12. Ceza Dairesi 2023/2810 E. , 2024/6862 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/334 E. 2016/193 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükmün; sanıklar ..., ...,... ve ... müdafii, sanık ... ile sanık ... müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, g…
**12. Ceza Dairesi 2023/2810 E. , 2024/6862 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/334 E. 2016/193 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükmün; sanıklar ..., ...,... ve ... müdafii, sanık ... ile sanık ... müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece taksirle öldürme suçundan sanıklar ... ve ... yönünden 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden ise 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanıklar ..., ...,... ve ... müdafinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, kusur durumunun hatalı olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. B.Sanık ...'nın temyiz sebepleri;kusur durumunun hatalı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. C.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 19.02.2010 günü saat 16.00 sıralarında Bursa İli, Osmangazi İlçesi Doğanbey Mahallesi'ndeki TOKİ tarafından yaptırılan Kentsel Dönüşüm Projesi'ndeki inşaatın B4 bloğunun 14.katında tünel kalıp çalışması öncesi kuyu tabi edilen iskeleyi asansör boşluğuna monte etmeye çalışan işçi ...'ın, iskelenin duvarlara monte edildiği yerden kayarak 54 metre yükseklikten düşmesi neticesinde öldüğü, ...'ın Elbistan - Elta inşaat firmasında tünel kalıp işçisi olarak çalıştığı, .... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin, .... San. Ve Tic. A.Ş.'nin taşeron firması olduğu, TOKİ tarafından yaptırılan Kentsel Dönüşüm Projesi'nde .... San. Ve Tic. A.Ş.'nin de yüklenici firma olduğu, sanıklardan ...'ın ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin inşaattan sorumlu ve yetkili müdürü olduğu, ...'nın yüklenici firma olan .... San. Ve Tic. A.Ş.'de şantiye şefi olarak çalıştığı, ... Malz. San. Ve Tic. A.Ş.'de proje koordinatörü ve saha mühendisi olarak çalıştığı, ...'in .... San. Ve Tic. A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı olduğu, ... ile ...'ın ise ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi oldukları olayda, Hükme esas alınan İş Güvenliği Uzmanı, Makine Mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 22.04.2013 tarihli raporda; asıl işveren ... San ve Tic. A.Ş.nin temsil ve ilzama yetkili olmaları sebebiyle yönetim kurulu başkanı ..., yönetim kurulu başkan yardımcısı ... ve yönetim kurulu üyesi ... 'in; ölen işçinin iş güvenliğini kendi dikkat, tecrübe ve görgüsüne bırakmaları, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için yeterli her türlü önlemin alınmasını sağlamamaları, araç ve gereçleri noksansız olarak bulundurmamaları, işlerin güvenli bir şekilde yapılmasını sağlamak üzere gerekli organizasyonları yapmamaları, işlerin yürütülmesi sırasında gerekli ve yeterli düzeyde uygulama ve koordinasyonu sağlamamaları, iş disiplini ve iş güvenliği bilincini sağlamamaları sebebiyle asli kusurlu, olay yeri inşaatın taşeronu alt işveren .... San ve Tic. Ltd. Şti. Temsil ve ilzama yetkisi sanık ...'ın; ...'in iş güvenliğini kendi dikkat, tecrübe ve görgüsüne bırakması, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli ve yeterli her türlü önlemi almaması, araç ve gereçleri noksansız olarak bulundurmaması, ölen işçinin kişisel koruyucu donanımların kullanmasının sağlamaması, işlerin güvenli bir şekilde yapılmasını sağlamak üzere gerekli organizasyonları yapmaması, işlerin yürütülmesi sırasında gerekli ve yeterli düzeyde uygulama ve koordinasyon sağlanmaması, ölen işçinin yapmış olduğu işle ilgili gerekli ve yukarıda belirtilen yasaların emrettiği güvenlik tedbirlerin alınmasını sağlamaması, iş disiplini ve iş güvenliği bilincini sağlamaması sebebiyle asli kusurlu, sanık ...'ın dosya içerisinde bulunan iş veren ... San ve Tic. A.Ş. Ne ait teşkilat şemasında proje koordinatörü olduğu, ancak TOKİ Başkanlığının 19.12.2011 tarih ve 41306 sayılı yazısında saha mühendisi olarak görevli olduğu belirtildiği, dolayısıyla sanığın resmi görevi saha mühendisliği olduğu, saha mühendisi olarak meydana gelen olayda herhangi bir sorumluluğunun bulunmaması sebebiyle kusursuz olduğu, ancak savcılık soruşturması aşamasında alınan 08.03.2010 tarihli bilirkişi raporunun tespit edilen hususlar başlıklı bölümünde, ilgili sözleşmenin 24, maddesinde yüklenici firmanın teknik personel bulundurma yükümlüğünün yer aldığı, anılan inşaatın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişlerince muhtelif tarihlerde iş sağlığı ve güvenliği yönünden denetlenmesi esnasında sağlık ve güvenlik koordinatörü olarak atanan şahıs ... olarak beyan edildiği dolayısıyla sanığın aynı zamanda sağlık ve güvenlik koordinatörü olduğu tespit edildiği, sanık ... sağlık ve güvenlik koordinatörü olması dolayısıyla olay yeri inşaata güvenli bir çalışmanın yapılmasını sağlamak üzere gerekli kontrollerin yapılmasını koordine etmemesi asıl iş veren ile alt işverenin çalışanların iş sağlığı ve iş güvenliklerine yönelik çalışmaların koordine etmemesi sebebiyle tali kusurlu olduğu, inşaatın şantiye şefi ... sorumluluğunda bulunan inşaatların projeye uygun olarak inşa edilmesi yanı sıra çalışanların güvenli olarak çalışmalarından sorumlu olduğu, bu bağlamda, yüksekte yapılan ve hayati önem taşıyan alışmalara nezaret etmemesi ve nezaret edilmesini sağlamaması, çalışanların özellikle emniyet kemerlerini kullanmaları durumunda gerekli ikaz ve uyarılarda bulunmaması, çalışanların güvenliksiz çalışmalarına göz yumması iş güvenliğinin yetersizlikleri durumunu sağlık ve güvenlik koordinatörü ile asıl işveren ve alt işverene sorumluluklarını bildirmemesi sebebiyle tali kusurlu, ölen ...'ın ise inşaatta tünel kalıp ustası olarak çalıştığı, ölenin tecrübeli ve bilgi birikimli olduğu, ölenin almış olduğu iş sağlığı ve iş güvenliği eğitimlerinin gereklerini yerine getirmemesi çalışan olarak dikkatli ve tedbirli olmaması, genel kurallara uygun hareket etmemesi, kendi sağlığı ve güvenliği için her türlü şartlara rağmen alabileceği tedbirleri almaması ve ihmalkar davranması ,güvenli çalışmaması, emniyet kemerini kullanmaması sebebiyle tali kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece kusurlu kabul edilen sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A.Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas nolu kararı gereğince; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'in 04.10.2020 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında; sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1.maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; 1412 sayılı CMUK'un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, B.Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas nolu kararı gereğince; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'ın 25.10.2016 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında; sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1.maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; 1412 sayılı CMUK'un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, C.Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, D.Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, E.Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, F.Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yukarıda izah edildiği şekilde gerçekleşen olayda, sanık ...'in yüklenici firma olan ... San ve Tic. A.Ş.nin yönetim kurulu başkanı olduğu, kazanın meydana geldiği şantiye sahasında dosya içerisinde bulunan organizasyon şemasına göre ehil ve yetkili kişileri tayin ettiği anlaşılmakla, kazanın meydana gelmesinde kusur ve sorumluluğu bulunmayan sanık ...'in beraatine karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.