin doğru olduğunu, kendisinin veya orman idaresinin köylüye kesilmiş ağaçları götürmesi için izin veremeyeceğini beyan etmiştir. Katılan vekilinin temyiz isteminin münhasıran sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; A.Sanık Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, sanık savunması, tanık beyanları, bilirkişi raporu, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Katılan vekilinin temyiz isteminin münhasıran sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu anlaşıldığından sanığın temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuk aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile, 5237 sayılı Kanun'un önödemeyi düzenleyen 75 inci maddesinde yapılan değişiklik sonucu, 6831 sayılı Kanunun 108 inci maddesine aykırılık suçunun önödeme kapsamına alındığı ve Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli, 2020/16 E. 2020/33 K. sayılı iptal kararları ile 7188 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile; sadece adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda "basit yargılama usulü"nün uygulanması mümkün hale getirilmiş olmakla sanık hakkında önödeme prosedürü ve basit yargılama usulünün uygulanarak, sonucuna göre hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2.6831 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin birinci fıkrasında hapis cezası ile birlikte adlî para cezası da öngörüldüğü halde, sanık hakkında yalnızca hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini, 3.Suça konu emvalin müsadere talebi hususunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir. III.KARAR A.Sanık Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hakkın saklı tutulmasına,11.09.2024 tarihinde karar verildi.