2. Ceza Dairesi 2022/12671 E. , 2025/4696 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2345 E., 2021/1295 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetk…
**2. Ceza Dairesi 2022/12671 E. , 2025/4696 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2345 E., 2021/1295 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin sanığın son sözlü savunmasına başvurulmadığı gibi sunulan mesleki mazeretin de usul ekonomisi gerekçesiyle reddolunarak savunma hakkının ihlal edildiğine, suçun işlendiğine dair somut delil bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiği ile katılan vekilinin temyiz isteminin ise sanık hakkında kurulan hükümde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık müdafinin ilk derece mahkemesindeki 13.10.2020 tarihli son celsede mesleki mazereti sebebiyle duruşmaya katılamayacağı için duruşmanın sonraki bir tarihe ertelenmesi talebini içeren dilekçe sunmasına rağmen, ilk derece mahkemesince mazeretin “dosyanın bulunduğu aşama karar aşamasında olması, usul ekonomisi” şeklinde yasal olmayan gerekçe ile mazeretin reddine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde sanık ve müdafinin yokluğunda hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.