4. Hukuk Dairesi 2021/23205 E. , 2024/2418 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : .... vekili Avukat ... ASIL DAVA DAVALISI : ... (Vefat) ASIL DAVA DAVALISI : ... ( Davalı ... mirasçısı) vekili Avukat ... BİRLEŞEN DAVA DAVALISI : ... (Asıl Davada Davalı ... Mirasçısı) vekili vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 05.10.2012 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2013/79 Esas-2013/87 Taraflar aras
**4. Hukuk Dairesi 2021/23205 E. , 2024/2418 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : .... vekili Avukat ... ASIL DAVA DAVALISI : ... (Vefat) ASIL DAVA DAVALISI : ... ( Davalı ... mirasçısı) vekili Avukat ... BİRLEŞEN DAVA DAVALISI : ... (Asıl Davada Davalı ... Mirasçısı) vekili vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 05.10.2012 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2013/79 Esas-2013/87 Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/405 Esas sayılı dosyasında davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın görev yönünden bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından ... Dış Ticaret Ltd.Şti'nin kiracısı bulunduğu ''...'' adresindeki işyerinin 28.12.2010-28.12.2011 tarihleri arasında İşyeri Yangın Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, 1 nolu davalının bina maliki bulunduğu, 2 Nolu davalının ise kiralayan sıfatıyla sorumlu olduğu deponun üzeri singl ile kaplı olduğu, 19.10.2011 tarihinde yağan yağmur sebebiyle çatı yağmur oluklarının ek yerlerinden sızarak depoda bulunan ticari emtianın ıslanması neticesinde hasar meydana geldiğini,yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda davaya konu olay nedeniyle müvekkili şirkete sigortalı işyerinde sigorta teminatı kapsamında olan hasar miktarının 9.322,26 USD olduğunun tespit edildiğini, 19.10.2011 tarihinde yağan yağmur sebebiyle çatı yağmur oluklarının ek yerlerinden sızarak depoya sirayet etmesi sonucunda meydana geldiğinin anlaşıldığından fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile 17.227,54 TL rücu tazminatının, sigortalıya ödeme tarihi olan 13.12.2011 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl dava davalısı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının huzurdaki davayı açma yönünden dava ve taraf ehliyeti bulunmadığını, sigorta ettiren mecurun demir profillerden yapılmış ve ahşap kaplama çatısı olduğunu bildiği halde bu hususu sigorta şirketine bildirmediğini, kanunun kendisine yüklediği beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu nedenle sigorta şirketinin aslında teminat dışında kalan bir hasarın ortaya çıkardığı zararı sigorta ettirene ödediğini, söz konusu ödemenin ex gratia olarak adlandırılan bir ödeme olduğunu, bu tarz ödemelerin sigorta şirketlerinin teminata girmeyen hasarlardan yaptığı bir lütuf ödemesi olduğunu, babasının mülkiyetinde bulunan taşınmazın babası tarafından şifahen kendisine verilmiş olan kiraya verme yetkisi üzerine...Dış Tic Ltd.Şti'ye depo olarak kullanılması için kiralandığını, mecur ile bitişik halde bulunan ve yine vekil edenin babasının mülkiyetinde bulunan 5 katlı bina ile huzurdaki davaya konu mecur kiraya verilmeden önce tüm bakım ve onarımı yapıldığını, özellikle hem bitişikteki binanın hem de mecurun çatı kısımları, dere olukları baştan itibaren yenilendiğini bu haliyle kiralayana teslim edildiğini, bu nedenlerle öncelikle davanın usul yönünden reddine, akabinde vekil edenin söz konusu zararın oluşumunda herhangi bir kusuru ve sorumluluğu olmadığından dolayı davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dava davalısı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının huzurdaki davayı açma yönünden dava ve taraf ehliyeti bulunmadığını, davacının dava ve taraf ehliyeti olmadığı gerekçesiyle usul yönünden reddine, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması sebebiyle zaman aşımı yönünden davanın reddine, vekil edenin söz konusu zararın oluşumunda herhangi bir kusuru ve sorumluluğu olmadığından dolayı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.11.2014 tarihli ve 2014/405 Esas- 2014/401 Karar sayılı kararıyla; dava konusu mecur yapı (depo) tam kagir ve çelik konstrüksiyonlu yapı olup ruhsatsız ve iskansız olduğu, kiralama esnasında boş, sağlam ve depo olarak kullanılmaya hazır vaziyette olduğu, daha sonra ısı değişimleri ve malzeme yorulmalarına bağlı ortaya çıkan bozukluklar neticesinde yağmur sularının depoya sızdığı, sızan dahili suların depoda bulunan sigortalı emtiaya zarar verdiği ve sorumluluğun yıllık bakım onarım yapmayan ve davalıya bildirmeyen kiracı ... Dış Ticaret şirketinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2015/19138 Esas-2018/10069 Karar sayılı 05.11.2018 tarihli kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevi başlıklı 4/(1-a) hükmü: “Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler” düzenlemesine göre davanın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlük tarihinden sonra 05.10.2012 tarihinde açılmış olmasına ve yukarıda belirtilen yasa hükmüne göre kira ilişkisine dayalı uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesinin görevli olmasına göre mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu müdürlüğününün sehven 6858 yerine 6568 adaya ait tapu kaydını gönderdiği, taraflarca tapu kaydına itiraz edilmediği gibi mahkemece hatalı tapu kaydı gerekçeli kararın yazımı esnasında fark edilmekle kararla birlikte dosyadan el çekildiği için gerekçeli karar ve kısa karar arasında çelişki olmaması için bu hususun değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazın boş ve depo olarak kullanılmaya hazır vaziyette kiraya verildiğine dair kira sözleşmesinin imzalanmasından ve dolayısıyla kiracının depoyu kullanmaya başlamasından yaklaşık 20 ay sonra meydana gelen olayda kiraladığı taşınmazın bakımından ve iyi durumda bulundurulmasından sorumlu olan dava dışı ... Dış Ticaret Firmasının sorumluluğunun bulunduğu ve meydana gelen olayı önlemeye yönelik olarak davalıların alabileceği herhangi bir önlemin veya meydana gelen zararda sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın esastan reddine; birleşen dava bakımından hatalı tapu kaydı sebebiyle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kararın her iki davalı yönünden ayrı hukuki sebeplere dayandırılmasına rağmen hatalı olarak usulden red kararı verildiğini, davaya konu olayda davalı bina maliklerinin objektif ve kusursuz sorumluluğu olduğunu, kira sözleşmesi süresince de taşımaz maliki ve kiraya veren durumunda olan davalıların, binanın yapım ve bakım eksikliğinden kaynaklandığı tespit olunan zarardan dolayı sorumluluktan kurtarmaya yeterli bulunmadığı, bu bakımdan mahkeme kararında, bina maliki ve kiraya verenin sorumluluğunu teslim anındaki mevcut duruma göre değerlendiren ve ayrıca kira müddeti boyunca da gözetim yükümlülüğü altında oldukları nazara alınmadan ortaya konulan gerekçe ile emredici nitelikteki TBK 69. ve 301. maddelerine aykırı biçimde karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından İşyeri Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan işyerindeki su hasarı sebebiyle ödenen zararın rücuan tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'nun 427 vd. maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1301 ve 1472 nci maddesi. 3. Değerlendirme Davacı vekili; sigortalısı tarafından kiralayanan depo niteliğindeki işyerinin üzerinin singl ile kaplı olduğunu, 19.10.2011 tarihinde yağan yağmur sebebiyle çatı yağmur oluklarının ek yerlerinden sızarak depoda bulunan ticari emtianın ıslanması neticesinde hasarın meydana geldiğini ve suyun akması sonucu işyerinin hasar gördüğünü, meydana gelen zarardan bina maliklerinin sorumlu olduğunu iddia etmiş; davalı vekili ise, sigorta ettiren mecurun demir profillerden yapılmış ve ahşap kaplama çatısı olduğunu bildiği halde bu hususu sigorta şirketine bildirmediğini, kanunun kendisine yüklediği beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu nedenle sigorta şirketinin aslında teminat dışında kalan bir hasarın ortaya çıkardığı zararı sigorta ettirene ödediğini savunmuştur. Yargılama sırasında aldırılan 07.03.2021 tarihli heyet raporunda, depo olarak kiralanan yapının boş ve hazır olarak dava dışı sigortalıya teslim edildiği, taşınmazı iyi durumda bulundurma yükümlülüğünün kiracı da olduğunu, davalı maliklerin alabileceği bir önlem olmadığından zarardan sorumlulukları bulunmadığı yönünde değerlendirme yapılmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazın boş ve depo olarak kullanılmaya hazır vaziyette kiraya verildiğine dair kira sözleşmesinin imzalanmasından ve dolayısıyla kiracının depoyu kullanmaya başlamasından yaklaşık 20 ay sonra meydana gelen olayda kiralanan taşınmazın bakımından ve iyi durumda bulundurulmasından sorumlu olması gerekenin dava dışı sigortalı olduğu tespitlerine itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Tazminata konu olay, ana binanın yağmur suyu tahliye borularının binanın dış kısmından devam ederek boruların bir kısmının deponun duvara bitişik kısmından geçmesi ve bu borulardan yağmur sularının taşması sonucu kiralanan depoda bulunan sigortalıya ait malların zarar görmesi şeklinde meydana gelmiştir. Binanın yağmur suyu tahliye borusunun bir kısmının ana binanın dış kısmında olduğu, bir kısmının hasarın yaşandığı kiralanan deponun iç kısmından geçtiği dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında belirtilmişse de bina malikinin sorumluluğu ile davacının sigortalısı tacir olduğundan kiralanan yer için gerekli özeni göstermesi yükümlülüğü de devam etmekte olduğundan kiracı ve davalı maliklerin sorumluluklarının ayrı ayrı irdelenerek tespit edilmesi gerekmektedir. Mahkemece, yapılan araştırma, inceleme ve alınan bilirkişi raporları hüküm vermeye yeterli değildir. Borçlar Kanunu’nun 58 nci maddesi hükmüne göre, “bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur”. Bu sorumluluk kusura dayanmadığı gibi malikin kurtuluş beyyinesi getirmesi de mümkün değildir. Davalılar ancak sebep/sonuç bağını kesen, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru veya mücbir sebep var ise bunları kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Davalıların, binayı üçüncü kişilere zarar vermeyecek şekilde bulundurma yükümlülüğü vardır. Buna göre bina maliklerini gösteren tapu kayıtları getirtilerek, Meteoroloji İl Müdürlüğü'nden sigortalı işyerinin bulunduğu ilçedeki olay tarihini kapsayan döneme ilişkin yağış miktarının sorularak, sonucuna göre davalıların bina maliki olarak binanın bakım ve onarım yükümlülüklerinin olduğu da gözetilerek, davalı taraf ile sigortalayan kiracının kusur oranları konusunda rapor alınıp, dava konusu su basması olayında yağmur suyu borularının, yapıya ait projelerinin de incelenmesi suretiyle, yağış miktarının olaya etkisi de değerlendirilerek, aşırı yağışın etkisi varsa hakkaniyet indirimi yapılarak sorumluluğun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 12.03.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Dava, işyeri sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalı bina maliki ve kiraya verenden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı ... şirketi, sigortalısının kiracı olarak kullandığı ve davalıların maliki olduğu binanın yapım ve bakım eksiği nedeniyle çatı yağmur oluklarından sızan suların bina içine sirayet etmesi sonucu sigortalıya ait emtianın ıslandığını ileri sürerek davalılara husumet yöneltmiştir. Davanın reddine dair karar gerekçesinin yerinde olmadığı kabul edilerek sayın çoğunluk tarafından karar bozulmuştur. Davacı sigortalısının tacir olduğu da gözetilerek sigortalı ile bina maliki olan davalıların zararlı sonucun doğumu üzerindeki etkili eylemleri ve kusur oranlarının, bina malikinin sorumluluğu ile kiracının kiralanan malı kullanımı sırasındaki özen yükümlülüğü ve basit onarım işlerini yerine getirmesine ilişkin Borçlar Kanunu düzenlemelerine göre belirlenmesi için bilirkişi raporu alınması yönündeki bozma gerekçesi yerinde bulunmuştur. Ancak, olay tarihindeki yağışın miktarı tespit edilip yağış miktarının olaya etkisine göre tazminattan hakkaniyet indirimi yapılmasına yönelik bozma gerekçesine katılmak mümkün olmamıştır. İşyeri sigorta poliçesi gereği ödediği tutarı zarar sorumlusu olduğu iddia edilen bina maliki davalılardan rücuen talep eden davacı ... şirketi, sigortalısının halefi olarak eldeki davayı açmıştır. Davacı şirket, halefiyete dayalı açtığı davada sigortalısının zarar sorumlularına karşı sahip olduğu hak ve yükümlülükler dahilinde tazminat talep edebilecektir. Bu nedenlerle de sigortalı kiracı ve davalılar bina maliki (kiraya veren) sıfatında olduğundan Borçlar Kanunu'nun kiraya ve bina malikinin sorumluluğuna ilişkin hükümleri dairesinde davacı sigortalısının esasen tazminini isteyebileceği zarar miktarı belirlenecektir. Anılan düzenlemelerde hakkaniyet gereği tazminattan indirim yapılmasına ilişkin bir belirleme bulunmadığından, hakkaniyet indirimi yapılması mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle; davacı sigortalısı ile davalı bina maliklerinin olayın meydana gelmesindeki kusur durumlarının belirlenmesi için bozma yapıldığı ve davacı şirketin halefi olduğu sigortalının ortak kusurunun tespiti halinde tazminattan zaten indirim yapılacağı, esasen kusursuz sorumluluk ilkesiyle zarardan sorumlu olan ve bina maliki sıfatları nedeniyle kurtuluş kanıtı ileri sürme imkanı da olmayan davalılar bakımından sorumluluğun ancak illiyet bağını kesen mücbir sebebin varlığı halinde mümkün olabileceği, bina yapım ve bakımının gereğince yapılmış olması halinde yağışın bina içine sızmasının mümkün olmayacağı (mücbir sebep teşkil etmeyeceği) gözetilerek, yağışın miktarına göre tazminattan hakkaniyet indirimi yapılmasına ilişkin bozma kısmına katılmıyorum.