Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4032 E. , 2024/5298 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/4032 Karar No : 2024/5298 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, tüzel kişiliğine bağl
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4032 E. , 2024/5298 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/4032 Karar No : 2024/5298 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, tüzel kişiliğine bağlı olarak faaliyet gösteren Feneryolu ve Etiler Tıp Merkezi ile Tıbbi Biyokimya Laboratuvarı için yeni ruhsat düzenlenmesi istemiyle 06/01/2021 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile anılan merkezlere ve laboratuvara yeni ruhsat düzenlenmesi talebiyle yapılan başvuruya cevap verilene kadar geçici ruhsatların devamı talebiyle 21/02/2022 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin kısmen iptaline, davanın kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı üniversitenin özel hastanelerle işbirliği protokolünün devam etmekte olduğu, protokolün 26/10/2022 tarihine kadar geçerli olması nedeniyle eğitim öğretim faaliyetlerinde ve sağlık hizmeti sunumunda aksamaya neden olabilecek bir husus bulunmadığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ek 3. maddesinde belirtilen şartları sağlamayan Feneryolu Tıp Merkezi, Etiler Tıp Merkezi ve Tıbbi Biyokimya Laboratuvarı için yeni ruhsat düzenlenmesi talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemin iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı3, onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davacı Üsküdar Üniversitesinin 03/03/2011 tarih ve 27863 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6114 sayılı Kanun ile İstanbul’da... Vakfı tarafından 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi olmak üzere kurulan bir vakıf üniversitesi olduğu, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 24/08/2011 günlü kararıyla davacı üniversite bünyesinde Nöropsikiyatri Sağlık, Uygulama ve Araştırma Merkezi kurulmasına karar verildiği, İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 09/02/2015 tarihli yazısı ile 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında, kamu ve vakıf üniversitelerinin bünyesinde uygulama ve araştırma amaçlı olarak kurulan merkezlerde sağlık hizmeti sunumu yapılıyor ise Bakanlıktan ön izin ve ruhsat alınması gerektiği hususunun davacının da aralarında bulunduğu üniversitelere bildirildiği, bu yazı üzerine davacı tarafından, üniversite bünyesinde faaliyet gösteren Nöropsikiyatri Sağlık ve Uygulama Merkezi (NPSUAM) ve bu merkeze bağlı Altunizade, Çarşı, Etiler, Feneryolu ve Merkez Polikliniklerinde psikiyatrik ve nörolojik hastalıklarının teşhis ve tedavisinin yapıldığı, işitme, denge bozuklukları, ses, yutma, konuşma ve dil bozuklukları, kulak, burun, boğaz, nöroloji, ergoterapi ve rehabilitasyon hizmetleri alanında ayakta teşhis ve tedavi hizmeti verildiği belirtilerek polikliniklerinin geçici ruhsatlandırılması istemiyle 27/04/2015 tarihinde İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğu, Bakanlıktan görüş talep edilmesi üzerine Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 19/10/2015 tarihli yazısında, Bakanlıkça yapılan sağlık hizmeti planlamaları doğrultusunda tıp fakültesi bulunmayan üniversitelerin sağlık hizmeti sunucusu olarak sağlık hizmeti sunmalarına ihtiyaç olmadığından, adı geçen üniversite bünyesinde tıp fakültesi bulunmadığı için sağlık hizmeti sunulmasının uygun görülmediğinin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirildiği ve görüş istenildiği, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 03/11/2015 tarihli kararı ile, anılan merkezin kapatılması uygun görülerek anılan merkez ve bu merkeze bağlı polikliniklerde verilen sağlık hizmetlerinin durdurulması yolunda tesis olunan İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada İlk Derece Mahkemesince işlemin iptaline hükmedilmesi üzerine anılan merkezler için geçici ruhsat belgeleri düzenlendiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi üzerine yapılan temyiz başvurusu neticesinde Danıştay Onbeşinci (Kapatılan) Dairesince verilen bozma kararı sonrasında Bölge İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak davanın reddine yönelik verilen kararın Danıştay Onuncu Dairesince açıklamalı şekilde onanması üzerine, nihai karar doğrultusunda davacı üniversiteye bağlı Nöropsikiyatri Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde bulunan Biyokimya Laboratuvarı, Feneryolu Tıp Merkezi ve Etiler Tıp Merkezi'ne ait geçici olarak düzenlenen geçici ruhsatlar iptal edilerek davacı Üniversiteye bildirimde bulunulduğu ve geçici olarak düzenlenen ruhsatların gönderilmesinin talep edildiği, bu arada davacı Üniversite bünyesinde 15/03/2018 tarihinde tıp fakültesi kurulduğu ve söz konusu merkezler ile laboratuvara ilişkin ruhsatların yeni isimleriyle birlikte düzenlenmesi talebiyle davalı idareye başvuru yapıldığı, 06/01/2021 tarihli başvuruda özetle, "ruhsatların iptaline yeni ruhsatların ise belirtildiği isimleriyle yeniden düzenlenmesi hususunda 21/08/2019 tarihli yazılarını sunduğu, bahsedilen hususlar dahilinde merkezlere ve laboratuvara ait yeni ruhsatların düzenlenmesi" talebinde bulunulduğu ve talebin zımnen reddedilmesi akabinde anılan başvuru ilgi ve konu edilerek yapılan 21/02/022 tarihli başvuruda ise özetle, "ilgide kayıtlı yazıya herhangi bir cevabın taraflarına iletilmediği, bahse konu yazı akıbetinin ne aşamada olduğu ve ilgide kayıtlı yazımıza bakanlığınız nezdinde olumlu yahut olumsuz herhangi bir cevap verilene kadar geçici ruhsatların devamı" talebinde bulunulduğu ve bu talebin de zımnen reddedilmesi üzerine anılan zımni ret işlemlerinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bölge İdare Mahkemesince hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, "3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlama, teknik düzenleme yapma, standartları belirleme ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırma, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırma, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin verme ve ruhsatlandırma, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek görev ve yetkisinin davalı idareye tanındığı, öte yandan; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde, uygulama ve araştırma merkezi, yükseköğretim kurumlarında eğitim öğretimin desteklenmesi amacıyla çeşitli alanların uygulama ihtiyacı ve bazı meslek dallarının hazırlık ve destek faaliyetleri için eğitim-öğretim, uygulama ve araştırmaların sürdürüldüğü bir yükseköğretim kurumu olarak tanımlandığı; buna göre, ilgili alanda eğitim öğretim verilmeyen üniversitelerde, o alana ilişkin uygulama ve araştırma merkezlerinin kurulmasının söz konusu olmadığı; dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak, 1219 sayılı Kanun uyarınca, tıp lisans ve lisansüstü eğitimi verilmeyen bir üniversitede tıbbın ilişkili olduğu dallarda sağlık hizmeti sunumu yapılan sağlık uygulama ve araştırma merkezi açılmasının ise mümkün olmadığının görüldüğü, bakılan davada; davacı üniversite bünyesinde 15/03/2018 tarih ve 30361 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2018/11352 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile tıp fakültesinin kurulduğu ve daha önce üniversite bünyesinde faaliyet gösteren Nöropsikiyatri Sağlık ve Uygulama Merkezi (NPSUAM) ve bu merkeze bağlı Altunizade, Çarşı, Etiler, Feneryolu ve Merkez Poliklinikleri'nde verilen sağlık hizmetlerinin tıp fakültesi bünyesinde yürütüldüğü, bu itibarla ruhsat almak için gerekli koşulları sağlayan davacı üniversite tarafından bünyesindeki Feneryolu ve Etiler tıp merkezleri ile Tıbbi Biyokimya Laboratuvarı'na yeni ruhsat düzenlenmesi istemiyle 06/01/2021 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle anılan işlemin iptaline karar verilmiştir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 3. maddesine, 16/10/2020 tarih ve 7254 sayılı Kanunla eklenen (e) bendi ile vakıf üniversitelerine ait tıp fakültelerinin, açılmış olan tıp programına öğrenci alabilmeleri için kendilerine ait bir hastanelerinin bulunması zorunlu hale getirilmiştir. Ayrıca, aynı Kanunla 2547 sayılı Kanun’a eklenen geçici 82. maddede, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bünyesinde tıp fakültesi olan ve kendisine ait hastanesi bulunmayan vakıf yükseköğretim kurumlarının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde ek 3 üncü maddede belirtilen şartları taşıyan hastaneye ait ön izin belgesini veya aynı şartları haiz mevcut bir hastaneyi devralacağına dair belgeyi Yükseköğretim Kuruluna teslim etmesi zorunludur. Bu süre içerisinde söz konusu belgeleri teslim etmeyen vakıf yükseköğretim kurumları uyarılır. Bu sürenin bitiminden itibaren bir yıl içerisinde söz konusu belgeleri sunamayan vakıf yükseköğretim kurumlarının tıp fakültelerine öğrenci verilmez. Üç yıllık sürenin bitiminden itibaren iki yıl içerisinde mülkiyeti kendisine ait veya Hazineye ait olup bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce vakıf yükseköğretim kurumuna irtifak hakkı tesis edilmiş olan taşınmazlar üzerinde bulunan, işletme hakkı ve ruhsatı kendisine ait olan ve ek 3 üncü maddede belirtilen şartları taşıyan hastaneye ilişkin belgeleri Yükseköğretim Kuruluna teslim etmeyen vakıf yükseköğretim kurumlarının tıp fakülteleri kapatılır…” düzenlemesinin ve Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin ek 8. maddesinde "...Tıp ve diş hekimliğinde lisans eğitimi, tıp, diş hekimliği ve eczacılıkta uzmanlık eğitimi ile araştırma faaliyetleri için yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunan özel hastaneler; tıp ve/veya diş hekimliği fakültesi bulunan ancak hastanesi bulunmayan veya hastanesinde yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunmayan vakıf üniversiteleri ile bütçeleri ayrı olmak şartıyla işbirliği yapabilir..." düzenlemesinin yer aldığı görülmektedir. Davacı üniversite bünyesinde 15/03/2018 tarih ve 30361 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2018/11352 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kurulmuş bir tıp fakültesi bulunmakta olup, bu tıp fakültesi ... Hastanesi ve ... Hastanesi ile işbirliği kapsamında tıp eğitimini devam ettirmektedir. Davacı üniversitenin dava konusu uyuşmazlığa esas başvurusu, 2547 sayılı Kanun’un geçici 82. maddesi kapsamında bir hastane açma başvurusu olmamakla birlikte, davacı üniversite gibi geçici 82. maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bünyesinde tıp fakültesi olan ve kendisine ait hastanesi olmayan vakıf yüksek öğretim kurumlarının anılan madde kapsamındaki hastane açma taleplerinin değerlendirilmesi aşamasında Sağlık Bakanlığına verilmiş olan planlama yetkisinin, bir özel hastane açılışı gibi değerlendirilmek suretiyle kullanılması, mevzuatına uygun olarak açılmış ve üniversite bünyesinde eğitim veren bir tıp fakültesinin kapatılması sonucunu doğuracağından, bu talepler değerlendirilirken bu yüksek öğretim kurumlarında devam eden tıp eğitiminin de göz önünde bulundurulması ve burada yarışan yararlar arasında bir dengenin kurulması gerekmektedir. Nitekim, benzer şekilde 2547 sayılı Kanun'un geçici 82. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihte bünyesinde tıp fakültesi olan ve kendisine ait hastanesi bulunmayan vakıf yüksek öğretim kurumunca, anılan geçici 82. madde kapsamında hastane açma istemiyle Sağlık Bakanlığına yapılan başvurunun, planlama ilke ve kriterleri çerçevesinde değerlendirilmesi suretiyle reddine dair Sağlık Bakanlığı işleminin iptali istemiyle açılan davada, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, " davalı idarenin sağlık hizmetleri konusunda kamu ve özel sektörü de kapsayacak şekilde geniş bir planlama yetkisi bulunduğunda tereddüt bulunmamakla birlikte, bu planlama yetkisinin, somut uyuşmazlık bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, zira, davacı üniversite bünyesinde dava konusu işlemin tesisinden önce kurulmuş ve 2015 yılında eğitime başlamış bir tıp fakültesinin mevcut olduğu ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 3. maddesine, 16/10/2020 tarihli ve 7254 sayılı Kanunla eklenen (e) bendi ile vakıf üniversitelerine ait tıp fakültelerinin kendilerine ait bir hastanelerinin bulunmasının zorunlu hale getirildiği, ayrıca, aynı Kanunla 2547 sayılı Kanun’a eklenen geçici 82. maddede yer alan düzenleme ile 7254 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi itibarıyla bünyesinde tıp fakültesi olan ve kendisine ait hastanesi bulunmayan vakıf yükseköğretim kurumlarının en geç üç yıl içinde bu şartı sağlayamamaları halinde kapatılmalarını öngören bir geçiş süreci öngörüldüğü, üniversiteye tıp fakültesi açma izni verildiği ve ilgili mevzuatında öngörülen koşullar yerine getirilmek suretiyle bu fakülte eğitime başladığından, bunun tıp eğitimi alanında mevcut olan bir ihtiyaca binaen olduğunun ve bu tıp fakültesinin mümkün olduğunca açık tutulmasında kamu yararı bulunduğunun kabulü gerekeceği, diğer taraftan, Sağlık Bakanlığının sağlık hizmetleri alanındaki planlama yetkisinin de kamu yararını gerçekleştirmek için tanındığının açık olduğu, yarışan bu iki kamu yararından birini diğerine tercih etmek yerine belli bir noktada bağdaştırmanın kamu yararına ve hakkaniyete en uygun çözüm olacağı, Kanunda ikinci bir seçenek olarak yer alan mevcut bir özel hastanenin devralınması seçeneğinin, kanunen zorunlu olmaması ve davacı üniversitenin tek yanlı iradesiyle gerçekleştirmesi mümkün olmayan bir seçenek olduğu dikkate alındığında bu hususun dava konusu işleme gerekçe teşkil etmesinin mümkün olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen 29/12/2022 tarih ve E.2022/279, K.2022/3045 sayılı karar, Dairemizin 02/11/2023 tarih ve E.2023/1168, K.2023/6408 sayılı kararıyla onanmıştır. Dava konusu uyuşmazlıktaki durumun yukarıda izah edildiği şekliyle bir uyuşmazlık olmadığı açık olup, davacı üniversiteye ait tıp fakültesinin tıp eğitimini mevzuatın tanıdığı hak doğrultusunda işbirliği kapsamında ... Hastanesi ve ... Hastanesinde yürüttüğü, Üsküdar Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi adı altında uygulama ve araştırma merkezini kurduğu, bu çerçevede de bünyesinde bulunan Feneryolu ve Etiler Tıp Merkezleri ile Tıbbi Biyokimya Laboratuvarına yeni ruhsat düzenlenmesini istediği, bunun yukarıda yer verilen geçici 82. madde hükmü kapsamında üniversite hastanesi kurulabilmesi için gerekli hastane ruhsatının verilmesi istemi olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla buradaki talebin yine yukarıda izah edildiği şekliyle tıp eğitiminin sürdürülebilmesine ilişkin bir talep olmadığı, her ne kadar tıp eğitiminin bir parçası olarak görülse de sağlık hizmetinin yürütümüne ilişkin olduğu ve sağlık hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde sunulması ve bu hizmetler sunulurken kaynak israfına sebep olunmaması amacıyla Sağlık Bakanlığının bu alandaki planlama yetkisi çerçevesinde bir değerlendirme yaparak izin verip vermeme konusunda karar vermesi gerektiği anlaşıldığından, bu bağlamda davalı idarece planlama yetkisi çerçevesinde bir değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken, planlama ilke ve kriterleri çerçevesinde herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın talebin zımnen reddi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna varıldığından anılan işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.