Başvuru, atılı suç için Kanun'da öngörülen cezanın alt sınırı beş yıl olmasına rağmen müdafi atanmaması, somut delil olmamasına rağmen mahkûm edilmesi ve yargılamasının sonuç olarak adil olmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası hakkındadır.
Başvuru, atılı suç için Kanun'da öngörülen cezanın alt sınırı beş yıl olmasına rağmen müdafi atanmaması, somut delil olmamasına rağmen mahkûm edilmesi ve yargılamasının sonuç olarak adil olmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası hakkındadır. Başvuru, 4/7/2013 tarihinde yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvuruda, Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/12/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 20/1/2010 tarihinde "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından gözaltına alınmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 23/02/2010 tarihli ve E.2010/202 sayılı iddianamesi ile başvurucu hakkında "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından kamu davası açılmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 28/4/2011 tarihli ve E.2010/65, K.2011/85 sayılı kararı ile başvurucunun atılı “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma” suçundan altı yıl sekiz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, diğer suçtan beraatine karar verilmiştir. Temyiz üzerine İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 28/4/2011 tarihli kararı, Yargıtay Ceza Dairesinin 20/12/2012 tarihli ve E.2012/15514, K.2012/18737 sayılı ilamı ile onanmıştır. Onama kararı 20/6/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 4/7/2013tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun, hüküm tarihinde yürürlükte olan maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir: “Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesi şöyledir:“(Değişik madde: 6/12/2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun’un md)(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır. (4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” 5271 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) 150 nci maddede yazılı olan hâllerde, müdafi; a) Soruşturma evresinde, ifadeyi alan merciin veya sorguyu yapan hâkimin istemi üzerine, b) Kovuşturma evresinde, mahkemenin istemi üzerine,Baro tarafından görevlendirilir. (2) Yukarıda belirtilen hâllerde müdafi soruşturmanın veya kovuşturmanın yapıldığı yer barosunca görevlendirilir.(3) Şüpheli veya sanığın kendisinin sonradan müdafi seçmesi halinde, baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer”. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/1/2011 tarihli ve E.2011/10-182, K.2011/204 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: “…Anılan yasa maddesinde açıkça “alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda” müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmış, alt sınırı beş yıl olan suçlar bu kapsamın dışında bırakılmıştır. Bununla birlikte aynı Yasanın maddesinin fıkrasındaki; “sanık alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis”, istinafa ilişkin 272/ maddesindeki; “onbeş yıl ve daha fazla hapis”, temyize ilişkin maddenin fıkrasının a ve b bentlerindeki; “beş yıl veya daha az hapis”, aynı fıkranın f bendindeki; “on yıl veya daha az hapis”, temyizde duruşmaya ilişkin maddedeki; “on yıl veya daha fazla hapis” şeklindeki ifadeler göz önüne alındığında, yasa koyucunun bu ifade tarzını, bilinçli olarak tercih ettiği ve alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçları zorunlu müdafilik kapsamına almadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Sanığa atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna öngörülen ceza miktarının “beş yıldan onbeş yıla kadar hapis” olduğu göz önüne alındığında, CYY'nın 150/ maddesi kapsamında müdafii görevlendirme zorunluluğu bulunmamaktadır…”