8. Hukuk Dairesi 2012/9608 E. , 2012/12551 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile Hazine, ... ... ve ... Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının reddine dair ... / ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.06.2012 gün ve 560/574 ... hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.12.2012 Salı günü tayin edilerek taraf…
**8. Hukuk Dairesi 2012/9608 E. , 2012/12551 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile Hazine, ... ... ve ... Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının reddine dair ... / ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.06.2012 gün ve 560/574 ... hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.12.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ve karşı taraftan davalı Hazine vekili Avukat ......geldiler. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, mevkii ve sınırları dava dilekçesinde yazılı tahmini otuz dönüm miktarındaki taşınmazı davacının 1950 yılından itibaren imar ve ihya ederek zilyetliği altında bulundurduğunu iddia ederek TMK.nun 713/1 ve 3402 ... Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddelerine dayanarak davacı adına tescilini istemiş, 18.07.2006 havale tarihli dilekçeyle talep ettiği taşınmazın miktarını 48.400 m2 olarak ıslah etmiştir. Davalı Hazine vekili, çekişmeli yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davalı ... Büyükşehir Belediyesi vekili ile davalı ... Belediyesi vekili ise, kazanma koşullarının davacı lehine gerçekleşmediğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece, 13.6.2012 tarihli kısa kararda “davanın reddine” karar verilmesine karşılık aynı tarihli gerekçeli kararda “1-Davanın reddine, 2- ... İli ... İlçesi Dikilitaş (Runkuş) Mahallesinde bulunan fen bilirkişiler .... ve....tarafından düzenlenen 07.07.2005 tarihli krokili raporda yeşil renk ile boyalı olarak gösterilen 48.400 m2'lik alanın bulunduğu adanın son parsel numarası verilerek Hazine adına tesciline” karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki; HUMK.nun 388/2 (HMK.m.297/2) fıkrası hükmüne göre “…hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”. Görüleceği üzere; kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki bulunmaktadır. Gerekçeli kararın yazılması bakımından kısa karar esas olup, gerekçeli kararın kısa karara göre yazılması zorunludur. Anayasanın 141. maddesinin koymuş olduğu, duruşmaların aleniyeti kuralı ve HUMK.nun 382 (HMK.m.28 ve 294) maddesi gereği kararların alenen tefhimi icap eder. Kısa kararla gerekçeli kararın ayrı nitelikte ve çelişik bulunması iş bu aleniyet kuralına aykırı düşer ve mahkemelere olan güveni sarsar. Tebliğ edilen ilamın tefhim olunan kısa karara uygun bulunması aynı zamanda kamu düzeniyle ilgilidir. 10.04.1992 tarih 1991/7 Esas, 1992/4 Karar ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirtildiği gibi “kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedenidir. Yerel mahkeme, bozmadan sonra önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla hakimin vicdani kanaatine göre karar verebilir” denilmiştir. Hüküm bu nedenle kanuna, tarihi ve numarası belirtilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararına aykırı olarak tesis edilmiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, hükmün 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 900 TL avukatlık ücretinin Hazineden alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.