T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 06/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :... TARİHİ : 16/04/2025 NUMARASI : .. DAVACI : ... -...- ... VEKİLİ : Av. ...- DAVALI : ... -...- ... VEKİLLERİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan G.KARAR YAZIM T…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 06/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :... TARİHİ : 16/04/2025 NUMARASI : .. DAVACI : ... -...- ... VEKİLİ : Av. ...- DAVALI : ... -...- ... VEKİLLERİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan G.KARAR YAZIM TARİHİ : 07/11/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın, müvekkili davacının kız kardeşi ... ile evli olduğunu, ...,... belediyesi tarafından .... ili... ilçesi ...mahallesi ... ada ... parsel 'de kayıtlı 206,00 m2 büyüklüğündeki arsa ihalesine katılmak için müvekkili ...'den ricacı olduğunu ve ihaleye müvekkilinin katılmasını istediğini, müvekkili davacının ihaleyi ablası için kazandığını ve ihale bedeli ödemesinin de ... ve eşi ... 'e ait birikim ile yapıldığını, ihale ve ödemelerin tamamlanmasına müteakip arsanın mülkiyetinin müvekkili davacı ...'e geçtiğini, söz konusu arsanın ödemeleri .... parası ile yapıldığı için davalı ...'ın müvekkilinden ihale konu mal olan arsanın müvekkili tarafından ... adına tesciline kadar teminat oluşturması için bir senet talep ettiğini, malın devrine ilişkin borç sebebiyle müvekkilinin, kız kardeşinin eşi olan davalı ... 'a bir bono tanzim ettiğini ve teslim ettiğini, söz konusu senedin, yaklaşık 20 yıl önce 2004-2006 yıllarında düzenlendiğini, müvekkilinin hayatı boyunca ...'a sadece 1 adet bono verdiğini, müvekkilinin ihaleyi kazandıktan belli bir süre sonra borcunu .... ili... İlçesi ... mahallesi... ada ... parsel 'de kayıtlı arsayı kız kardeşi ...'a devrederek ödediğini, işbu dava dilekçesi ekinde '' 04/09/2006 tarih ve .... yevmiye nolu ... mahallesi .... ada ... parsel'de kayıtlı taşınmazın müvekkili tarafından kardeşi ....'a devrine ilişkin resmi senedin yer aldığını, söz konusu arsanın devrinden sonra müvekkilinin davalı ve eşine karşı hiçbir borcunun kalmadığını, müvekkilinin borcunu ödedikten sonra davalı ...'dan bonoyu talep ettiğini ancak davalının '' ben senedi yırtıp attım '' şeklinde cevap verdiğini, müvekkilinin akraba ilişkisinden kaynaklı eniştesi olan davalıya güvendiğini ve sözüne itibar ettiğini, ancak yıllar sonra müvekkili ile kız kardeşi ...ve ... arasında miras mallarından kaynaklı bazı tartışmaların söz konusu olduğunu, 2022 yılında davalı ... tarafından müvekkili ...'e karşı .... İcra dairesi ....Esas nolu dosya ile icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak olarak 01.07.2021 tanzim, 01.07.2022 vade tarihli senet/bono 1.750.000,00 TL bonoyu eklediğini,.....İcra Dairesi'nin .... dosyası açılmış olup derdest olduğunu, davaya konu bononun, iletten mücerret vasfını yitirdiğini, davacının söz konusu bono için davalı alacaklıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığı konusundaki iddiları hakkında ispat külfetinin yer değiştirdiğini, ispat yükünün davalı alacaklıda olduğunu, davalı ... tarafından senedin temelindeki hukuki ilişki ile alakalı ...İcra Hukuk Mahkemesi ... esas nolu dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinin 2. Sayfasında açıklandığını, işbu dilekçeyi sunduklarını, senedin temelindeki hukuki ilişki ile alakalı senet üzerindeki bedel kaydı ''Malen '' yazılmasına rağmen davalı tarafından...İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas Nolu dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinin 2. sayfasında '' nakit olarak borç para verildiği '' iddia edilmiş durumda olduğunu, bu nedenle artık ispat külfetinin davalıya geçmiş bulunduğunu, ticari nitelikteki menfi tespit davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamına girmesi nedeniyle taraflarından gerekli başvurular yapıldığını ve... Dosya nolu arabulucuk süreci anlaşamama şeklinde sonuçlandığını,tüm bu nedenlerle davalı ile müvekkili arasında mevcut ve geçerli bir hukuki ilişkinin kalmaması, müvekkilinin davalıya bono üzerinde görüldüğü şekilde '' malen '' herhangi bir borcunun bulunmaması nedeniyle müvekkili davacı ...'in 01.07.2021 tanzim, 01.07.2022 vade tarihli 1.750.000,00 tl bedelli bono ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan ...İcra Dairesi ...esas nolu dosyada borçlu olmadığının tespitini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların yasa gereği alacağın %20 'sinden az olmamak kaydıyla davacı lehine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalı aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının müvekkili lehine 01.07.2021 düzenleme ve 01.07.2022 vade tarihli 1.750.000-TL miktarlı kambiyo senedini düzenleyip müvekkiline verdiğini, ancak senet alacağı vadesinin gelmesi ile birlikte muaccel hale gelmesine rağmen keşidecinin, söz konusu senet borcunu ödemediğini, sürekli olarak müvekkilini oyaladığını ve müvekkilinin de aralarındaki akrabalık ilişkisine binaen takip tarihine kadar kambiyo senedi ile ilgili herhangi bir işlem yapmadığını, müvekkilinin bu kadar beklemesine rağmen davacı / borçludan herhangi bir iyi niyet ve ödeme çabası göremediğinden .... İcra Dairesinin ... Esasına kaydının yapıldığını, davacı tarafça, takibe dayanak bonoda tahrifat yapıldığı iddiası ile ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonucunda "Davanın Reddine, asıl alacağın %20'si olan 350.000-TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine" karar verildiğini, dosyanın şu an istinaf aşamasında olduğunu, ....İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası tekemmül ettiğini ve dosya karar aşamasına gelmişken davacı tarafça bu kez, aynı takiple ilgili olarak ödeme emrinin iptali talepli dava açıldığını ve açılan davada ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas ... Karar sayılı kararı ile "...Ödeme Emrinin İptaline, Takip Talebine uygun ödeme emri düzenlenerek yeniden tebliğine" karar verildiğini, ....İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı gereği ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından yeniden ödeme emri düzenlenerek davacı tarafa tebliğ edildiğini ; davacı tarafından bu defa da senet altında bulunan imzanın davacıya ait olmadığı iddiası ile ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu dava dosyası ile aynı kambiyo senedi ile ilgili olarak düzenlenen 03.07.2024 tarihli adli tıp kurumu raporu ile "İnceleme konusu senette atılı borçlu imzaları ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'in eli ürünü olduğunun" tespit edildiğini, davacı tarafça söz konusu kambiyo senedinden doğan borçtan kurtulmak için bu aşamaya kadar yukarıda ayrıntılarını belirttikleri birçok girişimde bulunulduğunu ancak, tüm girişimler ve ileri sürülen iddiaların gerçeğe aykırı olduğu için bu iddiaları ve girişimlerinin olumsuz sonuçlandığını, gelinen aşamada bu kez de davacı tarafça borçlu olmadığının tespiti amacıyla menfi tespit davası açıldığını, davacının huzurdaki davayı açma sebebinin, kambiyo senedinin tahsili sürecini uzatmak ve haksız bir sonuç elde etmek olduğunun çok açık olduğunu, davacı tarafça bu davanın açılmasından hiçbir hukuki yarar ve sonuç elde edilemeyeceğinin çok açık bir şekilde ortada olduğunu, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olup davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının işbu davadaki asıl iddiasının "bononun alacaklı tarafça ta'lil edildiği yani bononun düzenlenme sebebine ilişkin yer alan kayıttan farklı bir beyanda bulunulduğu bu sebeple ispat külfetinin müvekkilimizde" olduğuna ilişkin olduğunu, ancak huzurdaki davada her iki taraf da söz konusu bono ile ilgili olarak, bono üzerinde yer alan kayıttan farklı bir sebep gösterdiğini, davacı tarafça müvekkili aleyhine açılan ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin ....Esas sayılı dosyasında mevcut dava dilekçesinin 3. sayfasında bulunmakta olduğunu, söz konusu kambiyo senedi üzerinde malen kaydı bulunmasına rağmen; bizzat davacı tarafça düzenlenen yazılı beyanda senette yer alan borçla ilgili olarak herhangi bir mal alışverişi olmadığını, nakit borcu için teslim edildiğini, bedelde tahrifat yapıldığı iddiasında bulunulduğunu, söz konusu kambiyo senedi ile ilgili olarak davacı tarafça imza ve borca itiraz talepli açılan ....İcra Hukuk Mahkemesi'nin ....Esas sayılı dosyasında mevcut dava dilekçesinin 1. sayfasında ancak alınan adli tıp kurumu raporu ile senetteki imzanın davacının el ürünü olduğu tespit edildiğini, davacı tarafça açılan her iki dosyada da yer alan yazılı beyanlarında "alınan nakit borç karşılığı senet tanzim edildiğinin belirtildiğini, senetteki imzanın davacıya ait olduğu ve senette tahrifat yapılmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki icra takibine ve davalara konu olan bononun talili ilk olarak davacı tarafça yapıldığını, dava dilekçesinde ileri sürüldüğü gibi, senedin teminat senedi olduğu iddiasının işbu davada dinlenilemeyeceğini, yukarıda yer verilen diğer dosyalara ait dava dilekçelerinde bizzat davacı tarafça açıkça belirtildiği üzere, nakit borç karşılığı senet düzenlendiğinin ikrar edildiğini, buna karşılık diğer dava dosyalarında da belirtildiği üzere, müvekkilinin eşi ... adına tapuya kayıtlı olan ... İli,.... İlçesi, .... Mahallesi,....Parsel sayılı taşınmaz üzerinde kurulu bulunan kat mülkiyetine göre 15/566 arsa paylı 1. Kat, 4 nolu bağımsız bölüm, davacının borçlarının ödenmesi için, davacının ricası ve talebi ile bir üçüncü şahsa ... tarafından satıldığını ancak, alım satım bedelinin tamamının ise alıcıdan davacı tarafından tahsil edilerek davacının borçlarının bir kısmının ödenmesinin sağlandığını, ayrıca yine davacının üçüncü kişilere karşı olan diğer borçlarını ödeyebilmesi için de müvekkili tarafından davacıya nakit olarak borç para verildiğini, bunların karşılığında da davacı tarafından müvekkiline ve eşine oluşan borçların tamamı bir bütün olarak kambiyo senedi düzenlenmek suretiyle borçları karşılığında müvekkiline teslim edildiğini, bu sebeple davacı tarafın iddialarının gerçeğe tamamen aykırı olup; bu hususun ispatı amacıyla tapu kayıtlarının celp edilmesini talep ettiklerini, yerleşik Yargıtay içtihatlarında, menfi tespit davalarında ispat yükünün kimin üzerinde olduğuna ilişkin uygulan kuralın; bononun düzenleme sebebine ilişkin kim beyanda bulunursa ispat yükünün onda olduğunu, her iki tarafın da aynı yönde beyanda bulunursa bu durumda ispat yükünün borçluda olduğunu, dava dilekçesinde emsal olarak sundukları Yargıtay Kararlarında da bu hususun çok açık ve kesin bir şekilde yer aldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu iddialarının hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötüniyetli olup; açıkca icra takibinin sonucunu ve alacağın tahsili sürecini uzatmaya yönelik olduğunu, nitekim senette tahrifat yapılmadığı ve senet altındaki imzanın davacı tarafa ait olduğunun da daha önce yapılan diğer yargılamalar neticesinde tespit edildiğini,tüm bu sebeplerle davacının haksız ve kötüniyetle ikame ettiği işbu davanın reddi ile müvekkilinin alacağının geciktirilmesi sebebiyle alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;" Çift taraflı talilde ispat yükünün borçluda olduğu, davacı tarafın davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemece görülmekte olan menfi tespit davasına ilişkin verilen kararın aşağıdaki gerekçeleriyle istinaf yoluyla incelenmesi ve bozulmasının talep olunduğunu çünkü hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ispat yükünün yanlış belirlendiğini, delillerin eksik değerlendirildiğini, emsal içtihatlara aykırı hüküm kurulduğunu, usul ve kanuna aykırılıklar içerdiğini, mahkemenin gerekçesinin hukuka aykırı olup , taraflarınca senedin talil edilmediğini, ancak dava konusu icra takibine dayanak sunulan bononun sadece davalı alacaklı tarafından talil edildiğini, davanın ana konusu da senedin talil edilmesi ve ispat yükünün davalı alacaklıda olması ve davalının alacağını ispat edememesi olduğunu, davalı taraf, senet üzerinde "malen" kaydı bulunmasına rağmen, ...İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasındaki cevap dilekçesinde senedin "nakden" borç ilişkisi nedeniyle düzenlendiğini iddia ettiğini, bu durumun, davalı tarafın senedi talil ettiğinin açık kanıtı olduğunu, tahkikat boyunca sunulu iddia ve savunmaların tamamı , taraflar arasında düzenlenen 12.000 TL bedelli ve müvekkili tarafından taraflar arasındaki anlaşma kapsamında ifa edilerek bedelsiz kalmış bono ile ilgili olduğunu, 1.750.000 TL tutarındaki davaya konu bonodan müvekkilinin icra takibi ile haberdar olduğunu, müvekkilinin iddialarının resmi yazılı belgeler ile ispatlandığı, ancak davalı tarafından cevap dilekçesi ile ileri sürülen hiçbir iddianın deliller ile desteklenmediğini, davalı tarafından bonoya dayalı alacağın ispat edilemediğini, ispat yükünün değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, yerel mahkemenin "çift taraflı talil" kabulü ve sonuçlarının yasaya aykırı olduğunu, esaslı talilin davalı tarafça yapıldığını, bu nedenlerle .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas, ... Karar sayılı RED kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini, davacı lehine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davacı lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; söz konusu kambiyo senedi üzerinde malen kaydı bulunmasına rağmen; bizzat davacı tarafça söz konusu kambiyo senedi ile ilgili düzenlenen yazılı beyanda, senette yer alan borçla ilgili olarak herhangi bir mal alışverişi olmadığı, nakit borcu için teslim edildiğini, bedelde tahrifat yapıldığı iddiasında bulunulduğunu, davacı tarafça söz konusu kambiyo senedi ile ilgili olarak müvekkili aleyhine açılan her iki dosyada da yer alan yazılı beyanlarında "alınan nakit borç karşılığı senet tanzim edildiği" belirtildiğini, senetteki imzanın davacıya ait olduğu ve senette tahrifat yapılmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki icra takibine ve davalara konu olan bononun talilinin ilk olarak davacı tarafça yapıldığını, dava dilekçelerinde bizzat davacı tarafça açıkça belirtildiği üzere, nakit borç karşılığı senet düzenlendiğinin ikrar edildiğini, bilindiği üzere yerleşik Yargıtay içtihatlarında, menfi tespit davalarında ispat yükünün kimin üzerinde olduğuna ilişkin uygulan kuralın şöyle olduğunu, bononun düzenleme sebebine ilişkin kim beyanda bulunursa ispat yükü onda olduğunu, davacı tarafça defaatle "müvekkilimize 12.000 TL'lik bir senet verildiği, bunun da ihale konusu arsanın devrinden sonra bedelsiz kaldığı" iddia edildiğini, ancak taraflar arasında düzenlenmiş 12.000-TL'lik bir senedin mevcut olmadığını, davacı tarafın hiç var olmayan bir senet üzerinden iddia ve taleplerini dile getirdiğini, taraflar arasında düzenlenen tek bir senet olduğunu onun da, gerek işbu davanın gerekse, davaya cevap dilekçesinde belirtiği önceki aşamadaki davaların konusu edilen 01.07.2021 düzenleme ve 01.07.2022 vade tarihli 1.750.000-TL miktarlı kambiyo senedi olup; işbu senedin varlığı ise sabit olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu iddialarının hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötüniyetli olup; senette tahrifat yapılmadığı ve senet altındaki imzanın davacı tarafa ait olduğu da daha önce yapılan diğer yargılamalar neticesinde tespit edildiğini,Yerel Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığını, davacı tarafça yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; kambiyo senedi nedeniyle icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere göre ve özellikle, dosya kapsamındaki tüm iddia ve delillerin gerekçeli kararda ayrı ayrı tartışılıp değerlendirilmiş olmasına, her iki tarafın da bonoyu talil ettiği ve çift taraflı talilde yerleşmiş Yargıtay kararları gereği ispat yükünün davacı-borçluda olduğu yönündeki tespitin yerinde olmasına, doğru tespit edilen ispat yüküne göre sonuca gidilmesinde bir yanlışlık bulunmamasına göre ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/04/2025 tarih, .... Esas .... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine, 5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/11/2025 ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.